Burası aslında yaşamın olmadığı bir ada... Kıyısı kayalar, üst bölgeleri ağaçlarla kaplı... Kuş çeşitliliği muazzam. Onlarca koruma altındaki türe ev sahipliği yapıyor ama özellikle de flamingolara...
Karaya 15 kilometre uzaklıkta, 5 kilometre karelik bir yüzölçümü var; kabaca 700 futbol sahası yani. Güneydoğu Avrupa'da tam da Adriyatik Denizi'ne açılan bir noktada yer alıyor. Dolayısıyla aslında stratejik bir nokta. Tarih boyunca da büyük imparatorlukların hep önem verdiği bir adaydı. Osmanlı döneminde askeri bir üs idi mesela... Uzun yıllar korsanların gizli bahçesi olmuştu. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise Sovyetlerin Balkanlar- Akdeniz-Adriyatik-İyon Denizi denkleminde önemli bir savaş karargahına dönüştü. 1990'lardan bu yana da yaşamın olmadığı hatta mayınlarla dolu olduğu için kimsenin çok merak etmediği bir adaydı...

IVANKA HAYRAN KALDI, ORTALIK KARIŞTI
Arnavutluk'taki Sazan Adası'ndan bahsediyoruz. Yaklaşık 3 milyon nüfuslu Arnavutluk'u dünya siyasetinin gündemine taşıyan adadan yani. Her şey Ivanka Trump'ın bir podcast yayınına katılmasıyla başladı. Haziran ayının başıydı. ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka Trump, yayında nelerle uğraştığını anlatıyordu. Babasının Beyaz Saray'daki ilk döneminde aktif siyasetin içindeydi. Ancak Trump, 2024'te koltuğuna geri dönünce kızı Ivanka bu kez kameraların arkasında kaldı. Yerine eşi yani Trump'ın damadı Jared Kushner geçti.
KUSHNER'İN OLMADIĞI MASA YOK
İsrail asıllı bir Yahudi olan Kushner bir anda Rusya-Ukrayna barış görüşmelerinden İran müzakerelerine kadar her masada karşımıza çıkar oldu. İşte Ivanka Trump da kendisinin nelerle uğraştığını anlatmak istemişti ve eşiyle birlikte bir arkadaşlarının yatı ile keşfettikleri 'cennet'ten bahsetti.
"Adaya yüzerek çıktık, yalın ayaktık yani. Bizi anında büyüledi" sözlerini Sazan Adası için sarf etmişti. Çok geçmeden yatırımcı olan eşi Jared Kushner ile birlikte bu adaya milyarlarca dolarlık tatil merkezi yapacakları ortaya çıktı. Kushner'in soykırım altındaki Gazze Şeridi ya da savaş suçu işlenen Batı Şeria'da da 'tatil köyü' projeleri olduğunu bilen Arnavutlar hemen duruma el attı. Üç haftayı aşkın süredir Arnavutluk'un başkenti Tiran'da "Ülkemiz satılık değil", "Kushner adası istemiyoruz", "İsrail'e hayır" ve "Emperyalistlere karşı buradayız" slogalarıyla gösteriler başladı...

HÜR TÜRLÜ OLİGARKLARA KARŞIYIZ
Ülkenin 476 kilometre uzunluğundaki kıyı şeridinin 4 milyar dolar değerindeki bir tartışmanın tam ortasına girmesinin arkasında Arnavutluk halkının oligarklara olan tarihi öfkesi de saklı. Ülkedeki 'zengin ailelere' pek tahammül edildiği söylenemez. Kushner'e biraz da bu gözle bakıyor. Tabii İsrail kökeni ve bağlantıları da devreye girince öfke tavan yaptı. Halk günlerdir "Arnavutluk Satılık Değildir" yazılı pankartlarıyla İskender Bey Meydanı'ndan Başbakanlık ofisine yürüyor.
Ivanka Trump'ın anlattıklarından sonra göstericiler adaya da gitti. 2024 yılındaki yasal düzenlemelerle adanın koruma altındaki askeri statüsü kaldırılarak turizm yatırımlarına açılmıştı. Bu hamlenin hemen ardından sahneye çıkan Trump'ın damadı, Affinity Partners CEO'su Jared Kushner'in Avlonya tatil kenti ve çevresini kapsayan devasa bir lüks konut projesinin kazılarının başladığı görüldü. 81 yaşındaki Kostak Konomi isimli mağdur, kendi arazisine gitmek istediğinde dikenli teller ve güvenlik görevlileriyle karşılaştı. Arazi artık Kushner'in projesine dahil edilmişti. Sahibi olduğu araziye girişi engellenen Konomi, daha önce komünist rejim döneminde elinden alınan toprağını şimdi de özel yatırımlara karşı korumaya çalışıyor.
Konomi durumu şu sözlerle özetliyor: "Özgürlüğümü aldılar. Geçim kaynağımı aldılar. Toprağımı aldılar. Neden onu çocuklarıma miras olarak bırakamıyorum ki?"

DOĞA İÇİN FELAKET
İngiltere merkezli sivil toplum kuruluşu BirdLife International'e göre, protestoların merkezinde nesli tehlikede olan canlılar Dalmaçya leylekleri, Akdeniz foku, caretta carettalar ve flamingolar yer alırken protestolara katılan eylemciler başkent Tiran sokaklarında "Bu proje doğa için felaket olacak" sloganları atıyor. Çevre dostu oluşumlardan tepki yükselmeye devam ediyor. Hatta gösterilere bu nedenle "flamingo devrimi" deniliyor. Protestocular sembol olarak flamingo seçti. Nesli tehlikedeki bu kuş hem bölgenin simgesi hem hükümetin umursamazlığının özeti. Şişme flamingo maketleriyle önce Zvernec'te toplananlar, günler içinde Tiran sokaklarına taştı. En az 40 çevreci grup Rama hükümetine mektup yazdı. İnşaatın durdurulması için başlatılan imza kampanyasında en az 60 bin imza atıldı.
TEL AVİV İLE YAKINLAŞMA: GİZLİ ANLAŞMALAR...
Kushner'in Sazan Adası'nı alması tesadüf değil. Arnavutluk, Avrupa Birliği'nin kapısında yıllardır bekleyen küçük bir ülke. Rama hükümeti bu çaresizliği bir strateji haline getirerek İsrail'le savunma anlaşmaları imzaladı. Birleşmiş Milletler'de Filistin meselesinde çekimser kaldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile kucaklaştı. Analistler buna 'vekaleten sömürgecilik' adını veriyor. Proje bu stratejinin somut karşılığı. Ada, İsrail'e verilen onayın bedeli. Başbakan Rama, Politico'ya konuştu ve "Jared olmasaydı kimsenin umurunda olmayacaktı" dedi.

PROJENİN SIRBİSTAN AYAĞI GÖSTERİLERLE DURDURULDU
Kushner'in yatırımcısı belli: Katarlı Al-Khayyat kardeşler... Bu isimler, Suriye'nin yeniden yapılanmasında aktif isimler olarak biliniyor. Affinity Partners'ın kuruluş amacı da zaten İsrail ve dünya arasında yatırım köprüsü kurmak. Yani bu proje tesadüf değil. Öte yandan, protestolar nedeniyle Sırbistan'ın başkenti Belgrad'daki şehir merkezi projesinden çekilmek zorunda kaldı.
KAPALI KAPILAR ARDINDA PAZARLIKLAR
Al Jazeera ve The Guardian gibi uluslararası medya kuruluşlarının aktardığı haberlere göre projenin arkasındaki diplomatik trafik oldukça derin. Ivanka, projenin resmiyet kazanmasından çok önce mimarlar ve yatırımcılarla birlikte Arnavutluk'u defalarca ziyaret ettiği, Başbakan Edi Rama ile doğrudan kapalı kapılar ardında görüştüğü biliniyor. Hatta 2024'teki resmi duyuruyla eş zamanlı olarak hükümete yakınlığıyla bilinen Atlantic Incubation Partners firması ortaklıkları, sürecin ne kadar organize yürütüldüğünü gözler önüne seriyor. Rama'nın ise "Ben burada olduğum sürece bu yatırım durmayacak" diyerek kararlılık mesajı verdiği iddia ediliyor.

YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİ VAR
Sazan Adası ile ilgili konuyu Sürdürülebilir Turizm Uzmanı ve Kar Amacı Gütmeyen Destinasyon Yönetim Örgütü'nün genel müdürü Eva Kushova ile konuştuk. Kushner projesinin aslında on yılı aşkın süredir hazırlanan koordineli bir el koyma planının son halkası olduğunu söyleyen Kushova,"Hükümet projenin doğaya etkileri hakkında bir değerlendirmede bulunmadı. Sivil toplum kuruluşlarına danışılmadı. Başbakan Rama 'Ortada henüz proje yok' demesine rağmen sahada iş makineleri çalışıyor. Yatırımın 10 bin kişilik iş vaadi sunduğu iddia ediliyor" diyen Kushova, "Arnavutluk'ta genel görüş, bu yatırımların arkasında yerli şirketlerin de olduğu yönünde. Yani işbirliği büyük" dedi.
PROJE NEREYİ ETKİLİYOR?
Yatırımcılar projeyi çevre dostu, doğayla barışık bir dönüşüm olarak pazarlasa da yerel çevre örgütleri son derece endişeli. Projenin etki alanı sadece Sazan Adası ile sınırlı değil. İşte etkilenen yerler:
AVLONYA: Ülkenin en büyük üçüncü turistik kenti.
ZVERNEC LAGÜNÜ: Mayıs ayında iş makineleri çalışmaya başladı. Bölge tel örgülerle kapatıldı.
NARTA LAGÜNÜ: 42 kilometrekarelik sulak alan. Flamingolar, Dalmaçya pelikanı ve caretta carettaların yaşam alanı.
DHERMİ PLAJI: Halka açık alanlarıyla tercih ediliyor.
HİMARA: Kasabada halk balıkçılıkla geçiniyor. Proje gelir kaynaklarını yok edecek.
BORSH PLAJI: Ülkenin en uzun plajı.
SARANDA KOYU: Yunanistan sınırında projeden etkilenen koy.