15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. 45 yıl boyunca FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in en yakınındaki isimlerden biri olan, örgütün iç yapısını ve karanlık yüzünü anlattığı Şeytanın Gülen Yüzü kitabının yazarı Latif Erdoğan, FETÖ'nün bugün geldiği noktayı Sabah Pazar'a değerlendirdi. Devletin kararlı mücadelesiyle örgütün Türkiye'deki omurgasının kırıldığını ancak tehdidin tamamen ortadan kalkmadığını belirten Erdoğan, FETÖ'nün artık eski gücünden uzak olduğunu söyledi. Örgütün liderini kaybetmesiyle birlikte çözülme sürecine girdiğini ifade eden Erdoğan, "15 Temmuz öncesinin güçlü aslanı, bugün dişleri, pençeleri sökülmüş bir sirk aslanına dönüştü" dedi. FETÖ'nün yurt dışında farklı güç odaklarının desteğiyle varlığını sürdürmeye çalıştığını dile getiren Erdoğan, örgütün yöntem değiştirse de hedeflerinden vazgeçmediğini belirterek, "Yörünge kayboldu, elemanlar sağa sola savruldu" sözleriyle örgüt içindeki dağılmayı anlattı. FETÖ'nün takiyeci bir yapılanma olduğunu kaydeden Erdoğan, kendilerini çok iyi gizledikleri için kamufle olabildiklerine dikkat çekti. Renklendirilmiş FETÖ tehlikesine vurgu yaptı. Örgütün içerde gizlendiğini, dış ülkelerden aldığı destekle de ayakta kaldığını söyledi.
Milli iradenin ayaklar altına alınmaya çalışıldığı FETÖ'cü 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmek üzere. Devletin kılcal damarlarına sızmak için olağanüstü bir takiyye geliştiren FETÖ'yü yakından tanıyan isimlerden biri hiç şüphesiz Latif Erdoğan... SABAH Pazar ekibi Latif Erdoğan ile FETÖ'nün dünü, bugünü ve yarınına dair kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdi. Fetullah Gülen'in 45 yıl boyunca en yakınında bulunan ve daha sonra örgütün iç yüzünü kamuoyuna anlatan Şeytanın Gülen Yüzü kitabını kaleme alan Erdoğan, yaptığı açıklamalarda FETÖ'nün ağır darbe aldığını ancak tamamen yok sayılmaması gerektiğini söyledi. Örgtün kendini çok iyi kamufle ettiğini dile getiren Latif Erdoğan, hain yapının dış ülkelerden aldığı destekle ayakta kaldığına işaret etti. İşte Latif Erdoğan ile yaptığımız röportajımız...
- 15 Temmuz'un üzerinden 10 yıl geçti. Bugün geldiğimiz noktada FETÖ'yü nasıl tanımlıyorsunuz? Örgüt gerçekten çözülme sürecinde mi, yoksa sadece yöntem mi değiştirdi?
- Teşbihte hata olmaz, kendi açılarından bir değerlendirme yapacak olursak, 15 Temmuz öncesi FETÖ, ormanlar kralı, güçlü, kuvvetli, genç, dinamik bir aslana benzetilirse, 15 Temmuz sonrasında dişleri, pençeleri sökülmüş, yeleleri tıraş edilmiş bir sirk aslanına dönmüştür. Güçten kuvvetten düşmüş, yaşlanmış, ayakları kendisini taşıyamaz hale gelmiştir. Doğrudur, görüntüde o da bir aslandır. Fakat artık sahibinin elinde oyuncak, maymundan farksız bir aslandır. Yediği kamçılarla ne yapacağı, nasıl hareket edeceği belirlenen zavallı bir sirk hayvanıdır.

FETÖ PEK ÇOK TARİKATI KUŞATTI
- Türkiye'deki yapılanması büyük ölçüde tasfiye edildi. Sizce örgütün bugün en büyük gücü hangi ülkelerdeki yapılanmasından geliyor?
- FETÖ hiyerarşik yapıya sahip kaotik bir yapılanmadır. Şematik bir yapı değildir. Başta görünenler de dahil FETÖ elebaşından başka bu yapılanmayı bütünüyle bilen bir ikinci kişi yoktur. Bilenler sadece kendi payına düşen parçayı bilmektedir. Onun için de FETÖ'nün bütünüyle tasfiye edilip edilmediğini bilmemiz mümkün değildir. Ülke içinde çok büyük darbe yediklerinde şüphe olmamakla beraber, yurt dışı faaliyetlerinde aynı şeyi söylemek zordur. Mevcut hükümetimizin, onların bulundukları ülkelerle siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkileri FETÖ'nün o ülkedeki konumunu ve durumunu belirleyen en önemli faktördür. Bir de işin başından beri bu örgüte yatırım yapan Amerika, İsrail gibi ülkeler var ki, onlar kendilerine ait böylesi bir projeyi elbette bir çırpıda alıp atacak değillerdir. Kullanabildikleri ölçüde kullanacaklar, kullanmaları imkansız hale geldiği zaman da ya başkalarına devredecekler ya da tasfiye yoluna gideceklerdir.
- FETÖ'nün en belirgin özelliklerinden biri takiye ve gizlilikti. Bugün bu yöntemleri nasıl uyguluyorlar? Yeni dönemde hangi taktikleri benimsediler?
- FETÖ'nün kullandığı en önemli taktiğin takiye olduğu asla unutulmamalıdır. Şimdilerde bu takiyenin merkez üsleri tekkeler, zaviyeler, hayır kuruluşları ve devletle problemi olmayan dini cemaatlerdir. Hatta devlete en yakın olanlar tercih sebebidir. Burada isim vermeyi uygun bulmuyorum, ama pek çok tarikat FETÖ tarafından kuşatılmış bulunuyor. Gayeleri elbette o tarikatın manevi yanından istifade etmek değildir; birincisi varlıklarını oralarda sürdürmek. İkincisi, o tarikatları da devlet karşıtı konuma çekmek, üçüncüsü, oraları örgüt adına yaptıkları görüşmelerin adresi haline getirmektir. Aynı taktiğin yurt dışındaki tekke, zaviye ve dergahlarda uygulandığında da şüphe yoktur. FETÖ kimliği ile artık bir işe yaramayacaklarını elbette onlar da bilmektedir.

SAĞA SOLA SAVRULDULAR
- Örgüt içinde ciddi çözülmeler yaşandığı konuşuluyor. Lider kadro ile taban arasında nasıl bir ilişki var?
- FETÖ lider merkezli bir yapılanma idi. Hedefte de FETÖ elebaşının dünya halifesi olması vardı. Örgüt bu hedefe kilitlenmişti ve hiç kimsenin bu sonuçtan zerre kadar şüphesi yoktu. Onun ölümüyle birlikte bu kilitlenmeler hüsranla çözüldü. Her ne kadar Peygamber Efendimizin vefatını örnekleyerek örgüt elemanlarını teskine ve yaşadıkları büyük travmadan kurtarmaya çalışsalar da bunda başarılı olamadılar. Verilen ileriye dönük bütün vaatler FETÖ elebaşı yörüngeli olduğundan yörünge kayboldu, elemanlar sağa sola savruldu. Şimdilerde FETÖ elebaşının bütün misyonunu bir heyetle temsil etme noktasında hareket ediliyor. Bu atraksiyon kısa sürede bir toparlayıcılık işlevi görse de uzun vadede hırs ve ihtirasların devreye girmesiyle çöker, sadece sembolik bir hal alır.
FETÖ ARTIK İNGİLTERE'NİN İŞİNE YARIYOR
- Örgütün yurt dışında ayakta kalmasını sağlayan temel unsurlar neler? Finans kaynakları, eğitim kurumları, ticari ağlar ve lobi faaliyetleri hâlâ ne ölçüde etkili?
- 15 Temmuz sonrası yedikleri darbe sebebiyle yurt içindeki finans kaynakları büyük ölçüde zaafa uğramış olsa da tamamen tükenmiş değildir. Çünkü hâlâ FETÖ'yü bir dava olarak gören ekonomik durumları iyi kişiler vardır ve bunlar eskiden açıktan yaptıkları desteği artık kapalı yapmaktadır. Diğer taraftan eskiden beri beslendikleri dış mihraklar da yaptıkları mali desteği kesmiş değillerdir. FETÖ'nün kriminal yanı hemen hemen bitmiş halde. Bu yönüyle de artık Amerika'nın işine gelecek yanları yok denecek kadar azalmış durumda. Benim şahsi görüşüm örgütün bundan böyle İngiltere'nin daha çok işine geleceği yönünde. İngilizce eğitim veren, bütün dünyaya yayılmış FETÖ'nün eğitim kurumları böylece İngiltere'nin inisiyatifine hizmet etmiş olur. Zaten bu eğitim kurumlarında CIA ve MOSSAD ajanları öğretmen ve akademisyen kılıfında faaliyet gösteriyorlardı. Biraz da aralarına MI6 elemanları dahil etmelerinde kendilerince bir mahzur göreceklerini sanmıyorum.
TEKNOLOJİYİ YAKINDAN İZLİYORLAR
- FETÖ'nün özellikle gençleri ve yeni insan kaynağını devşirmek için kullandığı yöntemlerde son 10 yılda nasıl bir değişim yaşandı? Dijital platformlar bu süreçte nasıl kullanılıyor?
- FETÖ elebaşı, kendisi teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiği gibi -özellikle istihbarat alanında- takipçilerine de daima bunu telkin etmiştir. Bu açıdan da mevcut teknolojik imkanların bütününü kullanmada FETÖ elemanları asla gevşeklik göstermeyecektir. Siber saldırıda Türkiye aleyhine olabilecek her türlü faaliyetin içinde bulunacaklarından ben asla kuşku duymuyorum. Sanırım devlet birimlerimiz de bu tür tehlikeleri önlemede gerekli tedbirleri almıştır.

MANKURT YAPILI AHMAKLARLA YOLA DEVAM EDİYORLAR
- Sizce FETÖ'nün en büyük stratejik hedefi bugün nedir? Türkiye'ye yeniden sızmak mı, uluslararası alanda varlığını korumak mı, yoksa farklı bir yapılanmaya dönüşmek mi?
- FETÖ'nün yapılanmasında radikal değişiklikler yapılabileceğine ihtimal vermiyorum. Konumlara ait isimlendirmeler değişse de (örneğin, önceleri imam denen kişilere sonraları hadim denildi, şimdi bu konuma başka isim verilmiştir, bir müddet sonra o da değiştirilir başka isim verilir) fakat müsemma yani isimlendirilen değişmez. Yöntem değişikliğinde de önemli kırılmalar yaşanmaz. Çünkü mevcut düzen kaldırılırsa yerine ikame edebilecekleri yeni bir düzen yoktur. O istidattaki yenilikçi kişiler çoktan elimine edilmiştir. FETÖ elebaşı sadakatten başka her türlü değer ölçüsünü silip atmış ve yanında ancak mankurt yapılı sadık ahmaklara yer vermiştir. Onlardan da yeni bir yapılanma devşirmenin imkanı yoktur. Halbuki hiçbir sosyal hareket statik olarak sürdürülemez, daima yenilenerek dinamik kalmak zorundadır.
'BİR GÜN LAZIM OLUR' DİYE POZİSYON ALAN ÜLKELER VAR
- FETÖ ile mücadelede bundan sonraki en kritik aşama sizce ne olmalı? Devletin ve toplumun hangi alanlarda daha dikkatli olması gerekiyor?
- FETÖ sonunda dağılmaya, bölünmeye mahkumdur. FETÖ elebaşının ölümü zaten hayali bir varsayım olan merkezkaç gücün yok olması demektir. Yani örgüt, dünyanın neresinde faaliyet gösterirse göstersin kendisini merkeze bağlayan psikolojik gücü kaybetmiştir. Bu da örgüt elemanlarında aidiyet zaafı doğuracaktır. Aidiyet zaafa uğradığında örgüt bireylerini birbirine bağlayan tutkal gücünü kaybetmiş olur. Tutkal gücünü kaybedince de yapışkan yapı birbirinden ayrılır. Her ülke kendi siyasi ve ekonomik çıkarlarını önceler. Her dost ülkenin bir gün düşman olabileceği ihtimalini devletler daima göz önünde bulundurmak zorundadır. Bu sebeple de dost ülkeler bile bir gün lazım olabilir düşüncesiyle FETÖ'yü içlerinde barındırabilirler. Zaten hasım ülkelerin tavrının hep böyle olduğunu ve böyle kalacağını önceden bilmek malumu ilamdır, kehanet değildir. O açıdan da biz içte güçlü olursak hasımlarımızın veya diğerlerinin FETÖ'yü barındırmaları bizi çok etkilemez. Allah korusun iç dinamiklerimiz zaafa uğrarsa işte o zaman FETÖ yeniden büyük tehlike olabilir.