Türk Milli Takımı kampındayız. Futbolcuların ortak dertlerinden biri bilet... Maç yaklaştıkça telefonlar çalar; aileden, dostlardan, yakın çevreden talepler gelir. Kimi beş bilet ister, kimi on... İlk milli maçına çıkacak olan İsmail Yüksek, asansörde karşılaştığı Zeki Çelik'e dert yanarak ailesi ve yakınları 20 bilet istediğin söyler. Gülerek yanıt veren Zeki Çelik ise, "Çok değil ki, ben 116 bilet talep ettim" der. Evet biz de İsmail Yüksek gibi şaşırdık. Zeki Çelik, dokuz erkek kardeşli bir ailenin en küçüğüdür çünkü... Ağabeyleri, onların eşleri, çocukları derken Çelik ailesini maça götürseniz küçük bir tribün grubu oluştururlar. Zaten milli maçlarda da Zeki topu ayağa aldığında tribünün bir kısmı hemen ayağa kalkıyor.
Onun hikayesini anlatmaya tam buradan başlamak gerekiyor. Çünkü bugün Juventus formasını giymeye hazırlanan 29 yaşındaki milli futbolcunun hayatında 'kalabalık aile' yalnızca hoş bir ayrıntı değil; çocukluğunun ve karakterinin önemli parçalarından biri.
Ailesi 1995 yılında Muş'tan Bursa'ya göç etti. Zeki, iki yıl sonra, 17 Şubat 1997'de Bursa'nın Yıldırım ilçesinde dünyaya geldi. Dokuz erkek çocuğun en küçüğü... Babası inşaat ustası, annesi ev hanımıydı. Ağabeylerinin hepsi futbola yetenekliydi ama hayat şartları onların profesyonel futbolun peşinden gitmesine izin vermemişti. Yıllar sonra Zeki, "Bana nasip oldu" diye anlatacaktı hikayesini.
Evin en küçüğü olması sebebiyle getir götür işleri çoğunlukla ona kalıyordu. Belki de sahadaki başarısını küçükken üşenmediği bu işlerine borçlu. Bu arada kardeşlerin akıbetini merak eden vardır. Dört tanesi tekstille uğraşmış, biri imam, ikisi pastaneci, bir kardeşi asker. Tabi Zeki'nin anne babasının torun sayısı çift haneleri çoktan aşmış.

FUTBOLDAN ÖNCE GÜREŞ VARDI
Bugün Serie A'da rakip kanat oyuncularıyla boğuşan Zeki'nin ilk sporu aslında futbol değildi. Okula devam ederken belediyenin kulübünde güreş yapıyordu. Güreş hocası antrenmanlarda çocuklara futbol da oynatıyordu.
O hocanın ellerinden öpmeli Zeki... Top ayağına geldiğinde kendisinde başka bir yetenek olduğunu fark etti. Tam o günlerde okuluna gelen futbol antrenörlerinin yönlendirmesiyle Yavuzselimspor'a gitti. Ailesi başlangıçta futbol oynamasını istemese de o ısrar etti. İlk futbol lisansı 12 Mayıs 2008'de aldı. Ardından Bursaspor onu keşfetti ve 2009'da Türk futbolunun fabrikalarından Vakıfköy Tesisleri'nin yolunu tuttu.
Burada Enes Ünal ve Ertuğrul Ersoy'la aynı altyapı takımında oynadı. Savunma yapmayı, hücuma çıkmayı, sahada doğru pozisyon almayı burada öğrendi. 2015'te profesyonel sözleşme imzaladı, ardından tecrübe kazanması için bugünkü adıyla Karacabey Belediyespor'a kiralandı. Çocukluk hayali Bursaspor A takımında Süper Lig'de oynamakken kader ona başka bir rota hazırlıyordu.
2016'da İstanbulspor'a geçti. Zeki Çelik'in kariyerindeki en güzel tesadüflerden biri de birkaç yıl sonra yaşandı.

BAŞKASINI İZLEMEYE GELMİŞLERDİ
Ümit Milli Takım, Belçika ile oynuyordu. Lille'in scoutları tribündeydi ancak izledikleri futbolcu Zeki değildi. Zeki maça sağ bek başladı. Türkiye'den bir oyuncu kırmızı kart görünce bu kez sol beke geçti. Bir maç içinde savunmanın iki tarafında da oynadı ve Fransız scoutların dikkatini çekti.
- Bu kim? dediler. Sonra takip başladı. İstanbulspor'un Fenerbahçe ile oynadığı Türkiye Kupası karşılaşmasına geldiler. Fakat Lille'in futbol aklı Luis Campos daha fazlasını görmek istiyordu. Zeki'yi farklı savunma düzenlerinde izlemek için İstanbulspor'un Adana'daki maçına kadar gitti, ardından da onu İstanbul'da görüşmeye çağırdı. Zeki o güne kadar Luis Campos'un kim olduğunu bilmiyordu. Görüşmeye gitmek bile istemedi. Araştırınca karşısındaki adamın Avrupa futbolundaki ağırlığını öğrendi ve fikrini değiştirdi. Campos ona Lille'in planını anlattı: Takım Ligue 1'de kalırsa onu transfer edecekti. Lille kümede kaldı; sözünü tuttu. 2018 yazında 21 yaşındaki Zeki Çelik, İstanbulspor'dan Fransa'ya gitti. Süper Lig görmeden Fransa 1. Ligi'ne... Üç büyüklerin ağzı bir karış açık kaldı: Kim bu Zeki Çelik?

HİKAYENİN EN ÇARPICI YANI
Zeki Çelik çocukken Juventus'u hedefleyerek yola çıkmamıştı. Lille'e gittikten sonra hedeflerinin büyüdüğünü söylüyor. Şimdi çocukluk hayalinin çok ötesinde. Scoutların başka bir futbolcuyu seyretmeye geldiği maçta tesadüfen keşfedilen Zeki'nin yeni durağı, hafta içi üç yıllık imza attığı Juventus...
2.LİG'DEN ŞAMPİYONLAR LİGİ'NE
Zeki Çelik'in Süper Lig'de oynamadan gittiği Avrupa'ya alışması uzun sürmedi. Lille'de sağ bek pozisyonunu aldı ve dört sezonda bütün kulvarlarda 143 maça çıktı. Bunların 118'i Ligue 1 karşılaşmasıydı. 8 gol attı; Şampiyonlar Ligi'nde 13, Avrupa Ligi'nde dört kez sahaya çıktı. Bursa'nın Yıldırım ilçesinde güreşle spora başlayan, birkaç yıl önce Türkiye'nin alt liglerinde oynayan Zeki, Yusuf Yazıcı ve Burak Yılmaz ile 2021 şampiyonluğunun mimarlarındandı.
ROMA'YA GİDEN YOL
Fransa dar gelmeye başlamıştı. 2022 yazında rota İtalya'ya çevrildi. Roma onu kadrosuna kattığında Zeki 25 yaşındaydı. Lille'den ayrılırken arkasında bir Fransa şampiyonluğu ve bir Fransa Süper Kupası bırakıyordu. Kimileri bu apoletlerle jübile yapsa, yıllarca hatıralarıyla torunlarının kafasını şişirdi: "Evlat biz Lille'de şampiyon olurken PSG'de Neymar, Mbappe!" Zeki, Roma ile birlikte futbolun başka bir okuluna girdi. Artık yalnızca çizgide gidip gelen bir sağ bek değil, farklı sistemlerde kullanılabilen bir savunmacıya dönüşüyordu.
ŞİMDİKİ DURAK JUVENTUS
Ve hikâyenin son durağı Torino... Juventus geçen hafta Zeki Çelik transferini resmen açıkladı. Milli futbolcu, siyah-beyazlılarla 30 Haziran 2029'a kadar sürecek üç yıllık sözleşmeye imza attı. Böylece Yavuzselimspor'da başlayan yolculuk; Vakıfköy, Karacabey, İstanbulspor, Lille ve Roma'nın ardından Avrupa futbolunun en büyük armalarından birine ulaştı.