Kamuoyunun hafızasını tamamen silmek sanıldığı kadar kolaydır değildir. İnsanlar unutmuş gibi yapar, önemsemiyormuş gibi yapar, ikna olmuş gibi yapar ama doğru zamanı bekler içten içe... Bu arada bu durum para kazanmanızı ya da güçlü olmanızı engellemez. Ta ki o beklenen zaman gelinceye kadar herkes içten içe düşüşünüzü, tepkisizce bekler... O nedenle küresel hafızayı düşündüğüm zaman Tom Cruise örneği gelir benim aklıma hemen. 600 milyon dolarlık bir serveti olan 64 yaşında olmasına rağmen 40'lı yaşlarındaki gibi görünmeyi başaran bir oyuncu. Ve son bir haftadır 20 yıllık dev bir aranın ardından GQ dergisinin kapağında yer alması ve verdiği röportaj konuşuluyor. Cruise'un çok da ortalarda görünmediği uzun bir sürenin ardından son bir-iki senedir böyle stratejik adımlar atmasının ardında tabii ki Oscar kazanma hayali büyük bir etkiye sahip. 20'li yaşlarından itibaren dünya çapında şöhrete sahip olan, kim ne derse desin iyi bir oyuncu olan Cruise tüm bu kariyere ve güce rağmen Oscar heykelciğini henüz evine götürebilmiş değil. The Digger yani Kazıcı isimli filmle Oscar'ını kazanmanın peşinde olan ünlü oyuncu, bu amaçla iddialı bir halkla ilişkiler çalışması yürütüyor. Filmde Cruise, saçları kırlaşmış, tepesi açılmış, göbekli ve kalın bir güney aksanıyla konuşan 'dünyanın en güçlü adamı' Digger Rockwell'i canlandırıyor. Şirketi trilyon dolarlık bir ekolojik felaketi tetikleyen ana karakter, neden olduğu felaket her şeyi yok etmeden önce insanlığın kurtarıcısı olduğunu kanıtlamak için çılgınca bir göreve atılıyor. Ve bu filmdeki performansıyla Oscar'ı evine götürmeyi hayal ediyor.

ELEŞTİRİ OKLARININ HEDEFİNDE
Verdiği röportaj kendisinin oyunculuğa bağlılığını, kariyerine yaptığı yatırımı, oyuncu olarak her zaman daha da gelişmeyi hayal etmesini anlatıyor. Anlatmak istedikleri de mesajı da çok net. Geçtiğimiz yıl 78'incisi düzenlenen Cannes Film Festivali'nde 1996'da başlayan meşhur aksiyon serisinin son halkası Görevimiz Tehlike-Son Hesaplaşma (Mission: Impossible – The Final Reckoning) filmini gösteren ve filmin sonunda 5 dakika ayakta alkışlanan oyuncu "Cannes'da olmak ve bu anları yaşamak. Çocukken, büyürken, böyle bir şeyin gerçekleşeceğini hayal bile edemezdim" dediğinde de amacı benzer. Özel hayatıyla, abartılı tavırlarıyla sürekli eleştiri oklarının hedefi olan oyuncu, hayatının bu döneminde ismini bir efsane haline getirmenin peşinde. Oysa onun scientology davası, eşleriyle yaşadığı tramvatik boşanma süreçleri, üvey çocuklarıyla ve Katie Holmes'ten olan kızıyla görüşmemesi ve hakkında ki efsaneler unutulacak gibi değil.

AŞK DEFTERİ KABARIK
Cruise, her zaman özel hayatıyla çok konuşulan bir isim oldu. Geçtiğimiz yıl oyuncu Ana de Armas'tan ayrılan ardından ismi Emilia Jones ile anılan Cruise, Katie Holmes ve Nicole Kidman gibi iki ünlü isimle yaptığı evliliklerle yıllarca gündemde kaldı. Ünlü oyuncunun başından üç evlilik geçmiş. 1987-1990 tarihleri arasında Mimi Rogers ile olanı ben hiç hatırlamıyorum. Ancak Nicole Kidman (1990-2001) ve Katie Holmes (2006-2012) ile yaptığı evlilikleri en azından evliliklerin sonlanmasının nasıl aylarca medyada yer aldığını hepimiz hatırlıyoruz.

HAKKINDA AZ BİLGİ VAR
Tahmin edeceğiniz üzere bu oyuncu hakkında biraz daha bilgi sahibi olmak istedim. Rain Man, A few Good Men, Interview with the Vampire, Vanilla Sky, Minority Report, The Last Samurai, Vanilla Sky gibi efsanevi filmlerini bir anda hatırladım sonra. Çok tartışılan scientology tarikatına mensup olan Cruise'un hayatını araştırmaya başladığınız zaman bu kadar ünlü olan birine göre o kadar az bilgi bulabiliyorsunuz ki inanılacak bir şey değil. 30 küsur yıldır şov dünyasının içinde olan, gözler önünde 3 evlilik yapan, filmleri gişe hasılatları kıran bir ünlü hakkında bu kadar az bilgiye ulaşmak hayatını aslına bakarsanız ne boyutta kapalı bir şekilde yaşadığının bir göstergesi.
HAYALİ RAHİP OLMAKTI
Öğretmen bir anne ve elektrik mühendisi bir babasının oğlu olan Cruise, ailesinin iş değişikliği yüzünden sürekli şehir değiştirmek durumunda kalmış. Çocukluğu boyunca farklı şehirlerde yaşayan Cruise, toplamda 11 farklı okulda eğitim almış. Gençliğinde rahip olmayı hedefleyen Tom Cruise, lise yıllarında oyunculuğa ilgi duyunca öğrenim gördüğü Glen Ridge Lisesinde tiyatroya adımını attı. New York'a yerleştikten sonra 1994'te pilotluk lisansı aldı. Sinemaya ilk adımını 1979 yılında Franco Zeffirelli'nin Sonsuz Aşk adlı filmiyle başlayan ünlü aktör ilk kez Altın Küre ödülüne aday gösterildiği filmi ise Risky Bussiness.