Artık memlekette duymayan kalmadı, albümler satmıyor. İnternet her türlü müziği çok hızlı ve bedava bulma imkânı sağladığından beri plak şirketlerinin kazançları inanılmaz oranda düştü. Albümlere (eski parayla) milyarlar harcamaktan vazgeçtiler. Müzisyenler ya kendi albümlerini kendileri finanse ediyor ya da oturup kara kara ne yapacaklarını düşünüyorlar. Aslında 'düşünüyorlardı' demek daha doğru olur zira son bir yıldır pop müzikte bu kara kara düşünmenin yerini 'yeni' bir yöntem aldı: Single çıkarmak. Şu sıralar radyoda duyduğunuz ya da klibini izlediğiniz pop şarkılarının çoğu sandığınızın aksine bir albümün içinde yer almıyor. Bunlar, müzik sektörünün çöküşü sebebiyle yeniden hatırlanan bir formatta, single olarak yani tek tek piyasaya sürülüyor. Aslında Amerika'yı yeniden keşfetmek gibi bir şey bu. Üstelik mecburiyetten. Plakların hüküm sürdüğü dönemi bir kenara bırakıp kaset ve CD'den söz edersek, single'lar özellikle Amerika ve Avrupa'da yıllardır çok geçerli bir satış yöntemi. Bir müzik mağazasına girdiğinizde single'lar için ayrılmış kocaman bölümler var. Oysa Türkiye'de single genelde, "Bu kadar parayı tek şarkı için mi vereceğim?" mantığıyla dışlanan bir format oldu. Ki bunun sebebi de az sayıda yayınlanan bu single'ların bir 'cinfikirlilikle' albüm fiyatına satılmış olmasıydı. Bir de albüm satışlarının gayet iyi gittiği yıllar düşünüldüğünde, paketin tamamını almak normal karşılanıyordu. Tek şarkı için bile o albümü alıyordunuz. Belki mızmızlanıyordunuz ama alternatifiniz de yoktu. Şimdi devir değişti. Artık tek şarkı ile bir seneyi listelerin en üst sıralarında geçiren Murat Dalkılıç gibi isimler,
Bu Böyle sayesinde, "Dinlemeye doyamıyorum," diye alkışlanan Sertab Erenerler var. Tek şarkı yapmak plak şirketi için de, müzisyen için de avantajlı. Sektörün içindeki isimlerin söyledikleri bunu en büyük kanıtı...
Single starı Murat Dalkılıç
2008'de bir maxi single (Kasaba) ve 2009'da birer single (Pardon ve La Fontaine) çıkarmak ona yetti. Tüm radyolarda, televizyonlarda, listelerde o var. En son RTL'in İstanbul'la ilgili belgeseline konu oldu.

"10 yıldır bu piyasanın içindeyim. 10 yıldan sonra single değil de bir albüm yapsam daha iyi olurdu diye düşündüm ilk başta. Ama şimdi böylesinin çok daha iyi olduğunu görüyorum. Single formatı bana çok yaradı. İnsanların şöyle şeyler dediğini duydum, 'Allah bize Murat Dalkılıç şansı versin!'"

"Single yapmanın avantajı şu: Maliyeti çok düşük ve hızlı bitiyor. Halbuki albümün geri dönüşü olmazsa bir sonraki albüm için birkaç sene beklemek zorunda kalabiliyorsunuz."

"Artık yapımcıların hepsi, 'Single yapalım,' mantığı ile ilerliyor."

"Kasaba ilk 10 bin basıldı ve hepsi sattı. Fiyatı 9.75 TL idi ama sonra rakam düştü."

"Single'da tek bir şarkıya yoğunlaştığınız ve enerjinizi başka şarkılar için harcamadığınızdan daha çok verim alabiliyorsunuz. O şarkı size uzun süre yetebiliyor. Kasaba benim için öyleydi. Single olmasına rağmen yaklaşık bir sene boyunca yetti."

"Bundan beş sene önce durum böyle olmazdı. Zaten ben de o zaman single yapmazdım."

"La Fontaine'in saları Kasaba'yı geçti. Onu sadece internetten satışa çıkardık."

"Kasaba'nın prodüktörlüğünü kendimiz yaptık. Yayınlandıktan sonra hemen hemen bütün plak şirketlerinden teklif geldi. Aralarından en iyisini ve stratejimize en uygun olanı yani Sony Müzik'i seçtik. Kasım ayında yeni bir albüm çıkaracağız."

"Aslında bütün dünya single single gitmenin daha avantajlı olduğunu bizden çok önce keşfetmiş. Biz yeni yeni keşfediyoruz ve alışıyoruz."

"Konserlerim hep iki buçuk saat sürüyor. Doğal olarak cover'lar ağırlıkta. Ama 100 tane şarkı çıkarsam da cover'lar devam edecek çünkü ben sahnede eğlendiğim her şeyi söylemeyi seviyorum."

"Single devri bence kısa sürecek. Çünkü satışların normal halini alacağına inanıyorum. Fiziki satış belki yükselmeyecek ama dijital ortamda yaptığınız işin değerini göreceksiniz."