Es Es, Eskişehir'in muhtelif yerlerinde çekiliyor. Ama asıl mekânlardan biri Uras'ın (Ahmet Rıfat Şungar) Hasan Polatkan semtindeki evi. Bir mahalle arasında bulunan evde çekim yapılırken ekibin ziyaretçileri hiç eksik olmuyor. Çoğu liseli genç gelip ya Tercan (Berk Hakman) ya da Uras'ı bir görüp mümkünse cep telefonlarıyla fotoğraf çektirip gidiyor. Gelenler ya Urasçı ya Tercancı... Hepsinin ayrı bir nedeni var taraf seçerken. Mesela Meslek Lisesi'nde okuyan bir grup genç Uras'ın üniversitede okuyabilmesinden etkilenip onu rol modeli olarak bellemişler. Anadolu Lisesi'nde okuyan başka bir grup gencin gözdesi ise Tercan. Asiliğine, serseriliğine tav oluyorlarmış. Kızlar gurubu ise genelde iki oyuncunun yakışıklılığına takılmış durumda. Ama ne olursa olsun Eskişehir liselerinde pazartesi günleri dizinin epey geyiği de dönüyormuş. Gelen gençlerden biri Facebook'ta 'Tercan'ın laflarına bitenler grubu' bile kurulduğunu söylüyor. Tabii bir gençlik dizisinin gençler üzerinde bu kadar etki yaratması normal sayılabilir. Ama orta yaşlıların gözdesi de Işık Hoca (Erdal Beşikçioğlu). Onlar sette sanki oradan geçiyormuş numarası yapıyorlar: "Işık Hoca yok mu, selam söyleyin bari!" diye nabız yokluyorlar. Öyle boğucu sevgi gösterisinde bulunmuyorlar. Mesela biz oradayken bir teyze tepsisine gülsuyu, hurma ve şeker koyup set ekibine ikram etmeye gelmişti. "Hoşgeldiniz çocuklar işiniz rast gitsin," diyerek ikram etti.
Es Es dizisinin yönetmen koltuğunda Bahadır İnce oturuyor. Kendisi Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden.
YÖNETMEN OKULDAŞ
Şaşırıyoruz. Çünkü Melis'le mekteptaşımız ve bizim fakülteden yönetmen pek çıkmaz. Ama okul yıllarında sinema ve dizi sektöründe çalışmış, asistanlık yapmış. İletişim fakülteleri arasındaki rekabet düşünülürse Eskişehir'le ilgili kimi sahneleri Anadolu Üniversitesi kampusunda geçen bir dizinin yönetmen koltuğunda bir Marmaralının oturması oldukça manidar geldi bize. İnce "Bu rekabet eskide kaldı," diyor. Anadolu Üniversitesi'nden kimi gençlerin kamera arkasında çalıştığını söylüyor.