İnsanın kendine doğru çekildiği bir zaman dilimi olan
Ramazan ayı, sadece beden değil zihin de bir terbiyeden geçer. Oruç, açlıkla başlayan bir disiplin gibi görünse de hakikatte aklın ve kalbin arınmasına açılan bir kapıdır. Bu yüzden Ramazan, ibadetin yanında tefekkürü; suskunluğun yanında iç muhasebeyi; sükûnetin içinde derin bir düşünceyi taşır. Tasavvufun "aklın yetkinleşmesi" olarak tarif edilen yolculuğu, Ramazan'ın ruhuyla örtüşür. İbadetin insanı özgürleştiren bir bilinç inşası olduğu fikri, bu ayda daha görünür hâle gelir. Kur'an'ın "hitap eden" bir kelam olarak yeniden okunması, Fâtiha'nın insanı bilgi sınırlarıyla yüzleştiren çağrısı, metafiziğin varlık–insan– ilişkisini yeniden kuran yüksek dili... Bütün bunlar Ramazan gecelerinde daha anlamlı bir zemin bulur. Ve bu mevsimde okunan her nitelikli eser, insanı biraz daha sadeleştirir, biraz daha berraklaştırır, biraz daha hakikate yaklaştırır.
TASAVVUFU DÜŞÜNMEK- EKREM DEMİRLİ / FİKRİYAT YAYINLARI
Tasavvufu Düşünmek, "Bir Lokma, Bir Hırka, Bir Akıl" tasavvufu yalnızca zâhidâne bir hayat anlayışıyla sınırlayan bakışa güçlü bir itiraz getirerek okuru meselenin özüne, yani "aklın yetkinleşmesi" fikrine davet ediyor. Sûfî geleneğin değişen yöntemlerine rağmen değişmeyen amacını merkeze alan eser, tasavvufu aklın kirlerinden arınma ve kemâle erme mücadelesi olarak yeniden yorumluyor. Farklı zamanlarda kaleme alınmış makalelerden oluşan bu çalışma, kimi zaman doğrudan tasavvuf yöntemini ele alırken kimi zaman da yetkin aklın perspektifini görünür kılıyor. Böylece kitap, okurunu yalnızca bilgiyle değil, düşünceyi derinleştiren bir iç muhasebeyle de buluşturuyor.
FATİHA SURESİ'NİN TEFSİRİ- SADREDDİN KONEVÎ (ÇEVİRİ, AÇIKLAMA VE NOTLANDIRMA: EKREM DEMİRLİ) / FİKRİYAT YAYINLARI
Fâtiha Sûresi Tefsiri, büyük metafizikçi Sadreddin Konevi'nin düşünce dünyasını en kapsamlı biçimde yansıtan başyapıtlarından biridir. Kur'ân-ı Kerîm'in kalbi kabul edilen Fâtiha Sûresi üzerinden aklın sınırlarını, "Neyi bilebiliriz?" sorusunu ve insanın hakikatle kurduğu ilişkiyi derinlemesine ele alan eser, metafiziği yalnızca teorik bir alan olmaktan çıkarıp varlık, Tanrı ve insan arasındaki irtibatı yeniden kuran kurucu bir metne dönüşür. İbnü'l-Arabî ile birlikte yaşadığımız coğrafyada metafizik düşünceyi yeniden inşa eden Konevî, bu eserinde hem güçlü bir epistemoloji ortaya koyar hem de ilahî kelamın düşünce ufkunu nasıl genişlettiğini gösterir. Okur için bu kitap, yalnızca bir tefsir değil; yüksek zihnin rehberliğinde metafiziğin derinliklerine açılan bir kapıdır.
ZOR SORULARIN KOLAY CEVAPLARI- PROF. DR. NİHAT HATİPOĞLU / TK
Zor Soruların Kolay Cevapları, modern çağda özellikle sosyal mecralar üzerinden dine yöneltilen sorgulamalara karşı sahih ve anlaşılır cevaplar sunmayı amaçlıyor. Ömrünü İslam'ı anlatmaya adayan Nihat Hatipoğlu, bu eserinde Müslümanların zihnini meşgul eden meseleleri yalın bir üslupla ele alarak karmaşık görünen soruların aslında temellendirilebilir ve tutarlı açıklamalara sahip olduğunu ortaya koyuyor. Şefaatten kadere, kabir hayatından cennet ve cehenneme kadar pek çok başlıkta hem temel hem de detaylı değerlendirmeler sunan kitap, inancını sağlam temeller üzerinde korumak isteyen okurlar için rehber niteliğinde bir başvuru kaynağıdır.
GÜNLÜK DUALAR KİTABI- PROF. DR. NİHAT HATİPOĞLU / TK
Günlük Dualar Kitabı, kul ile Allah arasındaki en güçlü bağ olan duayı merkeze alan, manevi hayatı diri tutmayı amaçlayan bir rehber niteliği taşıyor. Nihat Hatipoğlu bu eserinde, gecenin sükûnetinde yapılan yakarışlardan günlük hayatı kolaylaştıran niyazlara kadar pek çok duayı bir araya getiriyor; büyük âlimlerin gönülden dökülen sözlerine ve Hz. Muhammed'in farklı vesilelerle okuduğu ya da tavsiye ettiği dualara da yer veriyor. Kur'an'ın, "Ben kullarıma yakınım," hitabını hatırlatan bu çalışma, okura hem sığınacak bir kapı hem de her an başvurabileceği bir manevi yol arkadaşı sunuyor.
ÂYETİNİ ARAYAN İNSAN- TURAN KIŞLAKÇI / MUHİT YAYINLARI
Âyetini Arayan İnsan, modern dünyanın gürültüsü içinde kaybolan insana, kendi hakikatini yeniden hatırlatmayı amaçlayan derinlikli bir çağrı niteliği taşıyor. Hızın, stresin ve yüzeyselliğin kuşattığı çağımızda, yönünü şaşıran insanın aslında "kendi âyetini" aradığını hatırlatan eser, Kur'ân-ı Kerîm'i geçmişte kalmış bir metin olarak değil; bugünün kalbine konuşan diri ve yol gösterici bir hitap olarak okumaya davet ediyor. Denizlerin ortasında bir yıldız, çöllerde bir pusula gibi ilahî işaretleri yeniden fark etmeyi öneren bu kitap, levhaya takılı kalanlara değil; işareti okuyup yola koyulma cesareti gösterenlere seslenen bir içsel yolculuk rehberi sunuyor.
TASAVVUF METAFİZİĞİ- SADREDDİN KONEVÎ (ÇEVİRİ, AÇIKLAMA VE NOTLANDIRMA: EKREM DEMİRLİ) / FİKRİYAT YAYINLARI
Tasavvuf Metafiziği Miftâhu'l-Gayb, Allah–insan ilişkisini ve Tanrı hakkındaki bilginin insanın kemâliyle bağını temellendiren kurucu bir metafizik metin olarak öne çıkar. "Şeyh-i kebîr" lakabıyla anılan Sadreddin Konevî, bu eserinde kendinden önceki metafizik mirası devralır; fakat onu yeni ve iddialı bir bakışla yeniden inşa eder. Fusûsü'l-Hikem ile birlikte İslam düşünce tarihinin en etkili metinleri arasında anılan kitap; ilâhî isimler, varlık ve bilgi meselelerini derin ve yer yer çetin bir üslupla ele alır. Konevî'nin, metafiziğin yetkin biçimine ulaştığı iddiasını taşıyan bu eser, okuruna yalnızca bir düşünce sistemini değil; büyük bir mirasın yüksek bir idrakle nasıl yeniden yorumlandığını görme imkânı sunar.
İBADET ÖZGÜRLÜKTÜR- EKREM DEMİRLİ / FİKRİYAT YAYINLARI
İbadet Özgürlüktür, insanın kadim sorularına—"Niçin varız?", "Nereden geldik, nereye gidiyoruz?"—dinin ufkundan cevap arayan düşünsel bir yolculuk sunuyor. Hayatı bir "varlık okulu" olarak gören eser, ibadet ile öğrenme, öğrenme ile yetkinleşme ve nihayet özgürleşme arasındaki derin bağı merkeze alıyor. Dinî tecrübenin yalnızca ritüellerden ibaret olmadığını; insanı korkularından arındırarak hakiki özgürlüğe ve içsel istiğnaya taşıyan bir bilinç inşası olduğunu savunan kitap, uzun süredir ihmal edilen bu perspektifi yeniden gündeme getiriyor. Okuru, büyük sorularla yaşamaya cesaret eden bir arayışın sonunda sekînetle buluşturmayı hedefliyor.
BİR MEKTUP GELDİ O'NDAN- EKREM DEMİRLİ / FİKRİYAT YAYINLARI
Bir Mektup Geldi O'ndan, Kur'ân-ı Kerîm'i "Hak'tan gelen bir mektup" olarak okuma zarafetini merkeze alan tasavvufî bir davet niteliği taşıyor. Sûfîlerin edep, incelik ve içsel arınma ile yaklaştığı ilahî kelamın, insana hem yolu hem yolculuğu hem de maksadı gösterdiğini hatırlatan eser; anlamın, insanın ahlâkî ve ruhî olgunluğuna göre derinleştiğini vurguluyor. Merhamet, doğruluk ve cömertlikle aralanan perdelerin ardında, Allah sevgisiyle beslenen bir idrake işaret eden kitap, seçilmiş ayetler üzerinden okuru kelamın anlam katmanlarına doğru bir yolculuğa çağırıyor. Bir mektubu okur gibi... yavaşça, hürmetle ve kalbi açık tutarak.
ÂLEM VE İNSAN- MUHYİDDİN İBNÜ'L-ARABÎ (ÇEVİRİ, NOTLANDIRMA VE AÇIKLAMA: EKREM DEMİRLİ) / FİKRİYAT YAYINLARI
Âlem ve İnsan, insanlık tarihinin en büyük düşünürlerinden biri kabul edilen İbnü'l- Arabî'nin metafizik dünyasına açılan iki yoğun ve derin metni bir araya getiriyor. Vahdet-i vücûd anlayışı çerçevesinde Tanrı, insan ve âlem arasındaki irtibatı temellendiren bu risaleler, büyük eseri Fütuhât-ı Mekkiyye'nin bazı temel meselelerine odaklanan iki nehir gibi düşünülebilir. İnşaü'd-Devâir varoluşun daireler ve düzen üzerinden kuruluşunu ele alırken Ukletü'l- Müstevfiz talibin sorularından hareketle aynı hakikatleri farklı bir üslupla açıklar. Küçük hacimlerine rağmen bu metinler, vahdet-i vücûdu anlamak isteyen okur için son derece yoğun ve verimli bir düşünce imkânı sunar.
SIRA DIŞI YOLCULUĞUM KUDÜS / TURKUVAZ ÇOCUK
Handenur Yanık'ın yedi yaş ve üzeri çocuklar için kaleme aldığı "Sıra Dışı Yolculuğum Kudüs" kitabı, Amine Zehra'nın hayal dünyasında çıktığı bir yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Küçük kahramanımız dua etmek için seccadesine oturur, sonra hayallere dalıp Gazzeli Muhammed amca ile Kudüs sokaklarını keşfe çıkar.
ÖTEKİSİZ TEK / TK YAYINLARI
Ahmet Özhan'ın kaleme aldığı "Ötekisiz Tek", İslam'ın bir tevhid dini olduğunu vurgulayarak hayatımızdaki bütün "ötekileri" tanımlayıp "ötekisizliğe" ve beşerî aklın sınırlarından kurtulup varlığın özündeki ilahi sırları keşfetmeye davet ediyor. "Varlık âlemi bir tesadüf müdür, yoksa bilinmek ve sevilmek isteyen gizli bir hazinenin tezahürü mü? Allah'ı nasıl tanırız? Varoluştaki hikmeti anlayabilir miyiz? gibi pek çok sorunun cevaplandığı bu kitap, modern çağın karmaşasında özünü kaybetmiş insana her nereye dönerse dönsün Allah'ın orada olduğunu hatırlatan manevi bir pusula niteliğinde...
AKİKA VE SAHARA: SON PEYGAMBER'İN İZİNDE (S.A.V) / TURKUVAZ ÇOCUK
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) hayatına iki çocuğun gözünden tanıklık etmeye hazır mısınız? Çocuk edebiyatının güçlü ve üretken kalemlerinden Özkan Öze'nin imzasını taşıyan "Akika ve Sahara: Son Peygamber'in İzinde (s.a.v)" isimli bu eser, Akika ve kardeşi Sahara'nın gözünden Hz. Peygamber'in hayatını anlatıyor. Sadece bununla da kalmıyor; okurlarına Peygamber Efendimiz'i (s.a.v) ve o dönemdeki mübarek isimleri sonraki nesillere aktarmanın önemini de vurguluyor.