Görkemli mimarileri, estetiği ve ince işçilikleriyle görenleri büyüleyen selatin camileri, hep bir külliyenin parçası olarak inşa ettirildi. Külliyelerin içinde caminin yanı sıra hanlar, hamamlar, medrese, imarethaneler, çeşmeler, muvakkithaneler ve hünkar mahfili de yer alıyordu.
İHTİŞAM VE GÖRKEM BİR ARADA
Mimar Sinan'ın kalfalık döneminde 7 yılda tamamladığı
İstanbul'daki en muhteşem eseri Süleymaniye Camisi, dahiyane bir yapı olarak yıllara meydan okuyor. Tarihi eser, heybetli kapılarından içeri girildiği andan itibaren ziyaretçilerine hissettirdiği manevi huzurun yanı sıra, mimarisiyle de kendisine hayran bırakıyor. Türk ve İslam Dünyası'nın en önemli miraslarından birisi olan Eyüp Sultan Camisi, İstanbul'un fethinden 5 yıl sonra 1458 yılında inşa edildi. Dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılı olan caminin merkez kubbesi, 6 sütun ve 2 fil ayağına yaslanan kemerlere dayanıyor. Etrafında yarım kubbe, ortasında Eyüp Sultan Türbesi, sandukasının ayak ucunda bir pınar, avlu ortasında asırlık bir çınar bulunuyor. Camiden önce yanında inşa edilen Eyüp Sultan Hazretleri'nin Türbesi, bu caminin önemini vurguluyor.
Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul'un özenle seçilmiş tepelerinden birine inşa ettirilen Fatih Camisi, İstanbul'da külliye olarak adlandırılan yaşam kültürünün önemli bir sembolü. Medrese, darüşşifa, tabhane, imaret, kervansaray, hamam, sıbyan mektebi, kütüphane, muvakkithane ve türbelerden oluşan külliye ve cami, 1463-1470 yıllarında inşa ettirildi.