Rinoplasti yani burun estetiği, burundaki şekil bozukluklarının giderilmesi için uygulanan bir cerrahi işlem. Kişinin solunum yollarında bozulmalara yol açan burun kemiği ya da kıkırdak eğriliklerinin düzeltildiği bu operasyon, kimi zaman daha estetik bir görüntü için de tercih edilir. Ancak sonuç her zaman istendiği gibi olmayabilir. Hatta güzel bir burna sahip olma hayalleri kuranları çok daha mutsuz edebilen sonuçlar da meydana gelebilir. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Köksal Yuca'ya göre sonucun başarılı olması için hasta ve doktor arasında iyi bir iletişim kurulması şart.
AMELİYAT ÖNCESİNDE HER DETAY KONUŞULMALI
Prof. Dr. Köksal Yuca, hem sağlık sorunlarının giderilmesi hem de estetik taleplerin yerine getirilmesi için ameliyat öncesinde tüm detayların konuşulması gerektiğini söylüyor: "Ameliyat öncesi görüşmelere çok önem veriyoruz. Çünkü o görüşmeler, hem hastanın karakterini hem de beklentilerini açığa çıkarıyor. Hekimin yapabilecekleri de, ameliyat olmak isteyen kişinin beklentilerinin ne kadar gerçekçi olduğu da bu aşamada anlaşılıyor. Sonrasında hastanın burnunun fotoğrafı çekiliyor, operasyonun ardından oluşacak değişiklikler bilgisayar ortamında gösteriliyor. Daha önce yapılan ameliyatlardan da benzer burunlar gösterilerek olası sonuç görülmüş oluyor. Hastayı önceden detaylı şekilde bilgilendirmek, sonuç açısından çok önemli."
UZUN BİR YOLCULUK
Doktor ve hasta ilişkisini "uzun bir yolculuk" olarak değerlendiren Prof. Dr. Köksal Yuca, bu nedenle doktorların da hasta seçebileceğine dikkat çekiyor: "Hastayla aramızdaki uyuşmada, iletişimde bir sıkıntı hissettiğimde, 'Ben ameliyat için size yardımcı olamayacağım' ya da 'Benim uyguladığım teknikler sizin yüzünüz için uygun değil' diyerek reddetme durumunda kalabiliyorum. Yani nasıl ki hasta hekimini seçiyorsa, biz de hastamızı seçebiliyoruz. İyi bir iletişim sağlayabileceğimizi düşündüğümüz kişilerle yola çıkıyoruz. Çünkü bu, uzun bir yolculuk. Ameliyatlardan sonra biz aile gibi, arkadaş gibi oluyoruz. Bir problem çıktığında da üstesinden beraber gelebilmeliyiz. Benim hastalarım bana günün 24 saati ulaşabilir. Benim tarzım bu. Her zaman iletişim halindeyizdir. Bu hem bana daha iyi hissettiriyor hem de hastalara güven veriyor."