Dünyagöz Hastaneler Grubu bugün geldikleri noktada gözün 29 alt branşında 500 farklı tedavi uyguluyor. Bu kapsamda da dünyadaki tek branş hastaneleri zinciri konumundalar. Türkiye'de İstanbul'da 8 hastane olmak üzere Ankara, Antalya, İzmit, Adana, Samsun, Çorlu, Bursa, Konya, Sakarya, Gaziantep ve İzmir'de toplam 21 hastaneleri var.Yurtdışında ise Azerbaycan, Almanya, Gürcistan, Kosova, Kırgızistan, Özbekistan ve Bulgaristan'da olmak üzere 10 merkezde hizmet veriyor.
Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü, Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bozkurt Şener, Dünyagöz Hastaneleri'nin kapılarını sizler için araladı. Bakın, gözün mikron düzeyinde en ince detayını mercek altına alıp, sifa dağıtan bu maharetli ellerin sahibi neler anlattı...
İLKEMİZ HASTA GÜVENLİĞİ
Prof. Dr. Şener söze "Göz, insan vücudundaki en kritik organlardan biri. Bu alanda yapılacak bir yanlış teşhis ya da yanlış operasyonun geri dönüşü çoğu zaman mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden de Dünyagöz Grubu, doğru hekim, doğru teşhis ve doğru tedavi bütünlüğünü Dünyagöz'ün en temel hasta güvenliği ilkesi olarak benimsedi" diye başlıyor. Sonrasında da ben sordum, Prof. Dr. Şener yanıtladı. Gelin, göz salığına yapılan bu hassas dokunuşların nasıl bir titizlikle yapıldığını birlikte okuyalım...
TÜRKİYE SAĞLIKTA LİDER
Göz sağlığında birçok tedavi yöntemlerini ilk uygulayan hekimsiniz, tıp dünyasındaki gelişmelerin Türkiye'deki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye, tıp alanında benzersiz bir konuma sahip olup, hem ileri teknolojiyi kullanmakta hem de klasik hasta değerlendirme yöntemlerini bir arada sürdürmektedir. Son 20-25 yılda özellikle göz branşı, lazerin tıbba entegrasyonu ile büyük bir gelişim göstermiştir. Türkiye, genel tıpta olduğu gibi göz sağlığında da yurt dışından ilgi gören, tercih edilen bir ülke haline gelmiştir.
Sizce göz hastalıklarında hekimler branşlaşmaya gitmeli mi?
Tıbbi bilgi ve teknoloji hızla ilerlediği için bir göz hekiminin tüm dallarda uzmanlaşması artık mümkün değildir; bilgi sürekli artmakta ve yayınlar takip edilmektedir. Gözde, kabaca 8-9 ana dal; detaylı bakıldığında yaklaşık 29 farklı alt branş bulunmaktadır (kornea, glokom, retina, katarakt, refraktif cerrahi, kapak cerrahisi vb.). Her hekimin kendi branşında güncel kalması, yayınları ve cerrahi gelişmeleri takip etmesi, yüksek uzmanlık düzeyine sahip olması beklenir. Dünyagöz Hastaneler Grubu'nda branşlaşma çok keskin şekilde hayata geçirilmiş ve bu anlayış devam etmektedir. Her doktor kendi alanında tam uzmanlık ile çalışmakta, gerektiğinde hasta başka branşa yönlendirilmektedir.
Türkiye'de ve dünyada 'branş hastanesi' kavramının en güçlü örneği ve dünya çapında da ilklerden birisiniz, bu vizyonu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dünyagöz hem Türkiye'de hem de dünyada branş hastanesi kavramının öncülerindendir ve bu yapının örneklerinden biridir. Göz, bütün branşların içinde çok özellikli olan bir branştır. Onun için de herkesin gözü bilmesi, bütün hekimlerin gözle ilgili çok bilgisi olması mümkün değil. Kendi içinde çok güçlüdür ve diğerlerinden çok bağımsızdır. Yani gözde bir şey yapılacaksa o sadece göz hekimi tarafından yapılabilir. Onun için de bir branş hastanesi olması çok önemli. Başka konuyla bir ilgimiz yok ve sadece bu alanda gelişiyoruz. Bu anlamda branş hastanesinin çok değerli olduğunu düşünüyorum.
HASTALARIMIZIN YANINDAYIZ
Genel hastaneler yerine sadece göz sağlığına odaklanan bir yapının olmasının hasta açısından avantajları nelerdir?
Dünyagöz, üniversite hastanesi disipliniyle, yüksek standartlarla ve sıkı kalite kontrol süreçleriyle yönetilmektedir. 350 göz doktoru ile Türkiye'de 21, yurt dışında 10 noktada hizmet veren hastane, teknolojik donanımı ve eğitim-araştırma kapasitesiyle referans merkezi konumundadır. Doktorlardan güncel yayınları ve cerrahi teknik gelişmeleri takip etmelerini, bilgi ve becerilerini sürekli yenilemelerini bekliyoruz. Hastane yönetimi, hasta memnuniyetini ve kaliteyi her aşamada önemseyerek; hasta kapıdan girdiği andan taburcu olana kadar geçen tüm süreçlerde yüksek bir deneyim sunmayı hedefliyoruz. Hasta açısından bir branş hastanesi olması gerçekten çok önemli. 24 saatin herhangi bir anında 'Gözüme bir şey oldu' dediğinizde nereye gideceğinizi biliyorsunuz. 'Ben göz hastanesine gidiyorum' deyip, kapıdan girdiğinizde muhakkak sizin hastalığınızla ilgili bir uzmanın olduğunu bilmek başka bir şey. Onun için tabi branşlaşma ve bir branş hastanesi, bizdeki en güçlü noktalardan bir tanesi.
Dünyagöz'ü bugün alanında öncü yapan en temel fark nedir?
Üç temel noktadan söz edebiliriz; branş hastanesi olması, ileri teknolojiyi sürekli bünyesinde bulundurması ve bu teknolojiyi kullanan doktorların arkasında güçlü bir destek mekanizmasının yer alması. Hastanenin sunduğu kalite, hastaların ilk karşılamadan doktor görüşmesine ve tedavi sonuna kadar her aşamada hissedilmelidir. Hastaya sunulan teknolojik imkânların güncelliği ve tedavi yaklaşımının şeffaflığı, hasta güvenini artıran kritik unsurlardır. Dünyada var olan teknolojileri doktorun istediği anda sorgusuz bir şekilde tedarik edebiliyoruz. Sadece bir şubesinde değil, tüm şubeleri aynı teknoloji donanımla standardize eden bir anlayışımız var. Büyük teşhis ve tedavi cihazlarından yalnızca bir şubede 900 tane var. Burada her doktorun ihtiyaç duyduğu, en güncel cihaz neyse, o anda temin ediliyor ve kullanıma alınıyor.
TÜRKİYE SAĞLIKTA REFERANS MERKEZİ
Yurt dışından gelen hastaların Türkiye'yi ve Dünyagöz'ü tercih etmesindeki en önemli neden nedir?
Göz sağlığı alanında deneyimimiz çok fazla, hekimler çok tecrübeli ve teknoloji çok yüksek. Avrupa'da sağlık sistemi o kadar zorludur ki onun elemesinden geçip, doğru uzmana kolay ulaşamazsınız. Aynı şekilde sigorta sistemi de benzer zorluklar içerir. Avrupa'da, hastaya sigortadan minimum tutar ödenmeye çalışılır. Bu yüzden hastaya; en güncel, en yüksek konforu sağlayacak tedavi şekli değil de sağlığı için 'yeterli olanı' verir. İnsanlar bununla yetinmek zorunda kalırlar. Halbuki Türkiye'de, hastaya yeteri kadar değil, olabilecek en iyisi verilir. En iyi mercek, lazer, yüksek teknoloji, gelişmiş ilaç hangisi ise o sunulur. Bu sayede Türkiye, sağlıkta dünyadaki referans merkezi oldu.
TEKNOLOJİK DEVRİM
Göz sağlığı alanında teknolojinin rolü her geçen gün artıyor. Siz bu dönüşümü nasıl yönetiyorsunuz?
Teknoloji, özellikle sağlık alanında artık bambaşka bir boyuta evrildi. Bugün, binlerce parametreyi çok kısa sürelerde analiz edebilen sistemlere sahibiz; korneadan göz bebeğine, retinadan merceğe kadar her dokuyu en ince ayrıntısına kadar inceleyebiliyoruz. Hatta bu verilerle, 'hasta aslında nasıl daha iyi görürdü?' sorusunun yanıtını simüle ederek cerrahi planlamalar yapabiliyoruz. Standart bir otomobili hemen herkes kullanabilir; fakat Formula 1 aracını ancak o teknolojinin dilinden anlayan bir uzman tutabilir. Bizler de bu teknolojik devrimin bir parçası olmak zorundayız. Bu anlamda, biz de her çıkan yeni teknolojiyi yeni baştan öğrenerek, onu nasıl kullanacağımızı bilerek yola çıkıyoruz.
YAPAY ZEKA İLE GÖZE BAKIYORUZ
Yapay zekâ, lazer teknolojileri ve kişiselleştirilmiş tedaviler konusunda önümüzdeki dönemde neler öne çıkacak?
Yapay zeka, milyonlarca veriyi süzüyor, analiz ediyor ve bu devasa bilgi yığınından anlamlı veriler çıkarıyor. Ancak, yapay zekadan elde edilen ham verilerin titiz bir klinik süzgeçten geçirilmesi şarttır. Her bilgi her hastada kullanılmaz. İşte bu noktada hekim tecrübesi, teknolojinin en büyük tamamlayıcısı olarak devreye girer. Biz, yapay zeka algoritmaları geliştirdik. Elimizdeki yüksek teknolojili aletleri kullanarak, çeşitli dataları alıyoruz. Yapay zeka teknolojisi sayesinde hastanın değerleri normal sınırlar içinde mi yoksa dışında mı olduğunu hızlı bir şekilde görebiliyoruz. Hastaya, muayeneye başlamadan şunu diyebiliyoruz 'Senin gözün lazer olmaya çok uygun' ya da 'senin gözün ameliyat olmaya hiç uygun değil, sakın birisi sana ameliyat derse olma.'
EĞİTİM HASTANESİ GİBİYİZ
Hastanelerinizde kalite ve standartları nasıl tanımlıyorsunuz?
Teknik yeterlilik dışında, hekimin toplumdaki rol model duruşu, dış görünümü, iletişim becerileri, sosyal yönü ve mesleki gelişime gösterdiği ilgi önemlidir. Hekimin kendini sürekli geliştirmesi, güncel bilgilerle kendini yenilemesi, hasta ile güvene dayalı ilişki kurabilmesi başlıca seçim kriterlerimiz arasındadır. Ayrıca, hekimin mesleki alanda başarılı olmasının yanında insan ilişkilerinde de özenli ve empatik olması beklenmektedir. Dünyagöz'de sistemi, bir üniversite hastanesinde olması gerektiği gibi, katı kurallarla yönetiyoruz. Çünkü burası, 350 göz doktoru ve göz alanındaki en ileri teknolojileri bünyesinde barındıran yapısıyla referans niteliğinde bir hastane; adeta bir eğitim hastanesi gibi. Bu nedenle bir medikal kurul olarak bu hastanede çok yüksek standartları tutturmak zorundayız.
YABANCI HEKİMLER YAPTIĞIMIZ AMELİYATLARI ÖRNEK ALIYOR
Bu uluslararası başarı, genç hekimler ve sağlık ekosistemi için nasıl bir ilham kaynağı oluyor?
Öncelikle genç hekimler Dünyagöz gibi uluslararası düzeyde hizmet veren bir kurumda oldukları zaman, deneyimli doktorlarla, çok sayıda hastayla ve çok yüksek teknolojiyle beraber çalışma imkanı buluyorlar. Burada çok fazla vaka, çok iyi ellerde yapılan cerrahi operasyonlar görüyorlar. Bu bakımdan, genç hekimler kolay kolay hiçbir üniversitede alamayacakları eğitimi almış oluyorlar. Dünyagöz'e yurt dışından gelip inceleme yapan birçok merkez ve hekim oluyor. Günlerce buradaki ameliyat süreçlerini izleyip, analiz ediyorlar ama tabi ki kolay kolay aynı teknolojiye yetişemiyorlar çünkü bu alanda olağanüstü bir yatırım mevcut.
Son olarak, göz sağlığı konusunda okurlarımıza vermek istediğiniz en kritik mesaj nedir?
Öncelikle, iyi görme hissi her zaman sağlıklı göz anlamına gelmez. Hastalar muayeneye geldiklerinde; göz tansiyonu, katarakt gibi ilerlemiş bazı sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu bakımdan, düzenli göz muayenesi çok önemlidir. Diğer yandan, ameliyat olacak hastaların, doktorun cerrahi yeteneği ve çalıştığı ortam hakkında bilgilenmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Aynı şekilde ameliyatta kullanılan cihazların doğru ve periyodik bakımları önemli bir konudur. Hastaların bu konulara dikkat etmesi, bilinçli bir şekilde araştırma yapması gerekir.