Göz sağlığı teknolojilerinde yaşanan dijital devrim, özellikle görme kaybına yol açabilen hastalıkların, erken teşhisinde yeni bir çığır açıyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü, Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bozkurt Şener ile bir araya geldim. Dünyagöz Hastaneler Grubu, göz hastalıkları alanında hem Türkiye'de hem dünyada sağlık alanında öncü bir rol üstleniyor. Göz hastalıklarının tedavisinde dünyada sadece bir-iki ülkede bulunan en son yapay zeka sistemli cihazlar yine burada.

YILDIZ SAVAŞLARI FİLMİNİN İÇİNDEYİM
Tüm bu yapay zeka sistemleri karşısında kendisini, direktörlüğünü yaptığı hastanede bir uzay üssünde çalışıyor gibi hissettiğini tüm samimiyetiyle söyleyen Prof. Dr. Şener, şöyle dedi: "Gerçekten hastanemiz uzay üssü gibi. Yıldız Savaşları filminin içinde gibiyim. Teknolojinin sonuna kadar elimizin altında olması büyük bir güç. Hastayı aldığımız birinci dakikadan itibaren tedavi edip, ameliyat edeceğimiz noktaya kadar teknolojinin içindeyiz. Hasta da 'Hiç bu kadar teknolojinin bir arada olduğu bir merkez görmedim' diyor. 'Ben bazen yapay zeka ile yarışıyorum.' Çünkü her şeyi birkaç saniyede yapıyor. Ama yine de şaka bir yana şu unutulmamalı ki yapay zeka ne kadar çok veriyi tarasa da hekim tecrübesinin önüne geçemez" dedi.

BİN 500 DATAYA BAKIYOR
Prof. Dr. Şener, şöyle devam etti: "Evet yapay zeka hızla hayatımıza girdi ve son birkaç yılda teşhis açısından çok önemli bir hale geldi. Lazer tedavilerle de yapay zekayı birleştirince işin boyutları değişmeye başladı. Yapay zeka 6 dakika içerisinde hasta hakkında bin 200 – bin 500 dataya bakıyor. Gözle ilgili hastanın korneasından retinasına, sarı noktadan glokoma kadar birçok hastalığı 6 dakika içinde tarıyor ve yorumluyor" dedi.
BAZI HASTALIKLAR TARİH OLABİLİR
Prof. Dr. Şener, yapay zeka sistemli tedavileri şöyle anlattı: "Büyük ihtimalle 20 yıl içinde bütün bu yapay zekanın verdiği değerleri, nanoteknolojinin girmesiyle yapay zeka sayesinde şeker hastalarındaki olası kanamaları biz çok önceden tespit edip, olmayacak hale getireceğiz. O bölgeyi lazerle yakmak yerine bu, hiç olmasın noktasına geleceğiz" dedi.

YAPAY ZEKALI LENSLER GELİYOR
Göz sağlığında geleceğin haritasını da çizen Prof. Dr. Şener, "Bir de yapay zekalı lensler var hayatımıza girecek olan. Yapay zekalı lens aslında gözün dizaynını iyi incelemiş ve bu gözde ışık saçılması olmadan uzak, orta ve yakını hepsi bir arada nasıl düzeltebilirimin dizaynını yapan bir optik sistem. Akıllı lenslerden hızla yapay zekalı lenslere doğru gidiyoruz. Hatta kişiye özel yapay zekalı dizayn edilmiş lenslere doğru gidiyoruz. Bunların hayatımıza girmesi çok gecikmeyecek. 2 yıl içinde bunları kullanmaya başlayacağız" dedi.
HASTAMIN GÖZÜNE BAKIP, SÖYLERİM
"Siz 42 yıllık göz hastalıkları uzmanı olarak, bir hastanın gözünün içine baktığınızda olası rahatsızlıkları tespit edebiliyor musunuz?" diye sorduğumda ise Prof. Dr. Şener, şu yanıtı verdi: "Evet, muayeneye geçtiğimde hastanın gözlerine baktığımda olası hastalığını hemen tespit edebiliyorum. Ama tüm bu tecrübe yapay zeka ile birleştiğinde ortaya çok güzel sonuçlar çıkıyor" dedi.

LAZERE UYGUNLUK YAPAY ZEKA İLE ÖLÇÜLÜYOR
Yapay zeka ile sadece hastalık teşhisinde değil, hastaların premium lens (akıllı lens) ve lazer cerrahisine uygun olup olmadığı konusunda da değerli bilgiler elde ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Şener, şöyle dedi: "Hastanın göz yapısı, kornea kalınlığı ve diğer biyometrik parametreler yapay zeka ile analiz edilerek, cerrahiye uygunluk objektif şekilde değerlendirilebiliyor. Lazer veya premium lens (akıllı lens) cerrahisi için gelen hastalara yapay zeka destekli muayene ile uygunluğunu ölçerken aynı zamanda önceliklendirilmesi gereken farklı göz rahatsızlıklarını tespit edebiliyor."
HEKİM TECRÜBESİYLE DAHA DA GÜÇLÜ
Çok sayıda veriyi kısa sürede analiz edebilen bu sistemlerin, her hastanın benzersiz anatomik haritasına en uygun tedavi metodunun belirlenmesine olanak tanıdığının altını çizen Prof. Dr. Şener, "Yapay zeka destekli analizlerden elde edilen veriye dayalı öngörüler, uzman hekimlerin tecrübesiyle harmanlanarak, tedavi protokollerinin her birey için özel olarak kişiselleştirilmesini sağlıyor. Bu analitik yaklaşım sayesinde, sinsi ilerleyen hastalıklar erkenden teşhis edilirken; lazer veya premium lens (akıllı lens) cerrahisinde de hastanın göz yapısına en uygun, objektif ve güvenli yol haritaları oluşturulabiliyor" diye konuştu.

AMERİKALI GÖZ DOKTORUNA YAPAY ZEKA TEŞHİSİ
Yapay zekanın göz hastalıklarındaki teşhisine yönelik Avrupa Katarakt Kongresi'nden bir örnek veren Prof. Dr. Şener, şunları anlattı: "Kongrede yapay zeka görüntüleme sistemleri de stantlarda yerini aldı. Amerikalı bir göz doktoru arkadaşımız vardı. Bu hocamızın gözleri yapay zeka tarafından görüntülendi. 'Gözlerimde hiçbir şey yok. Defalarca muayene oldum' diyordu. Muayenede bulgu vermemiş ama yapay zeka katarakt tespit etti. Gözlerinde yüzde 30 katarakt çıktı. Göz doktoru ama kendi de farkında değil katarakt olduğunun. Yapay zeka ile tanışmamda böyle bir anım var."
GÖZE YAPAY ZEKA İLE MUAYENE
Prof. Dr. Şener, yapay zeka ile muayenenin inceliklerini de anlattı: "Geleneksel muayene yöntemlerinin ötesine geçen bu yeni nesil teknoloji; hastanın göz yapısını, retina ve sarı noktanın durumunu, kornea kalınlığını ve biyometrik parametrelerini kısa sürelerde analiz ediyor. Yapay zeka algoritmaları sayesinde bu hastalıklar, 'tehlikeli' evreye gelmeden çok önce tespit edilebiliyor. Tıbbın geleceği 'veriye dayalı öngörü.' Artık çok sayıda parametreyi çok kısa süreler içinde analiz edebilen teknolojik sistemlere sahibiz. Dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda hasta profilini süzerek, hangi rahatsızlığın hangi noktada yoğunlaştığını ve hangi aşamada 'tehlikeli' bir evreye dönüşeceğini yapay zeka teknolojisi ile öngörebiliyoruz."
KİŞİYE ÖZGÜ TEDAVİ MODELİ
Prof. Dr. Şener, geleneksel yöntemlerin ötesine geçen bu analitik yaklaşımın her hastanın kendine has anatomik haritasına en uygun tedavi metodunun belirlenmesine olanak tanıdığını belirterek, "Bu da hem hastanın güvenini artırıyor hem de doğru hasta doğru tedavi yaklaşımını güçlendiriyor" dedi.