Romatoloji Uzmanı Dr. Ege Sinan Torun, hangi belirtilerin romatoloji uzmanına başvurmayı gerektirdiğini ve iltihaplı romatizmal hastalıklarda yaşam tarzının nasıl düzenlenmesi gerektiğini anlattı.

EKLEM AĞRISI
Hastaların en sık eklem ağrısıyla kendilerine başvurduğunu söyleyen Uzm. Dr. Torun, "Romatoloji denildiğinde birçok kişinin aklına ilk olarak 'vücut ağrıları' gelir. Ancak her ağrı romatolojik bir hastalığa işaret etmez. Romatoloji polikliniklerine en sık başvuru nedeni eklem ağrıları olsa da bu ağrıların tamamı iltihaplı romatizmal hastalıklarla ilişkili olmayabilir" dedi.

İSTİRAHATLE AĞRI ARTIYOR MU?
İstirahat sırasında artan, hareketle hafifleyen ve 'inflamatuar ağrı' olarak tanımlanan eklem ağrılarının romatolojik hastalıklar açısından önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Torun, şöyle dedi:
"Bu ağrılara ek olarak eklemlerde şişlik, kızarıklık, ısı artışı ve yarım saatten uzun süren sabah tutukluğu eşlik ediyorsa; romatoid artrit, ankilozan spondilit ve psöriatik artrit gibi iltihaplı romatizmal hastalıklar düşünülebilir. Buna karşılık hareketle, eklemleri kullanmakla veya fiziksel yüklenmeyle artan; dinlenmeyle azalan ağrılar ise 'mekanik ağrı' olarak adlandırılır. Mekanik ağrılar sağlıklı kişilerde görülebileceği gibi, halk arasında 'kireçlenme' olarak bilinen osteoartrit gibi dejeneratif eklem hastalıklarında da sık görülür. Bu nedenle özellikle istirahatle artan, hareketle rahatlayan, uzun süren sabah tutukluğunun eşlik ettiği; ayrıca şişlik, kızarıklık, ısı artışı ve hareket kısıtlılığıyla birlikte görülen eklem ağrılarında hastaların gecikmeden romatoloji uzmanına başvurması önem taşır."

SİGARADAN UZAK DURUN
Sigara kullanımının özellikle romatoid artrit isimli iltihaplı romatizma başta olmak üzere iltihaplı romatizmal hastalıkların gelişme riskini artırdığını söyleyen Uzm. Dr. Torun, "Ayrıca yine romatizmal hastalıkların şiddetini arttırarak ilaç tedavilerinin başarı oranını düşürür. Damarları tıkama riski olan romatizmal hastalıklarda damar tıkanıklığı riskini arttırır. O yüzden sağlıklı yaşamın bir parçası olarak sigara bırakılması romatizmal hastalıkları olan hastalar için büyük bir önem taşır" dedi.

AKDENİZ TİPİ BESLENİN
Sağlıklı yaşamın bir parçası olarak dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Torun, şu önerilerde bulundu: "Romatizmal hastalıkları olan hastaların Akdeniz diyeti gibi sebze ve meyve ağırlıklı, dengeli bir diyet uygulamak, işlenmiş gıdalardan, aşırı yağlı gıdalardan ve çok fazla hamur işi tüketiminden kaçınmaları gerekir. Özellikle aşırı miktarda alkol tüketimi, kırmızı et, sakatat, küçük balıklar ve balık dışı deniz mahsullerinin fazla miktarda tüketilmesi, meyve suyu, gazlı içecekler gibi meşrubatlar ve fruktoz şurubu içeren işlenmiş gıdalar, vücutta ürik asit miktarını arttırarak gut adı verilen iltihaplı romatizmanın gelişmesi için riski artıracaktır. Özellikle kortizonlu ilaçları yüksek dozda kullanan romatizma hastaları aşırı tuz tüketiminden vücutta ödem oluşmaması için kaçınması gerekir. Kortizonlu ilaçlar kemik yıkımını hızlandırabileceği için bu ilaçları kullanan hastaların kalsiyum ve D vitamini açısından yeterli beslenmesi oldukça önemlidir."

EGZERSİZ İLAÇ KADAR ÖNEMLİ
İlaç tedavisi ile eklemlerdeki kontrolsüz iltihap baskılandıktan sonra tüm iltihaplı romatizma hastalarının egzersiz yapma konusunda teşvik edilmesi gerektiğine de dikkat çeken Uzm. Dr. Torun, "Romatizmal hastalıklarda egzersizler, hareket açıklığının korunması ve ankilozan spondilit gibi omurgayı etkileyebilen romatizmalarda gövdenin duruşunun korunması için büyük önem taşır. Özellikle ankilozan spondilit hastalarında omurga çevresindeki kasları çalıştıran yüzme, pilates gibi egzersizler omurga hareketlerinin kısıtlanmasını ve kamburluk gelişmesini engellemede en az ilaç tedavileri kadar önem taşımaktadır" dedi.