Tatilin temel amacının günlük hayatın stresinden uzaklaşmak ve zihinsel olarak dinlenmek olduğunu söyleyen Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, sosyal medyada daha güzel fotoğraf ve daha etkileyici hikâye paylaşma çabasının tatili bir 'performans yarışına' dönüştürebildiğine dikkat çekerek, tatillerde sosyal medyanın oluşturduğu karşılaştırma kültürünü, 'mükemmel tatil' algısını ve bunun kişinin psikolojisi üzerindeki etkilerini anlattı.
HAYAL KIRIKLIĞINI ARTIRIYOR
Çevirir "Olay tatil yapmaktan ziyade bir performans yarışı haline geliyor. Tatil amacından tamamen sapmaya başlıyor. İdeal tatil beklentisi de hayal kırıklığını artırabiliyor" dedi. İnsanların kendilerini başkalarıyla karşılaştırmasının tek başına olumsuz bir davranış olmadığını dile getiren Çevirir, sosyal karşılaştırmanın insanın toplum içindeki yerini anlamlandırmasında doğal bir işlevi olduğunu belirterek, şunları söyledi: "İnsanoğlu zaten kendini konumlandırmak ve anlamlandırmak üzerine karşılaştırmaya çok meyilli. Kişinin zaman zaman 'Ben dünyada neredeyim, iş dünyasında neredeyim, mesleki veya akademik olarak neredeyim?' sorularını sormasın doğal. Kişinin kendini anlamlandırabilmesi için aslında bir öteki ile karşılaştırmak durumundayız. Çünkü biz insanlar olarak sosyal varlıklarız."

GÜZEL KISMINI PAYLAŞIYOR
Sosyal medyadaki karşılaştırmanın ise 'asimetrik' bir düzlemde gerçekleştiğini vurgulayan Çevirir, insanların sosyal medya hesaplarında genellikle hayatlarının tamamını değil, en güzel ve görünür kılmak istedikleri bölümlerini paylaştığını belirterek, şöyle dedi: "Kişi kendini en savunmasız, üzgün, kederli, keyifsiz haliyle ortaya sunmuyor. Genellikle insanlar ideal benliğini, yani kendisini görmek istediği yerden insanlara göstermeyi daha çok arzu ediyorlar. Bu nedenle sosyal medyada karşılaştırılan iki hayat aslında eşit koşullarda değerlendirilmiyor."

EN İYİ HALİYLE KARŞIMIZDA
Sosyal medyada bir kişinin ailesinin, romantik ilişkisinin veya tatilinin çoğunlukla en iyi anlarının görüldüğünü ifade eden Çevirir, "Genellikle bizim kendimizi karşılaştırdığımız taraf en iyi haliyle karşımıza çıkıyor. Kişiyi en iyi haliyle görüyoruz. Aile yapısını en iyi haliyle görüyoruz. Romantik ilişkisini en iyi haliyle görüyoruz. Yaptığı tatilleri en iyi haliyle görüyoruz. Haliyle kendimizi bu durumla karşılaştırdığımız noktada aslında aynı kulvarda değiliz" diye konuştu.

GERÇEKLİĞİN ÇARPITILMIŞ GÖRÜNTÜSÜ
SOSYAL medyada görülen tatilin arka planında trafik, yorgunluk, tartışma, maddi kaygılar, kötü hava veya planların aksaması gibi birçok durum bulunabileceğini ancak bunların çoğunlukla paylaşılmadığını ifade eden Çevirir, şunları söyledi: "Tamamen gerçek dışı, çarpıtılmış veya abartılmış bir durumla kendi gerçekliğimizi kıyaslar hale geliyoruz. Bu durum kişinin kendi tatilinden aldığı doyumu da azaltabilir. Tatil dediğimiz şeyin normalde dinlendirici ve keyifli olması gerekir. Tatil, kişinin gündelik yaşamın stresinden, yorucu temposundan ve zihnini meşgul eden uyaranlardan bir süreliğine uzaklaşmasını sağlayan, hepimizin ihtiyaç duyduğu bir dinlenme alanıdır. Ancak sosyal medyadaki kıyaslamalar nedeniyle tatilin bu temel işlevinden giderek uzaklaşabildiğini gözlemliyoruz."
TATİL, STORY ATMA YARIŞINA DÖNMESİN
TATILIN esas amacının günlük yaşamın yorucu temposundan ve zihinsel meşguliyetlerden uzaklaşmak olduğuna dikkat çeken Çevirir, "Kişi tatile çıkıyor, bir hikâye paylaşacak, bir 'story' paylaşacak. 'Acaba bu story atılır mı, atılmaz mı? Yeterince iyi bir story mi? Şimdi burada aslında şunu gözlemliyoruz; olay tatil yapmaktan ziyade bir performans yarışı haline geliyor. Tatil amacından tamamen sapmaya başlıyor. Sosyal medya için sürekli paylaşılabilir an arayışının, kişinin içinde bulunduğu anla kurduğu ilişkiyi de değiştirdiğini söyleyen Çevirir, "Aslında yaptığımız deneyimi bile deneyimleyemiyoruz. Yani o eylemi yaşantılayamıyoruz. Tatil sırasında daha fazla paylaşılabilir içerik elde edebilmek için daha fazla yere gitmeye, daha fazla aktivite yapmaya ve daha fazla görüntü üretmeye çalışılabiliyor. Böylece dinlenmek amacıyla çıkılan tatil yeni bir koşuşturma alanına dönüşebiliyor" dedi.
SADELEŞİN VE KIYASLAMADAN UZAK KALIN
TATİL döneminde sosyal karşılaştırmanın etkisinden korunmak için 'daha iyisini yapma ve gösterme' baskısı yerine tatilin gerçek işlevinin hatırlanması gerektiğini belirten Çevirir, şunları söyledi: "Tatil dediğimiz şeyin ne olduğunu unutmamakta fayda var. Tatil dinlenmektir. Daha fazla deneyim tabii ki çok güzel ama bir şeyleri daha fazla deneyimlemek yerine belki biraz daha sadeleşmekte fayda olacak. Böylece o tatilden sonuna kadar yarar görebiliriz. Sadeleştikçe bazı şeylerin yeterli olacağını ve kendimizi daha az kıyaslama içerisinde bulacağımızı da gözlemleyeceğiz."