Halk arasında 'göz tansiyonu' veya 'karasu hastalığı' olarak bilinen glokom, göz içi sıvısının dengelenememesi sonucu göz içi basıncının yükselmesi ve buna bağlı olarak görme sinirlerinin kalıcı olarak zarar görmesi. Glokomun sinsi seyirli bir hastalık olduğunu söyleyen Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan ile görüştüm. Prof. Dr. Aykan, erken tanı ve tedavi edilmediğinde geri dönüşü olmayan görme kaybına yol açabilen bu hastalığın tedavisi ile ilgili önemli bilgiler verdi
KÖRLÜĞÜN İKİNCİ NEDENİ
Prof. Dr. Aykan, "Glokom, bugün dünya genelinde yaklaşık 80 milyon kişiyi etkileyen ve geri dönüşsüz körlüğün ikinci en sık nedeni olan ciddi bir halk sağlığı sorunu. 2040 yılına kadar 112 milyon kişinin bu hastalığın pençesine düşeceği öne sürülüyor. Ancak, yeni tedavi yöntemi bu salgını durdurabilir. Yeni yöntem İngiltere ve Almanya'dan sonra şimdi de Türkiye'de" dedi.

MÜKEMMEL GÖRÜNTÜLEME
İşte o glokom tedavisinde devrim gibi gelişme olan yeni tedavi yöntemini Prof. Dr. Aykan, büyük bir heyecanla şöyle anlattı: "Bu teknolojide OCT ile tüm derin dokular dahil göz içi sıvı drenaj dokuları mükemmel görüntülenebiliyor. Femtosaniye lazerin hatasız ve çevre dokulara zara vermeyen incelikte kanal oluşturma yeteneği ile birleştirilmiş bir girişim."
ÇEVRE DOKULARA ZARAR VERMİYOR
Prof. Dr. Aykan, glokom operasyonunu 1-2 dakika içerisinde yaptıklarını belirterek, "Soğuk lazerle, çevre dokulara zarar vermeden glokom tedavi ediliyor. FLIGHT tekniği, implant gerektirmeyen ve kesisiz yapısıyla glokom cerrahisinde yeni bir dönemin habercisi. Mevcut bulgular son derece umut verici. FLIGHT tekniğini, glokom tedavisinde daha güvenli, daha konforlu ve daha hassas cerrahi yaklaşımların önünü açabilecek yenilikçi bir gelişme olarak ifade edebiliriz" dedi.

KESİ OLMADAN OPERASYON
Devrim niteliğindeki 'FLIGHT' tekniğinin öne çıkan özelliklerini ise Prof. Dr. Ümit Aykan, şöyle sıraladı:
● Kesi gerektirmiyor.
● Herhangi bir implant kullanılmıyor.
● Görüntü kılavuzlu lazer sayesinde yüksek cerrahi hassasiyet ve başarı sağlanıyor.
● Operasyonun ardından hasta taburcu ediliyor.
● Daha kısa iyileşme süresi ve artan hasta konforu yer alıyor.
LAZERLE 2 DAKİKADA GLOKOM OPERASYONU
Dünyada çığ gibi büyüyen hatta salgın diye nitelendirilen glokom tedavisindeki yeni yöntemi mevcut tedavilere göre daha konforlu olarak nitelendiren Prof. Dr. Aykan, şunları söyledi: "Glokomda tedaviye genellikle göz damlalarıyla başlıyoruz. Yeterli kontrol sağlanamadığında lazer tedavileri, minimal invaziv glokom cerrahileri (MIGS) ve en son aşamada, klasik invaziv filtrasyon cerrahileri (tüp ya da trabekülektomi) gündeme geliyor. Ancak orta ve uzun dönemde hasta uyum sorunları, cerrahi komplikasyonlar ve implant temelli yöntemlerin tansiyonu düşürmede yetersizlikleri, daha güvenli ve yenilikçi tekniklere olan ihtiyacı artırmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda geliştirilen 'Femtosaniye Lazer ile Görüntü Kılavuzlu Trabekülotomi' (FLIGHT) tekniği, 2025 yılında Kopenhag'da düzenlenen ESCRS (European Society of Cataract and Refractive Surgeons) Kongresi'nde ilk kez tanıtılarak, dikkatleri üzerine çekti. Bu yöntemde, ön segment görüntüleme ile eş zamanlı yönlendirilen femtosaniye lazer kullanılarak trabeküler ağ üzerinde mikroskobik kanallar oluşturuluyor ve böylece aköz hümörün doğal dışa akımı artıyor. Ve operasyon sadece 1-2 dakika sürüyor."

GÖZ CERRAHİSİNDE BÜYÜK UMUT
FEMTOSANİYE lazerlerin, göz cerrahisinde çok sayıda uygulamada kullanıldığını da söyleyen Prof. Dr. Aykan, "Refraktif cerrahi (örneğin femto-LASIK), katarakt cerrahisi sırasında kornea ve lens işlemleri, diğer ön segment cerrahileri gibi örneklendirebiliriz. Bu lazerler, genellikle mekanik araçların yerini alarak daha güvenli ve kontrollü işlemler yapılmasına imkân veriyor" dedi.
HEDEFE MİKRON DÜZEYDE ATIŞ
PROF. Dr. Aykan, femtosaniye lazerin glokom cerrahisine katkısını ise şöyle anlattı: "FLIGHT' tekniğinin temelini oluşturan femtosaniye lazer teknolojisi, son derece kısa süreli 10-15 saniye kadar lazer atımları sayesinde hedef dokuda mikron düzeyinde, son derece hassas işlemler yapılmasına olanak tanıyor. Bu ultra kısa atımlar, çevre dokularda ısıya bağlı hasar oluşturmadan etki göstererek, cerrahi güvenliği artırıyor. FLIGHT prosedüründe, ön segment görüntüleme sistemleriyle eş zamanlı kılavuzlanan femtosaniye lazer, trabeküler ağ üzerinde yüksek hassasiyetle mikroskobik kanallar oluşturuyor. Görüntü kılavuzlu bu yaklaşım, işlemin tekrarlanabilirliğini artırırken, cerrahın deneyimine bağlı değişkenliği de azaltmayı hedefliyor. Oluşturulan mikrokanallar sayesinde aköz hümörün doğal dışa akımı artırılarak, göz içi basıncının düşürülmesi amaçlanıyor."
İLK KLİNİK SONUÇLAR UMUT VERİCİ
İLK klinik sonuçlar hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Aykan, "ESCRS 2025'te paylaşılan ilk klinik veriler, FLIGHT tekniğinin göz içi basıncında anlamlı düşüşler sağladığını ve işlem sırasında cerrahi travmanın düşük olduğunu göstermiştir. Bu durum, komplikasyon risklerinin azalabileceğine işaret ediyor" dedi.