Turizmin başkenti Antalya, güneşi, denizi, doğası ve tarihiyle her yıl milyonlarca insanı kendine çekiyor. Her ziyaretçisinde ayrı bir iz bırakan bu büyülü şehir, aslında tek bir destinasyondan ibaret değil. Çünkü Antalya birbirinden farklı ruhlara sahip pek çok hikâyenin birleştiği büyük bir sahne. Bir yanda lüks tatil köyleri, diğer yanda saklı koylar, antik kentler ve doğal güzellikler... Ancak bu zenginlik içinde öyle bir yer var ki! Side hem tarihin derinliğini hem de denizin dinginliğini aynı anda hissettirebiliyor...
ROMA'NIN DA CAZİBE MERKEZİ
Antalya şehir merkezinin hareketli yapısından çıkıp Manavgat yönüne doğru ilerledikçe, atmosfer yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Kalabalığın yerini daha sakin bir ritim alırken, doğa ve tarih ön plana çıkıyor. İşte tam bu noktada Side, kendine özgü karakteriyle ayrışıyor. Side'ye ilk vardığınızda sizi karşılayan şey, Akdeniz'in o tanıdık ama her seferinde büyüleyen mavisi oluyor. Ancak bu mavinin hemen arkasında, binlerce yıl öncesinden kalan taşlar, sütunlar ve hikâyeler saklı. M.Ö. 7. yüzyılda kurulan bu kent, zamanında ticaretin kalbi, denizcilerin uğrak noktasıymış. Side, özellikle Roma döneminde altın çağını yaşamış. Ticaretin, sanatın ve kültürün buluştuğu bu şehir, aynı zamanda dönem dönem korsanların da merkezi olmuş. Bugün bile o ihtişamlı geçmişin izleri, kentin dört bir yanında karşınıza çıkıyor. Kentin adı 'nar' anlamına geliyor ve bereketin simgesi olarak kabul ediliyor. Bu da Side'nin tarih boyunca neden bu kadar önemli olduğunu anlatmaya yetiyor aslında...

TARİHLE DENİZ ARASINDA
Side'deki antik kalıntılar yaşamın bir parçası olarak varlığını sürdürüyor. Apollon Tapınağı bunun en etkileyici örneklerinden biri. Denizin hemen kıyısında yükselen sütunlar, özellikle gün batımında adeta altın rengine bürünüyor. Güneş ufka yaklaşırken ortaya çıkan manzara, Antalya'nın pek çok noktasında bulamayacağınız kadar güçlü bir atmosfer yaratıyor. Biraz ilerlediğinizde ise Side Antik Tiyatrosu karşınıza çıkıyor. Roma mimarisinin görkemli örneklerinden biri olan bu yapı, geçmişte binlerce kişiyi ağırlamış. Bugün ise sessizliğin içinde bile etkisini kaybetmeyen bir anıt gibi dimdik ayakta...
SOKAKLARI AYRI BİR HİKAYE
Side'nin sokakları da en az yapıları kadar etkileyici. Küçük butik dükkânlar, el işi ürünler, sanat galerileri ve samimi kafeler... Her köşe başında yeni bir detay keşfetmek mümkün. Taş döşeli dar yollar, sizi bir anda küçük bir dükkâna, bir sanat atölyesine ya da denize açılan sürpriz bir manzaraya çıkarabiliyor. Burada yürürken zaman kavramı biraz anlamını yitiriyor. Ne tamamen geçmiştesiniz ne de bugünde... İkisi arasında, kendine özgü bir yerde.
TATİLİN DE HAKKINI VERİYOR
- Elbette Side sadece tarih değil. Altın sarısı kumsalları ve berrak deniziyle tatilin de hakkını veriyor. Ancak Side'de deniz deneyimi biraz daha farklı. Daha sakin, daha dingin ve daha yavaş... Side'nin belki de en güzel yanı, insanı yavaşlatması. Sabah erken saatlerde sahilde yürümek, denizin sesiyle güne başlamak... Gün içinde bir gölgede oturup serinlemek... Akşamları ise hafif bir esinti eşliğinde sokaklarda kaybolmak...
GÜN BATIMINDA SESSİZ BİR MASAL
- Side'nin en büyüleyici anı hiç şüphesiz gün batımı... Özellikle Apollon Tapınağı'nın çevresi, güneşin turuncuya çalan ışıklarıyla birlikte adeta bir masal sahnesine dönüşüyor. Sütunların arasından süzülen ışık, denize yansırken zaman yavaşlıyor gibi hissediyorsunuz. Burada kimse acele etmiyor. Çünkü herkes o anın değerini biliyor.
- Side'nin en büyüleyici anı hiç şüphesiz gün batımı... Özellikle Apollon Tapınağı'nın çevresi, güneşin turuncuya çalan ışıklarıyla birlikte adeta bir masal sahnesine dönüşüyor. Sütunların arasından süzülen ışık, denize yansırken zaman yavaşlıyor gibi hissediyorsunuz. Burada kimse acele etmiyor. Çünkü herkes o anın değerini biliyor.
- Side, deniziyle dinlendiren, tarihiyle düşündüren bir yer. Hem yazın hafifliğini hem de geçmişin ağırlığını aynı anda hissettiren nadir destinasyonlardan biri. Yazın bu en güzel zamanlarında siz de hem tarih hem deniz hem de biraz sakinlik arayanlardansanız AJet'in uygun fiyatlarla sunduğu Antalya uçak biletlerine bir göz atın derim. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan haftada 57, Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan haftada 48 olmak üzere Antalya'ya toplam 105 sefer düzenleyen AJet size eşsiz bir tatilin de kapılarınıa ralıyor.