Yazın son günlerini biraz daha uzatmanın yolu bazen yeni bir koy keşfetmekten, bazen de iyi bir konserin peşine düşmekten geçiyor. Üstelik bu kez ikisini bir arada yapmak mümkün. Türkiye'nin birbirinden güzel dört tatil beldesi, caz festivallerine ev sahipliği yapıyor. Datça'dan Kaş'a, Bozcaada'dan Alanya'ya uzanan, tatilinizi caz ile renklendireceğiniz bu rota deniz, tarih, gastronomi ve müziği aynı bavulda buluşturuyor.
DATÇA'YA CAZ GELDİ
Rotanın ilk durağı Datça. Bu yıl ilk kez düzenlenen Datjazz Festivali 19 Ağustos'ta başladı. Türkiye'nin yanı sıra Balkanlar, Doğu Akdeniz ve Avrupa'dan müzisyenleri bir araya getiren festival bu akşam Ada Sanlıman Quartet konseriyle sona erecek. Ama Datça'ya yalnızca konser dinlemeye gidilmez. Önce rotayı Knidos Antik Kenti'ne çevirmek gerekir. Yarımadanın ucundaki bu antik kent, iki limanı ve denize karşı konumuyla başlı başına bir manzara noktası. Ardından Eski Datça'nın taş evleri ve begonvilli sokaklarında ağır ağır yürümek, Can Yücel'in izini sürmek tatilin olmazsa olmazlarından. Deniz molası için Palamutbükü, Ovabükü ve Hayıtbükü üçlüsünden birini seçebilirsiniz.

KAŞ İÇİN BİR SEBEP DAHA
Datça'dan sonra rotanın Akdeniz ayağı Kaş. 28-30 Ağustos'ta sekizinci kez düzenlenecek Kaş Caz Festivali müzikseverleri ağırlıyor. Bu yıl "Kökler ve Göçler" teması etrafında şekillenen programda Michel Godard Trio, Julia Biel, Anıl Şallıel, Şenay Lambaoğlu, Serkan Çağrı ve Jembaa Groove gibi isimler bulunuyor. Fakat Kaş'a gitmişken bütün günü festival alanında geçirmek olmaz. Sabah erkenden Kaputaş Plajı'na inip turkuvaz sulara bırakın kendinizi. Bir başka gününüzü tekneyle Kekova ve Batık Şehir rotasına ayırabilirsiniz. Doğal SİT alanı olarak koruma altına alınan Kekova aynı zamanda Türkiye'nin en iyi dalış rotaları arasında. Daha fazla tarih isterseniz Patara Antik Kenti, Antiphellos Antik Tiyatrosu ve Uzun Çarşı çevresinde dolaşabilirsiniz.

RÜZGAR MÜZİĞİN RİTMİNE KARIŞIYOR
Eylül geldiğinde yönümüzü kuzeye, Bozcaada'ya çeviriyoruz. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) katkılarıyla 4-6 Eylül'de 10. yaşını kutlayacak Bozcaada Caz Festivali, bu yıl "Geçicilik" temasıyla gerçekleşiyor. Festivalin kalbi yine Ayazma Manastırı'ndaki ana sahnede atarken, adanın farklı noktalarına yayılan KEŞİF programı, festival coşkusunu tüm adaya yayacak. Bozcaada'da festival kadar önemli olan ada ritüellerini de atlamayın. Sabah Ayazma Plajı ya da Akvaryum Koyu'nda denize girin, ardından Rum Mahallesi'nin renkli sokaklarında kaybolun. Gün batımına doğru Polente Feneri ve rüzgâr gülleri tarafına geçmek ise adanın klasiklerinden.
ALANYA'DA TARİHİN GÖLGESİNDE CAZ
Son durak Alanya. 20. Alanya Uluslararası Caz Festivali 17-20 Eylül tarihleri arasında, Alanya'nın tarihi atmosferinde cazseverleri buluşturuyor. Toros Dağları'nın eteklerine göz alabildiğine uzanan altın kumsalları, mis kokulu portakal bahçeleriyle Antalya'nın en güzel tatil beldelerinden biri olan Alanya'ya geldiğinizde ilk durak elbette konserlerin de gerçekleşeceği Alanya Kalesi olmalı. Tarihi yarımadayı gezdikten sonra Alanya'nın tarihi sembolü olan Selçuklu mirası Kızılkule ve Tersane'ye inip deniz kenarında soluklanabilirsiniz. Sıcaklardan biraz uzaklaşmak isterseniz yönünüzü Dim Çayı'na çevirin. Çayın serin sularında vakit geçirmek, Dim Mağarası'nı görmek ve vadide yemek güzel bir alternatif. Deniz için 2 km uzunluğa sahip mavi bayraklı Kleopatra Plajı, tarih için Syedra Antik Kenti tercih edilebilir.