Atv'nin yayın yolculuğuna yeni başlayan dizisi Mercan Köşk, çekimlerin gerçekleştiği Mersin'e ilgiyi artırdı. Mersin'in Tarsus ilçesinde çekilen dizi, tarihi dokusu ve narenciye bahçeleriyle dikkat çeken bu kadim coğrafyayı ekranlara taşıyor. Hafsanur Sancaktutan, Kubilay Aka ve Bertan Asllani'nin başrolünde yer aldığı yapımın hikâyesi de Tarsus'un büyüleyici atmosferinden besleniyor. Gelin, Mercan Köşk'ün kamerasını çevirdiği bu coğrafyaya yakından bakalım.

BİR AÇIK HAVA MÜZESİ
Tarsus, yalnızca Mercan Köşk'ün fonu olan bir ilçe değil binlerce yıllık geçmişiyle bir açık hava müzesi. Sokaklarında yürürken Roma'dan Osmanlı'ya, farklı medeniyetlerin bıraktığı izlerle karşılaşmak mümkün. Dizinin çekimlerine ev sahipliği yapan tarihi Hayyürnisa Konağı da bu atmosferin önemli parçalarından biri. Tarihi yapı, Mercan Köşk'ün gizemli dünyasına ev sahipliği yaparken Tarsus'un taş duvarlı, geçmişi bugüne taşıyan mimarisini de seyirciyle buluşturuyor. Tarsus'a yolu düşenlerin ilk duraklarından biri hiç kuşkusuz Kleopatra Kapısı. Rivayete göre Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın, Marcus Antonius'la buluşmak için şehre bu kapıdan girdiği anlatılıyor. Bir başka önemli durak ise Roma döneminden bugüne ulaşan Tarsus Antik Yolu. Tarih üzerinde yürümek nasıl bir şey diye merak edenler için şehir merkezinde kısa ama etkileyici bir zaman yolculuğu vaat ediyor.

PORTAKAL BAHÇELERİNİN ARASINDA
Mercan Köşk'ün görsel dünyasında dikkat çeken en önemli unsurlardan biri de Çukurova'nın bereketli toprakları ve narenciye bahçeleri. Dizinin afişleri ve tanıtımlarında da bu yeşil atmosfer öne çıkıyor. Portakal ağaçları arasında şekillenen hikâye, Tarsus'un yalnızca tarihiyle değil, doğası ve tarımsal zenginliğiyle de ekrana taşınmasını sağlıyor. Şehir merkezinden biraz uzaklaşıp çevreyi keşfetmek isteyenler için Tarsus Şelalesi de listenin başında yer alıyor. Berdan Nehri'nin coşkun sularıyla oluşan şelale, özellikle sıcak Çukurova günlerinde nefes almak için güzel bir mola noktası.
İNANÇLARIN BULUŞMA NOKTASI
4 Tarsus, farklı inançlar açısından da önemli bir merkez. Aziz Pavlus'un doğduğu şehir olarak kabul edilen 1102 tarihli Aziz Pavlus Kilisesi Hristiyanlar tarafından hac yeri olarak sıkça ziyaret ediliyor. Aziz Pavlus Kuyusu ve çevresindeki tarihi alanlar da ziyaretçilerin uğrak noktalarından. Aziz Pavlus Kilisesi'nin su kuyusu ile birlikte, 25 Şubat 2010'da Dünya Mirası Listesi'ne aday olarak sunulduğunu da ekleyeyim. Eshab-ı Kehf Mağarası da Tarsus'un çevresindeki önemli duraklardan biri. Ve elbette Tarsus denince Kırkkaşık Bedestenini, eski çarşıları ve dar sokakları da unutmamak gerek. Şehirde dolaşırken bir köşede geçmişten kalma bir taş yapı, birkaç adım sonra ise Çukurova'nın günlük yaşamıyla karşılaşmak mümkün. Mercan Köşk, bir aşk, sır ve hesaplaşma hikâyesini ekrana getirirken Tarsus da dizinin görünmeyen başrollerinden biri... Kamera köşkün duvarlarına, portakal bahçelerine ve tarihi sokaklara çevrildikçe, seyirci bu hikâyenin izini sürmek için Tarsus'a ne zaman gitsek? diye düşünmeden edemiyor.