Festival için yola çıkmak, valize birkaç parça kıyafet koyup bir sahnenin önünde birkaç gün geçirmekten çok daha fazlası. Bir şehri müzik üzerinden tanımak, gündüz sokaklarında kaybolup gece binlerce insanla aynı şarkıda buluşmak... Festival seyahatini benim için özel kılan da tam olarak bu. Kosova'da Sunny Hill Festival için yola çıktığımda da hikâye böyle başladı. Festivalin ritmine kapılırken bir yandan da Priştine'yi keşfetmeye başladım. Üstelik şehrin izini sürmek için bu kez elimde farklı bir rehber vardı: Dua Lipa. DUA LİPA'NIN PEŞİNDE
Dünyaca ünlü sanatçı, Kosova'ya gelenler için Priştine'de görülmesi gereken yerlerden kendi seçkisini hazırlamış. Ben de festivalin boş kalan saatlerini bu listenin peşine düşerek değerlendirdim. İlk duraklardan biri Dukagjini Bookstore oldu. Bir şehri tanımanın en güzel yollarından biri hâlâ bir kitapçıya girmek. Rafların arasında dolaşırken kentin kültürüne dair pek çok ipucu bulabiliyorsunuz. Ardından National Gallery of Kosova'ya uğradım.
YAZ BİTER FESTİVALLER BİTMEZ
Kosova sanatını tanımak için önemli duraklardan biri olan galeri, Dua Lipa'nın da Priştine ziyaretlerinde kendisini çeken yerler arasında. Sonra kahve molası geldi. Tiffany ve Monroe, listenin şehirdeki keyifli adreslerinden. Böylece festivalin yalnızca sahneden ibaret olmadığını bir kez daha gördüm. Konser bittiğinde şehir sizi bekliyor. Kosova'dan döner dönmez aklıma aynı soru takıldı: Eylül ayında hangi festivale gitmeli? Cevabı ararken benim için yeni bir seyahat formülü ortaya çıktı: Önce festivali seç, sonra şehri keşfet. Çünkü iyi bir festival, birkaç günlük konser programından çok daha fazlasını vaat ediyor. Yeni bir şehir, farklı bir mutfak, yeni insanlarla tanışma fırsatı ve eve döndüğünüzde anlatacak hikâyeler bırakıyor. Üstelik Avrupa'da eylül, festival seyahati için oldukça güzel bir dönem. Yazın yoğunluğu biraz azalıyor, hava daha serinliyor, şehirler nefes almaya başlıyor. Bu nedenle benim radarımda bu kez üç farklı rota var.

SELANİK'TE ELEKTRONİK RİTİMLER
YUNANİSTAN – Reworks Festival | 16–20 Eylül 2026
Elektronik müzikle şehir hayatını buluşturan Reworks, festival deneyimini birkaç konserden ibaret bırakmıyor. Paul Kalkbrenner, Dixon, Maceo Plex, The Blessed Madonna ve Modeselektor gibi isimlerin yer aldığı program, müzikseverleri Selanik'in enerjisiyle buluşturuyor. Festival gündüzleri ise şehir keşfi için değerlendirmek mümkün. Deniz kenarında yürüyüşler, Selanik mutfağının vazgeçilmezleri ve şehrin canlı sokakları... Sonuçta ortaya bir festivalden çok, müzikle süslenmiş kısa bir şehir tatili çıkıyor.

GÜNDÜZ HAMBURG, GECE REEPERBAHN
ALMANYA – Reeperbahn Festival | 16–19 Eylül 2026
Yeni müzikler keşfetmek isteyenler için Reeperbahn bambaşka bir deneyim sunuyor. Festival, Hamburg'un St. Pauli ve Reeperbahn çevresindeki farklı mekânlara yayılıyor. Yani tek bir sahneye bağlı kalmadan şehrin içinde dolaşarak müziğin peşinden gidiyorsunuz. Gündüz Hamburg'un sokakları, gece ise festival... Bence oldukça iyi bir seyahat denklemi.

LİMASOL'DA YAZI UZATIYORUZ
KIBRIS – BEONIX Festival | 25–27 Eylül 2026
Eylül sonunda hâlâ yaz havasını yaşamak isteyenlerin rotası bu kez Limasol. Elektronik müziğin öne çıktığı BEONIX Festival'in 2026 programında Adam Beyer, Benny Benassi, Röyksopp, CamelPhat, Monolink ve Argy gibi isimler bulunuyor. 25–27 Eylül tarihleri arasında ETKO'da gerçekleşecek festival, Akdeniz atmosferini elektronik müzikle bir araya getiriyor. Yazı biraz daha uzatmak isteyenler için güzel bir kapanış rotası.