Oğuz Atay, insanın iç dünyasının en karmaşık köşelerini sözcüklere döken eşsiz bir yazardır. Onun eserlerinde yalnızlık, sorgulama ve içsel çatışma öylesine canlıdır ki, okuyan her cümlede kendini bir ayna karşısında bulur. Kısa ya da uzun, düşündürücü Oğuz Atay sözleri ve alıntıları, hem ruhun derinliklerine dokunur hem de hayatın anlamını sorgulayan herkese ilham verir. İşte Atay'ın en etkileyici sözlerinden ve unutulmaz alıntılarından bir seçki…
"Çünkü ey Cemil! Halkın anlamadığı bir dille konuşuyorsun, kendine yeni kelimeler buldun. Okuma-yazmayı bilmeyenler ülkesini yazılarla doldurdun. Şimdi hayat sellerinin ortasında kendi ıssızlığının çölünde yaşıyorsun. Kendi kendine oynadığın oyunlarla avunmaya çalışıyorsun."
"Birçok dert de, ne yazık, bilimin istediği tanımların içine sığmıyordu. İnsanın, bilimdışı ne kadar çok hastalığı vardı."
"İçimden şehirler geçiyor, sen her durakta duruyor, inmiyorsun."
Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor.
İnsan çok sevdiği halde neden her defasında terkedilir. Ve beklenenler, neden hep vazgeçildikten sonra gelir.
Söyle evladım' diye teselli ederdi annem beni. Söyle de içine hicran olmasın. Hicran oldu anne.
Seni seviyorum ve yalnız seni görüyorum. Seninle ilgiliyim başka her şeyi unutuyorum. Sözün gelişi değil bu; ben sözümün eriyim başka anlamları olsaydı sözlerimin başka anlamlara uygun kelimeler bulurdum…
Oysa bizim bütün güzelliğimiz, yaşadıklarımızla düşündüklerimiz arasındaki acıklı çelişkinin yansımalarından ibaretti.
Tarih bir tahriften ibarettir. Tarih, geçmişten geleceğe uzanan ve bugün gördüğümüz bir rüyadır. Bütün rüyalar gibi tarih de yorumlanabilir; ama görülürken değil.