Engin Ardıç ve Haşmet Babaoğlu'ndan sonra şu "sosyoloji eğitimi " konusuna ben de değineyim.
Türkiye'de doğru dürüst bir lise sosyoloji eğitimi verilebilmesi için, demokratik değerlerin yerleşmesi gerekir.
" Demokrasiyle, sosyolojinin ne alakası var " diyeceksiniz. Şöyle: Sosyoloji insana toplumun farklı sınıf, zümre, kimlik ve inanç gruplarından oluştuğunu gösterir.
Yani insanların, "kötü, şerefsiz, düzenbaz ya da aptal" olduklarından değil, farklı değerlere sahip oldukları için o şekilde davrandıklarını öğretir.
Dolayısıyla gerçekten bilim yapmaya, toplumu anlamaya çalışan bir sosyologun "olağan" hali demokrasi taraftarlığıdır.
Çünkü sosyolog, farklı grupları yakından tanıdıkça, onların da siyasal sistem içinde temsil edilmeleri ve sorunlarını çözmek için demokratik süreçlerde yer almaları gerektiğine inanmaya başlar.
Eğitim sistemi demokratik değerlerden yana olmayan bir Türkiye'de, haliyle sosyoloji de doğru dürüst öğretilmez. Çünkü öğrencilerin raydan çıkmasından korkulur.