Bundan 15-20 yıl kadar önce, içimdeki çocuk diye klişe bir laf ortaya atılmıştı. Tabir kısa süre söyleşilere, köşe yazılarına sızmış, dillere pelesenk olmuştu.
Mesela röportajlarda, "İçimdeki çocuk yaşıyor" ya da "İçimdeki çocuğu özgür bırakmak hoşuma gidiyor" demek moda haline gelmişti.
Tatlı şakalarla, şirin taklitlerle arkadaşlarını güldüren ya da yaratıcı denilen türden reklam sloganları ortaya atan, hep insanın içindeki çocuktu.
Yani bu çocuk hep zeki, yaratıcı ve espriliydi. Nedense hiç embesil, kavgacı, hırsız ya da pis olmuyordu.
"İçimdeki muhafazakar"
1990'lar geride kaldı. Devir değişti. Yüzde 50'yi yakalayan siyasi hareketin, vesayet rejimini geriletmesiyle birlikte şimdi de "içimizdeki muhafazakâr" ortaya çıktı.
Henüz kimse "içimdeki muhafazakâr" demiyor. Böyle bir tabir kullanmıyor. Ama maşallah dört bir yandan içlerindeki muhafazakârı ortaya çıkaranların haberleri geliyor.
Bir trend olarak cami gezmeler... 20 yıllık aradan sonra tekrar oruç tutmalar... Başörtüsünde yepyeni anlamlar keşfetmeler... "Huzur, maneviyat, hamdolsun" gibi kelimeleri cümle içinde kullanmalar... Konuya uysa da uymasa da; Allah'tan, Peygamber'den, Kuran'dan söz açmalar...
Bu duruma acaba ne ad vermeli: Samimi bir dışavurum mu, yoksa bukalemunluk mu?