Önce şu noktanın altını çizelim:Başbakan Erdoğan'ın... Yüz binlerce Ermeni'nin ölmesiyle sonuçlanan 1915 Tehciri'ne ilişkin olarak... "20'nci yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi sunuyoruz..." demesi, fevkalade önemli bir gelişme. ;
Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde bunu yapmaya cesaret eden ilk Başbakan... Üstelik "Bilmeyen kalmasın" dercesine taziye mesajını dokuz dilde yayınladı.
Ancak mesaj, çeşitli kesimlerce farklı biçimlerde algılandı ve değerlendirildi.
Örneğin ABD'deki Ermeni Lobisi mesajı "İnkâr siyaseti tekrar ısıtılarak masaya getirildi" dedi. Diyaspora Ermenileri "1915 Soykırımdır" demeyen bütün Türkleri "inkarcı" olarak niteliyor.
O gruplar şuna bakıyor: "Ermeniler soykırıma uğratıldı" deniyor mu, denmiyor mu? Madem denmiyor, o halde açıklamanın hiçbir değeri yok, çünkü inkârcı.
Diyaspora Ermenileri... Ankara'nın, "Evet, 1915'te yapılan soykırımdır" demesini yürekten istiyor mu? Ben bundan da kuşluyum.
Çünkü 1915 olayları, Ermeni kimliğini ve dayanışmasını sürdürmede en önemli öğe olarak çalışıyor. "İnkârcı Türkler" onları birbirine teyelliyor.
Halbuki Türkler "düşman" olmaktan çıktığı an, her bir Ermeni kendi yoluna gidecek.

NASIL OLDU DA OLDU?
1915'in Soykırım olduğunu ispatlamak üzere yapılan panellere, yazılan kitaplara, dikilen anıtlara atılan nutuklara, çekilen filmlere, bestelenen acı dolu şarkılara gerek kalmayacak.
Tabii olayın bir de Türkiye'deki yüzü var: MHP Başkanı Devlet Bahçeli, taziye mesajını şöyle değerlendirdi: "Erdoğan, 'Hepimiz Ermeni'yiz' demiştir..."
Yok artık! Bunu nereden çıkardı bilmiyorum ama metne baktığımızda "geri dönüşe" yani "yanlış anlaşıldık" demeye elverişli sürüyle cümle bulunuyor.
Örneğin şu: "Aynı dönemde, benzer koşullarda yaşamını yitiren, etnik ve dini kökeni ne olursa olsun, tüm Osmanlı vatandaşlarını da rahmetle ve saygıyla anıyoruz..."
Bu ve benzeri sözler, "o dönemde herkes acı çekti" demek oluyor. Yani can ve mal kaybeden bütün gruplar için söylemek mümkün.
Halbuki 1915 Tehciri özel bir parantez oluşturuyor. İddia şu: "Osmanlı'yı yöneten İttihat ve Terakkiciler, savaşı fırsat bilerek, Ermenileri sistematik biçimde ortadan kaldırmışlardır." Bu nedenle metne bakıp, "Tarihte olandan 'özür' dilendi, artık önümüze bakalım..." demek de mümkün değil. Özür filan yok. Bu apaçık bir taziye metni... Sadece taziye metni olması onun önemini azaltmaz. Başbakan Erdoğan bir kez daha çok önemli bir iş yaptı.
Benim bu işte anlamadığım nokta şu: Başbakan Erdoğan, tam da Cumhurbaşkanlığına doğru yürürken... Niye bunu yaptı?

"Seçimde yüzde 45.5 aldım, 1915 için taziye metni yayınlamak önemli bir düşüşe yol açmaz" mı dedi?
"ABD ile aramız bu aralar gayet serin, en iyisi biraz ısıtmak" diye mi düşündü?
"Ermenistan'ın artık sisteme dahil edilmesi gerekiyor; küçük bir taviz bizi bozmaz" mı dedi?
Nasıl oldu da oldu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN