Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Obama'nın kazandığı, adı birkaç güne kadar unutulacak olan Romney'in kaybettiği seçimde 25 aday daha olduğunu biliyor muydunuz?
Amerikalılar bile bilmiyorlardı.
Sorun şimdi, eskilerden Adlai Stevenson, Thomas Dewey, Barry Goldwater, Hubert Humphrey gibi isimleri bile kimse hatırlamaz. Oysa bu adamlar, yirminci yüzyılın güçlü politikacılarıydı.
Pek pek, Walter Mondale, Michael Dukakis, John Kerry gibi daha yeni isimler "biliyorduk yahu, artist miydi acaba, dur dur, dilimin ucunda" gibilerden bir kıpırdanma yaratır belleklerde...
Üstelik bunlar, kaybeden güçlü adaylardır.
İkinci gelenler. Kısa bir seçim dönemi meşhur olup da sonradan hafızalardan silinenler.
Bir de, girdiği seçimden önce bile tanınmayanlar var. Geçen salı günü yarışa katılan şu isimlere bakın: Rocky Anderson, Gary Johnson, Virgil Goode, Jill Stein... Diğerlerini Amerikalı gazeteciler bile ha deyince bilemiyorlar.
Kimisi "yeşilcilerin" adayıydı, kimisi göçmen düşmanı, kimisi savaş karşıtı.
Amerikan sisteminin "üçüncü bir adaya" şans tanımadığı söylenir.
Sanki bizim sistem çok tanır da...
Akla hemen Ekrem Alican, Ferruh Bozbeyli, Mustafa Timisi, Turhan Feyzioğlu gibi isimler gelecektir.
Ya da gelmeyecektir, bu adamları biz hatırlıyoruz ama yeni kuşaklar duymamışlardır bile. (Kırklı yıllarda Şemsettin Günaltay, yetmişli yıllarda Sadi Irmak adında başbakanlarımız olduğunu kaç kişi biliyor? Şaka değil, başbakandı bunlar.)
Bu tür adamların ve kadınların, bu tür partilerin, hiçbir şansları olmadığını bile bile niçin ortalıkta dolaştıklarını, niçin seçimlere girdiklerini, niçin akıntıya kürek çektiklerini öteden beri merak ederim.
Bunu sormuştum da Liberal Parti'nin başkanı bana çok kızmıştı. İsmini ha deyince çıkaramazsınız, şimdi söyleyince hatırlayacaksınız: Besim Tibuk.
Evet ya, bizde Liberal Parti de var, Komünist Parti de. ("Hemi de yeşilci hemi de solcu parti" kuruluyordu, o ne oldu yahu? Halka inmeyecekler, herşeyi halkla birlikte öğreneceklerdi, öyle diyorlardı...)
Emekli general partisi de var. Ecevitçi parti de var. Neler neler var.
Niçin bile bile lades derler bu insanlar?
"Elbette kendi fikirlerini tanıtmak, seslerini duyurmak için" şeklinde hazırlop bir açıklama vardır ama azıcık safdil kalıyor...
İsterseniz sözü büyük Fransız yazarı Andre Malraux'ya bırakayım:
"Ölümlü olduğunu bilen insanoğlu, gelip geçtiği dünyaya bir çentik atmak ister."
Gazetelerde adın geçer, belki kimsenin seyretmediği kıytırık kanallarda programa da çıkarırlar, ansiklopedide kısa da olsa madde olursun...
Daha da ne istersin?
Şöyle yirmi ya da otuz yıl sonra hayatta olmak isterdim, o şansım son derece zayıf ama...
Kemal Kılıçdaroğlu adında birini hatırlayan çıkacak mıdır, görmek için.
"CHP'yi iktidar yapmak gibi bir hedefimiz yok" sözüyle tarihe geçecek midir, yoksa yeni gelecek kuşaklar "hadi canım, bu kadarı da olmaz, atıyorsunuz" mu diyeceklerdir o günün eli ayağı tutmayacak biz moruklarına?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN