İstanbul'da olimpiyat yapılmasını da istemiyorlar. Çamlıca'ya cami yapılmasını istemedikleri gibi. Taksim'e topçu kışlasının "suretinin" olsun yeniden yapılmasını istemedikleri gibi.
Yeni havaalanı projesine de önce ses çıkarmamışlardı, şimdi ufaktan ufaktan uyuzluklar başladı...
Niçin? Taksim'de pis kapitalistler para kazanacaklar, Çamlıca'da da yobazlar namaz kılacaklar, bundan dolayı mı, bunun gibi mi?
Yoksa ağababaları, rol modelleri Ahmet Altan hükümetle papaz olduğu için onlar da olma gereğini mi duyuyorlar?
Hayır, masraf kapısıymış.
Bu kafa, İsmet İnönü'nün ekonomiden anlamayan "denk bütçe" kafasıdır, bu kafa İlhan Selçuk'un "muz ithal edilirse dövizler biter" kafasıdır.
Çünkü liberal geçinen bu eşhas iliklerine kadar eski CHP'li ve eski Marksist... Geldikleri, çıktıkları kışladan kurtulamıyorlar.
Bu kafa, gazete çıkarıp "spor sayfası koymayacağım" diyen kafadır, çünkü efendim ne demiş diktatör Salazar, futbol, fado, fiesta falan filan...
İstanbul şu 2020 Olimpiyatları'nı düzenleme yarışını kazanırsa, 20 milyar dolar kadar bir bütçe ayırılacak...
Bu rakam, emekli Ayşe Teyze'lerin havsalalarının alamayacağı bir rakam.
Karşı çıkanlar, 8 milyar dolar tutması öngörülmüş Londra Olimpiyatları'nın 15 milyar dolara patlamasını örnek gösteriyorlar, Yunan yöneticilerinin beceriksizliği yüzünden içinde şimdi inekler otlayan Atina olimpik tesislerini hatırlatıyorlar.
Oysa, yapılan hesaplara göre olimpiyat İstanbul'a 40 milyar dolara yakın ekonomik faaliyet ve de 2.5 milyon ilave turist getirecek.
20 milyar dolar yatıracaksın, 40 milyar dolar döndüreceksin.
Ama böyle şeylere para harcanır mı? Parayla önce bir araba, sonra da iki apartman dairesi alırsın, birinde kendin oturursun, ötekini kiraya verirsin, tercihan işyerine... Değil mi efendim?
"Olimpiyat bittikten sonra tesisler çürüyecek" endişesi var...
Spor Akademisi'ni oraya taşırsın, tesisleri dershaneye dönüştürürsün. Ülkenin bütün lise ve üniversite öğrencilerine kart dağıtırsın, orada istedikleri zaman ücretsiz spor yapma olanağı tanırsın. Bunu beceremiyorsan tesislerin tümünü bir tek üniversiteye bağlarsın, spor kampüsü olur. Olmadı, özel işletmeye devredersin, kapıda bilet alan her vatandaş girer içeri sporunu yapar. Çare çok.
"Alakasız" spor dallarına seyirci bulunamazmış... Hokey, eskrim falan... Evet, bulunamaz. Yunanlılar şöyle çözmüşlerdi: Askeri okul öğrencilerini sivil giydirdiler, emirle tribünleri doldurdular. Sen de 19 Mayıs'ta çocuklara faşist gösterileri yaptırmayı bildiğin gibi bu sefer de onları olimpiyata getirirsin.
Sporu mporu boşverin, İstanbul Olimpiyatları demek, "Türkiye'nin artık olimpiyat düzenleyebilecek düzeye geldiğinin dünyaca tescili" demektir.
Yani, ileri ülkeler arasına girmesinin onayı! "Birinci kümeye" çıktığının belgesi!
Tut ki zarar ettik, böyle amansız bir PR fırsatına bu ülkenin ayırabileceği 20 milyar doları var mıdır?
Memur maaşlı üniversite hocasının havsalasında yoktur ama devlette vardır.
Türkiye onların çapını çok aştı, farkında değiller.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN