Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ekrem Alican ismini yeni kuşaklar hiç bilmezler, biz politikaya gözümüzü açtığımız yıllarda en az Ragıp Gümüşpala kadar, en az Sadettin Bilgiç kadar önemli ve tanınan bir isimdi. Nazlı Hanım'a sorun, anlatsın.
Yeni Türkiye Partisi'nin başkanı... Hoppala, öyle bir parti mi varmış?
Evet vardı, "Demokrat Parti'nin mirasını paylaşma kavgasında" geriye düştü ve unutuldu gitti.
Ragıp Gümüşpala da AP'nin başkanıydı... Ortalıkta Süleyman Demirel diye bir isim hiç yoktu, ancak 1965 yılında piyasaya çıkacaktır, çok kişi de "bu da kim yahu" diyecektir. İlhan Selçuk kendisine "Morrison Süleyman" diye isim takacaktır. Kimileri de halkın seçtiği adama "Gayrı Kanuni Süleyman" demekten utanmayacaklardır.
Bu benim sözünü ettiğim, 1960 darbesinin sonrasındaki beş yıl.
Emekli memurlar geçen gün 27 Mayıs'ın elli dördüncü yıldönümünü derin derin göğüs geçirerek "idrak ettiler" ya, bendeniz de yeniden hatırladım: 1961 seçimlerinin sonuçları...
Dört yıllık bir koalisyon dönemine yol açan, "ortada kalmış" bir seçim...
Şimdi herkes tu kaka ediyor (bunda da haklıdırlar), o sıralarda bize koalisyonun "ne kadar iyi bir çözüm" ve Türkiye için ne büyük bir yenilik olduğu anlatılırdı sürekli!
CHP bütün ittirme ve kaktırmalara rağmen gene tek başına iktidara gelememişti, ortaya çıkan başarısızlığın acı gerçeği ve koalisyon ucubesi o zamanın biz çocuklarına bile "atılım" diye pazarlanıyordu. "Tüh be, gene kazanamadık" diyemiyorlardı.
1961 seçimlerinin sonuçlarını şöyle bir gözden geçirdim:
CHP yüzde 36.7... Kendine elverir, hiç fena sayılmaz.
Lakin, AP yüzde 34.7... Onun hepi topu iki puan gerisinde.
Yeni Türkiye Partisi, yani YTP, yani Demokrat Parti'nin diğer mirasçısı da yüzde 13.9...
İkisini toplayın, yüzde 48.6 eder!
Yani, 1961 seçimlerini gene DP kazanmış.
Kazanmış da, bölündüğü için tek başına iktidarı kazanamamış, İsmet İnönü'ye son bir başbakanlık dönemi açılmış.
Bütün hakaretlere, bütün cinayetlere rağmen o "müteveffa" parti ilk seçimde yüzde 48'den fazla çekiyor, CHP'ye 12 puan fark atıyor!
Bugün de AKP'nin bütün hakaretlere, bütün darbe girişimlerine rağmen her seçimde dönüp dönüp "bastığı" gibi (çok şükür bu sefer cinayet yok.)
İşte bunun için ısrarla iddia ederim: "Darbeye gerek yoktu, Adnan Menderes ilk seçimi nasıl olsa kaybedecekti" diyenler çok yanılırlar. Erken seçim de olsa, zamanında seçim de olsa, Menderes gene kazanacaktı!
Bunu kendisi de biliyordu, fakat 1960 yılının o çok gergin mayıs ayında "erken seçime gidiyorum" diye resti çekip havayı yumuşatamamış, hem kendini hem demokrasiyi kurtaramamış olması büyük bir talihsizlik, korkunç bir hata örneğidir.
Fakat o zaman da, 1960 değilse bile "1962 darbesi" olurdu gibime geliyor. (Nitekim 1962 ve 1963'te denemediler değil)... Bürokrasi bir koalisyonu bile hazmedememişti...
Tayyip'ten kurtulmak mı istiyorsunuz?
Bu hükümeti devirin ki AKP beş yıl sonra yüzde 80'le gelsin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN