Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bunu hep yapıyor... Yok, kayıplara karışan "Megakent" saçmalığından sözetmiyorum. Daha derin saçmalıklar var.
Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde yaptığı ve birkaç yüz meraklı vatandaşı topladığı mitingde ("koş kız, canlısı geldi!"), çok iri bir laf etmiş: "Anayasa'nın ilk dört maddesi tartışma konusu olmaz" demiş.
Ne demek bu? Anayasa'nın ilk dört maddesini tartışma konusu yapanlar ya da yapmak isteyenler var da, CHP arslanlar gibi buna karşı çıkıyor. Amigo basın da hemen manşete çekiyor. Algı operasyonu bu yönde.
Nelermiş bu maddeler, "kara kaplıyı" açalım ve bakalım.
Madde bir: Türkiye devleti bir cumhuriyettir.
Bunu hiçkimse tartışma konusu yapmadı, kafasına fes geçirip televizyona çıkan birkaç "egzantrik mütefekkir" bile açık açık söylemedi.
Ama böyle sallayacaksın ki, ahmakların kafasında "Tayyip cumhuriyeti yıkıp padişah olmak istiyor" gibi bir izlenim oluşsun!...
Madde iki: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Bunu ancak HDP tartışma konusu yapabilir, dolayısıyla lafın "Atatürk milliyetçiliği" kısmı da Kandil Dağı'nın ayı kovuklarına gider. Hani ola ki bir CHP-HDP koalisyonuna niyet ederlerse, Demirtaş'a kibarca hatırlatsınlar.
Madde üç: Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. (Gene Kandil'e havale...)
Okumaya devam ediyoruz: Bayrağı, şekli kanununda belirtilen beyaz ay-yıldızlı al bayraktır. (Sarı, kırmızı ve yeşil bayrak kullananlar ya da bir hilali üçe çıkaranlar duysunlar.)
Milli marşı İstiklal Marşı'dır. Başkenti Ankara'dır.
Kimse "Oynama Şıkıdım Şıkıdım"ı milli marş yapalım demedi. Başkentin Kayseri'ye taşınmasını tartışan da hatırladığımız kadarıyla Birinci Meclis olmuştu.
Dördüncü madde, bu üç maddenin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini söylüyor. Demek ki şimdi çıkıp da "bu maddeler tartışma konusu yapılamaz" demek bile "malumu ilam"dan ibaret bir gayretkeşliktir. Boş laftır.
Ya da, kasaba politikacısının taşrada meydan nutku!
Ama, bunu allayıp pullayan gazeteyi "bir bayrak gibi" açıp metroda, vapurda, emekliler kahvesinde okuyan yaşlı amca, "vay be, demek ki Tayyip cumhuriyeti yıkmak, kendini padişah ilan etmek, başkenti de İstanbul yapmak istiyormuş" diye düşünebilir...
Eh, amaç da bunu düşündürmektir zaten! Bütün o "cumhurbaşkanı Dolmabahçe Sarayı'na geçecek miydi" türünden üfürüklerin amacı da bundan başka bir şey değildir.
İsterseniz bu yazıyı "29 Ekim yazısı" niyetine de okuyabilirsiniz. Müjdeler var yurdumun toprağına taşına, bir başkadır benim memleketim...
Yok yahu, o başka bir şarkıydı, karıştırdım galiba.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN