ENGİN ARDIÇ
ENGİN ARDIÇ

Efendiler, buna halk denir!

Yeri cennet olası hocam Tahir Alangu durup durup şöyle derdi: "Sosyalizmi çok iyi bilmem ama halkçılığı iyi bilirim!"... Haa, demek ki bunlar farklı farklı şeylerdi.
Sosyalistler halk adına hareket ettiklerini söylüyorlardı ama halkın onlara niçin hiçbir zaman "yüzde 3'ten fazla" oy vermediğini açıklayamıyorlardı (1965'te bu oranı yakalamışlardı, şimdi binde 3'lerde dolaşıyorlar.)
Yok, bir açıklama vardı tabii, "halk bilinçsiz"... Bir bilinçlense...
Bu tavrın, "halk cahil, eğitilmesi şart" diyen bürokratlardan yani CHP çevrelerinden hiçbir farkı yoktu. Sosyalistler ve Kemalistler halkı küçümsemede birleşiyorlardı.
Halk bir eğitilse oylarını yağmur gibi CHP'ye yağdıracaktı ama te... Devrim için de halka gerek yoktu ki, kararlı ve disiplinli iki bin kişiyle bu iş biterdi... Ama ah işte...
Örneğin Kemal Tahir'in romanları da o sıralar onlara ters gelmişti: Bu adam hacılardan hocalardan, şeyhlerden dervişlerden, Alevi dedelerinden sözediyordu yahu! Müslüman Anadolu'yu anlatıyordu! Bu memlekette böyle şeyler mi vardı?
Birkaç gündür Internet ortamlarında bazı fotoğraflar dolaşıyor. Hani şu birbirlerine ya kedi fotoğrafı ya da son pişirdikleri yemeklerin resimlerini çekip gönderen "beyaz" hanımlar, şimdi de kafayı yeni başbakanın oğluna ve eşine takmışlar.
Çocuk göbekli, hanımın da başı örtülü. (Çünkü kendi kocaları istavrit gibi ipincedir maşallah.)
Eski başbakanın eşinin de başı örtülü, yenisinin de. Cumhurbaşkanımızın eşinin de başı örtülü, eskisinin de.
Çünkü bu ülkede on dört yıldan beri HALK iktidardadır. Halk da işte budur.
Sosyalistlere sormak isterim: Siz o devrimi hangi halkla beraber, hangi halk adına, ya da hangi halk için yapacaktınız yahu?
Rusya'dan halk mı ithal edecektiniz? İyi ama onlar da başlarında başörtü, omuzlarında şalla dolaşırlardı... Erkekleri de fena halde sakallıydı.
En iyisi, şöyle Cibali Tütün Fabrikası modasına uygun beyaz tülbent... Başımıza da, Raisa Gorbaçova benzeri modern bir First Lady. (Kruşçev'in eşi Nina Petrovna'nın resmini hiç görmemişler. O hamam anası kılıklı kadın beş dil bilirdi.)
Efendiler, bizim halkımız budur. Dibine kadar Müslüman'dır. Sizin himmetinize de ihtiyacı yoktur, iktidardadır. Deviremiyorsunuz.
Haydi siz dalganızı geçmeye devam ediniz, onlar da iş yapmaya devam etsinler. Ben Frankfurt Havaalanı'na fark atacak yeni havaalanımızın törenini bekliyorum, kurdeleyi makasla kesecek kişinin yanındaki hanımın başı beni ilgilendirmiyor.
Siz isterseniz on yıldır bir türlü bitiremedikleri Brandenburg Havaalanı'nın açılış törenine gidersiniz, oradaki hanımın başı açık olacaktır. Fakat dikkat edin, Berlin'de yaşayan "siyah Türkler" pek ona benzemezler.
Oysa ne güzel orada sömürülecek ve bilinçlenip geleceklerdi, herhalde başlarını da açacaklardı, siz de onlarla devrim yapacaktınız. Tüh.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN