Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ENGİN ARDIÇ
ENGİN ARDIÇ

Muharrem parti kuracakmış

Sol Kemalistler ile sağ Kemalistler arasında sanıldığı kadar önemli bir fark yoktur.
Dönem dönem birbirlerinin gırtlağına sarılırlar (ne hikmetse hep de sağ solu tepeler) ama sonuçta aynı kaptan su içen insanlardır.
Ortak özelliklerinden biri halktan kopuk olmalarıdır.
Bir diğer özellikleri "zart zurtçu", yani eli sopalı olmaları...

***
Kılıçdaroğlu, partisinin içindeki "sol Kemalist" ekibi tasfiye etti.
Daha önce de "sağ Kemalist" ekibi tasfiye etmişti.
Dincilere ve Kürtçü'lere "açılmayı" deniyor.
Bunlar artık cılkı çıkmış ve iyice bıktırmış konulardır, CHP'nin oraya açılması, buraya açılması...
1949 yılında sağa açılan CHP, 1965'te de ortanın soluna açılmıştı. 1971'de faşistlere açıldılar, 1977'de sosyalistlere.
CHP hep açılıp saçılıyor da bir türlü kapanamıyor!
Kılıçdaroğlu açılınca sandıkta boğulacak ama parti içi iktidarı elinde tutacak, asıl derdi de budur. "Küçük olsun benim olsun" yaklaşımı.
Bunu gören 'nin "arkadaşları" şimdiden "ayrılıp yeni bir parti kuralım" görüşünü dillendirmeye başlamışlar bile...
Aman kursunlar.
Kimi insan öngörülüdür, kimi insanın da aklı başına kazığı yiyince gelir.
Muharrem İnce, çapının yetersizliği yüzünden, bu oyunu boşa çıkaramadı.
Resti çekemedi. Şu anda acıklı bir güldürüde figüranlık ediyor.
Büyük bir ihtimalle, kaybedeceği seçimden sonra Kılıçdaroğlu'na biat edecek, "ben ettim sen etme" politikasına geçip bir danışmanlığa falan fit olacak.
(Meral Hanım cumhurbaşkanı olmayacağına göre ondan bir "başkan yardımcılığı" koparması sözkonusu değil. O tarafı da kollamayı ihmal etmedi ama boşuna.) Buna rağmen arkadaşları parti kuracaklarsa kursunlar.
da kurmuştu, yokoldu gitti.
Necdet Calp da kurmuştu (pardon, kendisine kurdurulmuştu), yokoldu gitti.
Erdal İnönü de... (Cezmi Kartay diye bir adam hatırlar mısınız?) Hatta Ecevit bile. Hatta DSP'yi kurarken "CHP'ye acımayın" demişti.
da kurmuştu...
Haydar Baş da kurmuştu...
Muharrem İnce de kursun:
"Kemal'den Ayrılan En Bir Hakiki ve de Öz CHP"...
Kuaför Vili'den ayrılan manikürcü Perihan'ın o sektörde kendi başına ayakta durma şansı hiçbir zaman olmadı ki...
Kursun, henüz gençtir, 54 yaşında, bu oyuncak onu daha yirmi sene oyalar.
"Atatürkçü reformlar" falan filan diye bir de program yapar kendine.
Sonra mesela seçimlere girecekmiş gibi yapıp son dakikada vazgeçer...
Hangi seçimlere mi? İsterse 2023, dilerse 2028...
Böyle böyle oyalanır. Bir taşra lisesinde fizik öğretmenliği yapmaktan daha heyecanlı.
O arada bol bol bisiklete de biner.
Atatürk bisikletçinin zeki, çevik ve ahlaklısını severdi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN