Türkiye'nin en iyi haber sitesi

General Franco, iç savaştan sonra kendine büyük bir anıt-mezar yaptırmıştı, yapımı on sekiz yıl sürdü... Madrid'in kuzeyinde, El Escorial Sarayı'na yakın, Şehitler Vadisi'nde... Valle de los Caidos...
Başkentten bir saatlik yoldur, turlar var, yolunuz düşerse gidip görebilirsiniz.
Sarayla mezara "kombine bilet" de satıyorlar, 59 euro.
Şehitlerden kasıt, iç savaşta ölen faşistlerdi.
"Karşı tarafa" bir şey yoktu.
Çünkü Franco'nun barışmaya, affetmeye, yaraları sarmaya, olup bitenlerin üstüne bir sünger çekmeye de en küçük bir niyeti yoktu. Ölünceye kadar intikam peşinde koştu.
Bir tepenin içini oydurmuş, orada mermer lahdini de hazırlatmıştı. Tepeye de 120 metrelik kocaman bir ıstavroz kondurmuştu.
Anıt-mezarın yapımında iç savaşta bunlara esir düşen binlerce "cumhuriyetçi asker" zorla çalıştırıldı, yüzlercesi de orada öldü.
Franco 1975'te buraya gömüldü, anıt-mezar 44 yıl boyunca faşistlerin uğrak yeri oldu.
İspanya demokrasiye, hem de dünyanın en ileri demokrasilerinden birine geçince, "kaldırın o herifi oradan" sesleri de yükseldi tabii.
Ama dokunulamıyordu.
Çünkü İspanya, kendi geçmişiyle hesaplaşmak yerine, her şeyi unutmayı seçmişti... "Pacto de olvido"... Unutma antlaşması... Bu, sağ ile sol arasında, resmi olmayan bir mutabakattı. Sağdan da soldan da hesap sorulmayacak, kimse kovuşturmaya uğramayacaktı.
O kadar ki, kral Juan Carlos, iç savaşta çarpışmış ve hayatta kalmış herkese bir "jest" olarak İspanyol pasaportu dağıttı. Alman askeri de, Amerikan komünisti de böylece eşitlendi.
Ama sosyalistler Franco'nun cesedini oradan nakletmek için uğraştılar, sonunda sonuç alındı.
Franco'nun tabutu ancak 44 yıl sonra, geçen gün mezarından çıkarıldı ve Madrid'deki aile mezarlığına taşındı.
Eşi Carmen Polo da orada yatıyor. Kızı Carmen (Nenuca) da orada olsa gerektir.
Törende, 1981 darbe girişiminin lideri Yarbay Tejero da hazır bulunmuş.
Elbette.
Tejero'nun oğlu papazmış. Ayini o yönetmiş.
Neyse ki kral Felipe gitmemiş, hükümet de adalet bakanını göndermekle yetinmiş.

***

Şimdi yazıları bekliyorum, yazıları...
"Tayyip'e çamur atmaktan" fırsat bulurlarsa yazacakları yazıları...
Ülkede anarşi başgöstermiş, sonunda kahraman İspanyol ordusu yönetime el koymaktan başka çare bulamamış...
General Evren, pardon Franco, başka ne yapabilirmiş?
Ülkede seçimle gelmiş bir hükümet vardı. Parlamento açıktı, cumhuriyet anayasası yürürlükteydi.
Yıl 1980, pardon, 1936.
Gelenek olduğu üzere bir darbe yapıp işi bitireceklerini sandılar ama sol direndi, Madrid ve Barcelona'yı ele geçiremediler, darbe iç savaşa dönüştü, üç günde bitireceklerini sandıkları işi üç senede bitirebildiler.
Peki Türkiye'de?
Solcular kaçacak delik aramışlardı.
O da farkımız işte.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA