HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU

Pazar notları

Onu beğenmiyor, bunu beğenmiyor... Onu aşağılıyor, bunu aşağılıyor... Bütün konuşmaları, yazıları, mesajları bunlarla dolu... Nelerden nefret ettiğini anlatmaya bayılıyor. Ama neleri sevdiğini sorun ona! Göreceksiniz ki, ya şaşırıp susuyor ya da saçmalıyor. Neden peki? İçten içe aşağılığın teki olduğunu bildiği ve bu bilgiyi kendinden bile saklamaya çalıştığı için mi bütün bunlar?

***

Bir arkadaşım vardı... Her işte, her davranışta, her insanda ince bir zekanın izlerini arardı. Günde en az on kere başkaları için "geri zekalı" derdi. Beğenmediği ne varsa, "zekice" bulmadığı içindi! Bir gün gitti, kendi zeka seviyesini ölçtürdü. (Doğrusu o testleri ve sonuçlarını ben ciddiye almam ama o alırdı!) Sonuç büyük hayal kırıklığı oldu. Bilmem, belki kendinde olmayanı arıyordu her yerde... Belki de şapşal bir kibirin esiriydi! Ha... Ne iş mi yapıyordu bu arkadaşım? Tahmin etmişsinizdir: Benzerleri gibi medyada çalışıyordu.
***

"İktidar sizi nerenizden yaralıyorsa, orası kimliğiniz olur." Milan Kundera... "İktidar sizi nerenizden yalıyorsa, orası kimliğinizi kaybettiğiniz yerdir." Derin halk bilgisi...
***

Eylül denizinde yüzmek... Sessiz bir odada öğleden sonra uykusuna yatmak; pasaport kontrolünden geçtikten sonra dönüp sana bakan sevgiliye son kez el sallamak; yağmurda ıslanarak yürümek gibi eylül denizinde yüzmek...
***

Dondurmacıda taş çatlasa 7 yaşlarında üç çocuk! Büyük bir ciddiyetle ama sevinç içinde dondurmalarını kaşıklıyorlar. O an bütün dünya durmuş, bir tek onlar var sanki... Bu kadar sahici bir sevinçle bu kadar yoğun bir ciddiyetin iç içe geçmesi sadece çocuklara özgü bir şey. Bu yüzden biz yetişkinlerin onları tam olarak anlaması imkânsızdır.
***

"Zaman beni taşıyan nehirdir. Aynı zamanda ben nehirim." Jorge Louis Borges... "Zaman beni yutan nehirdir. Aynı zamanda ben zamanın ta kendisiyim." Derin halk bilgisi...
***

Bakıyorum, mevsimi geldi ya, herkes birbirine sormaya başladı yine: Bu yıl nasıl geçti tatil? Güzel miydi?.. Bütün bir yılın en güzel yanı tatilimiz ise, sadece tatilde huzurlu veya mutluysak... Yanmışız, demektir. Geri kalan o koca zaman dilimi bizi boğuyor, hapsediyor, mutsuz kılıyorsa; hayatımıza bir anlam katamıyorsak... Tatilde hissettiklerimizin gelip geçici sarhoşluklarda hissedilenlerden ne farkı var?
***

Bir kez "burada" kaybettiysek hayatı, tatil yerinde bulamayız! İnsanlığımızı "burada" kırıp döküyorsak, tatil yerinde onaramayız.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN