Furun... Adı bu. Alaçatı'da bir fırın. Kurabiyeleri, boyozları ve ekmekleri harika.
Kısa süre sonra üniversiteden mezun olacak gençlerin "mezuniyet balosu" heyecanlarına tanık olmak.
Bir köy evinin avlusunda dostlarla akşam yemeği. (Deniz mahsullü domatesli pilav ne güzeldi!)
Best Western Konak Otel'den valizimi toplamış ayrılırken sevgili Muzo elime bir CD tutuşturdu. Frangoulis, Bocelli, Rebretko, Brightman... Yol boyunca bu aryalar öyle iyi geldi ki bana!
Dönüp dönüp Refik Halid Karay okumak. Zeki bir bakış ve fıkır fıkır bir dil. Ya romanlarının kadın kahramanları ve onların gözlerine ne demeli!..