Kimisi, "biz çoğulcuyuz" der; çoğulculuğun demokratik faziletlerinden söz ederdi.
Kimisi, "esas ilkemiz laikliktir" der, bu ilkeye uymayanlarla kol kola bile girmezdi.
Kimisi, "inançlı insanlarız, hizmet eriyiz, tamamen yerli bir hareketiz" der, görünüşte ulusalcılara, siyonistlere ve ultraliberallere uzak dururdu.
Ve en sevdikleri şey de "fark"larının altını çizmekti.
Sonuçta ne oldu?
Günü geldi ve anladık ki, yokmuş birbirlerinden farkları!
Bütün o farklı yüzler, farklı ifadeler maskeymiş meğer.
Barış süreci ve Erdoğan'ın iktidarının daha uzun yıllar süreceği ihtimali...
Ve Ortadoğu'nun yeni dinamikleri...
Hepsinin yüzündeki maskeyi düşürdü.
Altından tek bir yüz çıktı!
Ulusalcı ile "camia"dan muhafazakârı; liberal ile CHP'liyi; patronlar kulübüyle "Gezici" orta sınıf Türkleri birleştiren...
Esad'a "boyun eğme" tişörtü verenlerle, İmralı'ya "akıllı ol, barış yapma!" diyenleri şaşırtıcı biçimde müttefik kılan...
Tek bir portre!
Koyu nefret çizgileriyle çerçevelenmiş karanlık bir ifade.
İnsanın bakıp da içinin bulanmaması imkânsız.
Doğrudur! Halk yıllar boyu maskelerine değil, o küçük kara deliklerden gözlerine baktı da gördüklerini beğenmedi.
Şimdi zamanında içlerinden kimilerini dost belleyen biz saflar da ağır ağır farkına varıyoruz ki, göründükleri gibi değillermiş.
Ne bir hakiki fikir, ne berrak bir inanç!
Ne millet, ne demokrasi ne de barış sevgisi!
Hepsi yalan!
Varlıklarının hamuru iktidar arzusundan...

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN