Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAŞMET BABAOĞLU

Finlandiya’yı anlıyorum, dünyayı anlamak istemiyorum

İki dünya savaşının öncesini oturup ders gibi çalışmalıyız.
Tam zamanıdır.
Ama bazı şeylerin adını ağzımızda gevelemeden koyacaksak, bunu yapmalıyız.
Mesela 1939'un Almanya'sı, bugünün "Batı Bloku"dur.
Ortada bir Hitler yok diye, benzerlikleri görmezden geleceksek, yanmışız.

***

Hayır! Ukrayna değil, Polonya kilit ülke...
Bunu bir kenara yazın!
Ve hatırlayın: 1939'da Avrupa'nın liderleri gizlice hesaplarını yapmışlardı: Polonya toprakları Almanya ve Sovyetler arasında öyle ya da böyle paylaşılacaktı.
Hesap ne zaman bozuldu?
Anglosaksonlar bin bir numarayla Hitler'i Sovyetler'in üzerine itince...
Günümüzde "numara" falan yok!
Anglosaksonlar, bütün ülkelere "Hadi ne duruyorsunuz, Ukrayna'yla birlikte savaşa girin" diye çağrı çıkarıyorlar ve Polonya'ya da "Merak etme, bu işten sen büyüyerek çıkacaksın" mesajı veriyorlar.

***

Hitler, 1 Eylül 1939'da Polonya'ya girince, Stalin, Finlandiya'nın askeri bakımdan önemine uyanıverdi.
Çünkü Leningrad'a denizden yaklaşma mesafesi Ruslar için hayat memat meselesiydi. Topçu birliklerini yerleştirip üs kurmak için Finlerden birkaç adayı istediler.
Olmadı, saldırmazlık paktı bile imzalamışlardı ama anlaşamadılar.
İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden üç ay sonra, yani 30 Kasım 1939'da Sovyetler'in işgal harekâtı başladı.
Kitapların "Fin Savaşı" adını verdiği olay budur ve pek bilinmez.
Oysa o tecrübe yüzünden Finlandiya hızla NATO'ya girip 5. Madde'nin korunması altına sığınmak istiyor.
Anlıyorum Finleri...
Çünkü Batı'nın bugün de Rusya'yı berbat tuzaklara nasıl çektiğini görebiliyorum.

***

Sovyetler'in ilerleyişi uzun sürmedi. Hem Finler hem de tabiat şartları direndi.
Sonunda Stalin, şaşırtıcı biçimde makul isteklerle Finleri masaya davet etti; 13 Mart 1940'ta Moskova'da barış antlaşması imzalandı.
Lakin artık fark etmezdi!
O ilkbahar çok büyük bir savaşın başlamasını önleyen bütün frenler boşalmıştı.
Sonrası, malum.

***


NOT DEFTERİ
İnsanın en güç başardığı işlerden biri, akıl ve mantıkla gönle meram anlatmaktır. (SAFİYE EROL / Ülker Fırtınası)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA