190 ülkenin katılmaya zorlandığı pandeminin üzerine silgi çekmek çok zor, unutarak yaşayamayız, yaşayamıyoruz...
Dünya Sağlık Örgütü yönetimi değişmeden, başındaki herif gitmeden rahat edebileceğimize inanamıyorum.
O dönem susturulan akademik nitelikleri yüksek epidemiyologlar şimdi konuşmaya başladılar. Ana akım medya pek ilgi göstermiyor ama genel kanaat artık şu: "Dünya çapında bir salgına dair hiçbir tutarlı kanıt oluşmamış." Virüs doğru düzgün tanımlanmamış bile...
O durumda aşı, aşı mıdır?
Aşıların özellikle miyokardite yol açabileceği iddiası artık genel kabul görüyor.
Miyokardit ne?
Kalp kasının iltihaplanması...
***
Geçen gün ilk kez başından sonuna Trump'ın basın toplantısını izledim...
Bazılarının
"narsist hödük" dedikleri, bazen
"delirdi bu galiba" diye şüphelendiğimiz
ABD Başkanı'nın aslında
acayip eğlendiğini fark ettim.
Gazetecilerle, medya yayınlarıyla, olup bitenlerle ve dünyanın "sade insan"larıyla dalgasını geçiyor.
Trump zor durumda mı? Belki...
Ama biz daha zor durumdayız.
***
Dünya ne hâlde?
"Nasıl oluyor da bir avuç Yahudi, global finans sistemini ve ülkeler arası çatışmalar ve uzlaşmalar düzenini idare ediyor?" deniyor hep.
Müslümanlar biraz daha farklı yaklaşmalı...
Yahudiler değil,
"Yahudileşme" meselesi asıl önemli olan çünkü...
KİTAP "Yahudileşmeyin!" diyor.
Esas problem o...
Yahudileşenler, Yahudilerden çok ama çok daha kalabalık...
Sadece bugün değil, bir on beş yıl sonrasına bakın, "uyutulan kitleler" veya robotlaşmaya, "transhümanizme" bakın, kastımı o zaman daha iyi anlayacaksınız.
Ne dediğimi daha iyi anlayacak bazıları...
***
TV'ler yedi gündür Hark Adası'na kara harekâtını tartışıyor.
Reytingleri çok iyi...
Çünkü izleyici de durumu kaptı; doğrular umurunda değil kimsenin, heyecan üzeri olmak yetiyor.
Maç izlemek gibi oldu.
Allah korusun, bu kafayla
"dünya savaşı"na gitmek fena olacak!
Ekrandan etrafa saçılan merak ve heyecan dalgası ve "palavra"dan tartışmalar...
Oysa kimse henüz ABD'nin tam olarak ne istediğini bilmiyor.
***
Hava güzelleşiyor, ağaçlar çiçek açtı.
Farkında mısınız?
Çocuk olmak gerek...
Ballara bakıyorum, çığlık çığlığalar, "Bak bu da çiçek açtı, bak yaseminin tomurcuklandı."
Yetişkinler suskun.