Trump'ın dedikleri saat saat bize aktarılıyor ya...
Yeni yıla girerken ettiği laf da aklınızda kalmıştır belki...
Florida'daki malikânesindeydi...
Eşiyle birlikte balo salonuna girdiğinde gazeteciler hemen etrafını sarıp "2026 için en temel kararınız ne?" diye sordular...
Hiç duraksamadı ABD Başkanı...
"Barış" dedi; "Bütün dünyada barışı sağlamak."
Orada Netanyahu da vardı...
Kıs kıs gülüyordu...
***
Şunu da bugün gibi hatırlıyorsunuzdur...***
Şimdi arada olanları atlayıp 25 Şubat'a gelelim mi?***
Ha! Şunu da ekleyeyim...***
Konuşmaya devam ediyor Trump...
Saat başı başka bir laf ediyor.
Medyayı ve global para piyasalarını iyi oyalıyor doğrusu...
Peki ettiği laflara hak ettiğinden daha fazla önem vermenin âlemi var mı?
Yok!
Ne dediğinin değil, ne yaptığının önemi var...
İlle de lafa bakılacaksa...
Netanyahu'nun dediklerine bakmalı...
Netanyahu 15 Ocak'tan beri savaş diyor, başka bir şey demiyordu.
New York Times gazetesi buna takıntı adını vermişti, oysa sonunda herkes gördü ki, takıntı değil, İsrail'in yeni Ortadoğu tasarımı için ana hedefmiş...
Bunun altını çizip yazımı kapatayım...
Yarın kaldığımız yerden devam ederiz.
***
NOT DEFTERİ
Sevmediğim insanlardan ve şeylerden kurtulmak: Özgürlük konusunda başarabildiğim yalnızca bu kadar. (RACHEL CUSK / Diğer Ev)