Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Devletler de, toplumlar da, insanlar da bazen trajik ikilemler ve çaresizlikler arasında bunalırlar.
Afyon'da cephanelik patlamasından ilk haberler gelmeye başladığında ben de bu çaresizliği yaşadım.
İlk duygum "İnşallah bir PKK sabotajı değildir" şeklinde oldu.
Saatler geçip 25 canın yitirildiğini ve açıklamalardan olayın "Sabotaj" değil de "İhmalden kaynaklanan kaza" olduğunu öğrenince, çaresizlik duygum daha da yoğunlaştı.
Tabii ki "Keşke sabotaj olsaydı" demedim kendi kendime.
Yitirdiğimiz 25 genç insanın anaları, babaları "Bu bir ihmal sonucu kazaymış" şeklindeki açıklamalardan ötürü ne hissediyorlarsa ben de onları hissettim.
Çaresizlik duygum hiç azalmadı.
Tabii ki ateş düştüğü yeri yakar.

Vatan ve insanlar

Ancak "Vatan" öyle bir şey ki, Şemdinli'de, Foça'da ya da Afyon'da canları alan ateşler hepimizin yüreğini yakıyor.
Ailelerinden kopartılıp dağlara sürülen çocukların PKK silahlarının önünde değil de arkasında ölmeleri de, sadece onların ana babalarının canlarını mı yakıyor?
Ne var ki devlet ve toplum bütün bu acılar ve çaresizlikler içinde hayata devam eder.
Bütün mesele ümidi ve sorunlara çözüm arayışlarını terk etmemektir.
Bir de sorunlara çözüm aranırken, öfkenin ve kinin yerine aklın ve mantığın ağır basmasıdır.
Biz Türkiye'de Afyon cephaneliğindeki patlamaya ilişkin trajik gelişmeleri izlerken, Amerika'da da Obama Charlotte/ N.C'de yapılan Demokrat Parti Kongresi'nde ikinci kez Başkan adayı olması dolayısıyla bir konuşma yapıyordu.

Obama konuşuyordu

Bu konuşmadaki bazı paragrafları, bizim siyaset ve düşünce yaşamımıza da örnek olabilir düşüncesiyle not ettim.
Kendisini bir stadyumda dinleyen binlerce kişiye ve televizyon karşısındaki milyonlarca Amerikalıya mesela şunları söyledi Obama:
"- Engeller ve yanlış adımlar elbet olacaktır. Benim Başkan olarak aldığım kararların tümünü herkesin onaylaması da mümkün değildir. Ayrıca biliyoruz ki hükümetler her sorunu çözemezler. Ama sorunlarla karşılaştığımızda ben hep dürüst olacağım ve özellikle anlaşamadığımız noktalarda sizinle yüzleşeceğim, sizi dinleyeceğim."

Hükümetler ve sorunlar
"- Hükümetin her sorunu çözebileceğini düşünmüyorum. Ama aynı şekilde her sorunun kaynağının hükümet olmadığını da düşünüyorum. Ben bu akşam burada Amerika için geçmişte olduğundan daha fazla ümitliyim. Bu ümidimin nedeni, bütün sorunlara bir çözümümün bulunması değil. Ayıca bizi bekleyen sorunların çapını da küçümsemiyorum. Beni ümitlendiren sizlerin varlığıdır."
Obama'yı dinler ve Afyon'daki olaya ilişkin gelişmeleri izlerken, ben de kendi kendime "Türkiye'ye güveniyorum" dedim.
Çünkü ben de Türkiye halkının sağduyusuyla her soruna çözüm üretebileceğini biliyorum.
Yaşadığımız her bunalımlı dönemi halkın iradesini devreye sokan demokrasi sayesinde aşmadık mı?
Ortak yüreklerimiz zaman zaman sanal kabristanlara dönse de, ülkemizin yarınına olan güvenimizi hiç yitirdik mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN