Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Darbe bekleyen özgürlükçülerin ülkesi Mısır...

Bu coğrafyanın bir özelliği de birlikte bulunmaları gereken siyasal duruşların aynı zamanda ve aynı mekânda, yan yana değil karşı karşıya durmaları mıdır?
Ortadoğu üzerindeki araştırmaları ile bilinen Mısır doğumlu Amerikalı siyasal bilimci Samer S. Shehata, dünkü New York Times'daki makalesinde Mısır'ın içinde bulunduğu ikilemi şöyle özetlemişti:
- Mısır'da kendilerini liberal olarak görenler demokrat değil, kendilerini demokrat olarak görenler de liberal değil.
Mısır'ın bugünkü tablosuna baktığınız zaman bu siyasal bilimcinin neden bu yargıya vardığını anlayabiliyorsunuz. "Müslüman Kardeşler"in desteği ile Cumhurbaşkanı seçilen muhafazakârmukaddesatçı Mursi'nin seküler değerleri ve bireysel özgürlükleri önemsemediğinden şikâyet eden liberal (veya özgürlükçü) kitleler, sokaklara dökülüp Mısır ordusunun Mursi'yi devirmesine bel bağlamış durumdalar.

Sandığa güvenmiyorlar

Buna karşı seçilmiş yani demokrat Mursi, bu kesimlere de orduya karşı da direniyor ve umursamaz çizgisini değiştirmiyor.
Mısır doğumlu Amerikalı siyasal bilimci Samer S. Shehata, "Azınlık haklarını, bireysel özgürlüklerini savunan kesimler ordu darbesi beklemek yerine seçmenleri örgütleyerek, demokratik hedeflerine ulaşmak yeteneğine sahip değiller" diyor dünkü makalesinde özetle.
Bir gerçek var ortada... Mısırlı özgürlükçülerin ümitlerini bağladıkları Mısır ordusu, yarım yüzyılı aşkın süredir bu ülkedeki demokrasiyi rafa kaldırmış olan bir kurum... Nasır'ın, Sedat'ın ve Mübarek'in despotik yönetimlerinin dayanağı Mısır ordusu değil miydi?

Mısır gerçeği

Ayrıca seçilmiş bir siyasetçiyi ona oy vermeyen kitlelerin hoşnutsuzluğuna bağlı olarak darbe ile devirmek meşruiyet kazanırsa, bu süreç hangi noktada durdurulabilecektir?
Bunun yanında Mursi'ye oy veren kitleler de Mısır toplumsal gerçeğinin öğeleri. Bunları demokratik sisteme entegre etmek yerine, darbeler yardımıyla yok saymak, hangi akla hizmet edebilir ki?
Kısacası Mısırlı demokratların liberal, Mısırlı liberallerin de demokrat olmaları, bu ülke için en hayırlı alternatif görünüyor...
Ama şu anda bu ihtimal galiba devre dışı...
Bu tablodan bizim almamız gereken derslere gelince...

Karıştırmayalım

Kesinlikle Türkiye'deki siyasal tabloyu Mısır'ın siyasal tablosuyla özdeş gösterecek çıkarsamalardan kaçınmalıyız.
Bir Türk için Mısır'da olup bitenleri izlemek zaman tüneline girip bizim çoğulcu demokrasi serüvenimizin ilk dönemlerini anlamaya çalışmaktan farksızdır.
Bir başka hata da, kendimizi Mısır'daki taraflardan biri olarak görmektir.
Ne Mursi'nin "Müslüman Kardeşler"i ne de askeri darbe bekleyen özgürlükçüler, Türkiye tablosundaki öğelerle uyum halindedir.
Yani Gezi Parkı ile Tahrir Meydanı'nı karıştırmak, 3-5 ağaca takılıp, ormanı görmemek gibi bir siyasal miyopluktur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA