Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Siyasi yamyamlık artık sona ermek zorundadır

Ülkesine ve halkına hizmet etmek için siyasete giren ve halkın desteğini de alarak iktidar olan politikacıları yıpratma kampanyalarına hedef etmek ve hatta onların kellelerini istemek de, bizim sosyo-politik geleneklerimiz arasında... Osmanlıcada "Siyaset Meydanı" aynı zamanda "İdam Sehpası" anlamına da gelmiyor mu?
Adnan Menderes'in çektikleri ve darağacında biten serüveni hâlâ hatırlarımızda değil mi?
1965-71 arasının Süleyman Demirel'i "Barajlar Kralı" olarak anılmayı hedeflemişti.
Ama seçilmiş olmayı ve hizmet etmeyi suçu oluşturan fiiller şeklinde görenler, onu öylesine yıpratma kampanyalarına hedef kıldılar ki, iki defa askeri darbe ile devrildi. Boğaz'a köprü yapmak istediğinde "Zap'ta köprü mü var ki" diye kampanya açmadılar mı? Sonunda "Bari ben de onlar gibi olayım" dedi ve 28 Şubat postmodern darbesinde seçilmişlerin değil, seçilememişlerin yanında yer aldı.

Özal'a yapılanlar
Ya Turgut Özal'a yapılanlar...
Siyaseti ve ekonomiyi "Devletçilik" olarak anlayan Türkiye'ye Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfetmesinden 500 yıl sonra Turgut Özal, "Özel girişim"ciliği, serbest ve haklı rekabeti, konvertibiliteyi, sivilliği, dünyaya açık olabilmeyi, ihracatçılığı, turizmciliği keşfettirdi. "Organize Sanayi Bölgeleri" ile "Anadolu Kaplanları" global ekonomiye girdiler.
Onlar Özal'ı da yok etmek ve hatta öldürmek istediler. Ancak öldükten sonra onun için "Aslında değerli bir adamdı" diyebildiler.
Bu hep böyle oldu... Tansu Çiller Türkiye'yi Gümrük Birliği'ne soktuğu gün, koruma duvarlarının arkasında dünyanın en kalitesiz sanayi ürünlerini dünyanın en pahalı fiyatları ile halka ve devlete satanlar, onun ipini çekmişlerdi.

Doktor raporları ile

Bunlar ve medyadaki uzantıları öylesine yamyamca alışkanlıklara sahiptiler ki ve devlet pastasına öylesine oburdular ki, Bülent Ecevit'in postmodern darbenin yanında yer almasını yeterli bulmadılar. Doktor raporları ile onu devirmeye teşebbüs ettiler.
Şimdi bunların gözü dönmüşlerinin hedefinde Tayyip Erdoğan var... Bu azgın kadro yetmezmiş gibi "Cemaatçi" diye kendilerini sunanlar da devrede... PKK'yı kışkırtmak, Türkiye'yi dış medyada aşağılamak, sokak kalkışmalarını "Bunlar demokratik eylem" diyerek kutsamak, bu takımın son hünerleri arasında.
Ama ne Türkiye eskisi gibi, ne de Erdoğan bu sapı-siliklere pabuç bırakacak bir siyasetçi. Seçilmişleri ve hizmet edenleri yiyerek doyan bu siyasi yamyamlar, sonunda insan gibi davranmayı denemek zorunda kalacaklardır.
Gidiş o gidiştir...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA