Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Eskiden bayramlar küslerin barışması ve düşmanlıkların dostluklara dönüşmesi için fırsat sayılırdı. Özellikle siyasi rakipler bayram günü mutlaka birbirlerini ziyaret ederler ve bu ziyaretler mutlaka basında resimlenirdi. Yarın başlayacak olan Kurban Bayramı keşke bu geleneğin hatırlanmasına vesile olsa... Ama galiba küslükler dostluk özlemlerinden daha güçlü bu dönemde.

Güçlendirilmiş bellek
Mümkün olsaydı ve siyasetçilerin bellekleri bir bebeğinki gibi sıfır kilometrede bulunsaydı...
Ya da fıkradaki gibi güçlendirilmiş olsaydı bellekler.
Bu fıkradaki iki arkadaş karşılıklı oturmuşlar, dün gece yedikleri yemeğin ne olduğunu bile hatırlayamamaktan dert yanıyorlarmış. Bunlardan biri, diğerine yol göstermiş...
- Ben de her şeyi unutuyordum. Geçen hafta bir doktora gittim. Birtakım ilaçlar verdi. Onları kullandım.
Şimdi her şeyi hatırlıyorum, demiş.
Arkadaşı "Aman ben de gideyim o doktora. Hemen adını ver bana" deyince, diğeri arkadaşına "Hani bir çiçek vardır.
Çeşitli renklerdedir. Sapı dikenlidir.
Çok güzel kokar. Nedir o çiçek" diye sormuş.
Arkadaşı "Gül" diye cevap verince bizimki, mutfaktaki karısına seslenmiş:
- Gül... Geçen hafta gittiğim doktorun adı neydi?

Bellek ve akıl
Belleğimiz ister güçlü isterse güçsüz olsun... Akıllı olmanın ön şartı güçlü bir belleğe sahip olmak değildir. Önemli olan hayatın ebedi gerçeklerinin farkında olmaktır.
Rahmetli bu insanlardan biriydi.
Koç'un 1987'de yayınlanan "Hatıralarım, Görüşlerim, Öğütlerim" kitabının sonundaki "Koç'un beğendiği sözler" ekinde özdeyişler var. Bunlardan bazılarını hatırlatayım.
- Bir zenginin mezar taşında şunlar yazılıydı: Toplamayı yapar, çarpmayı bilir, hayatta hiç çıkarmayı bilmezdi.
Öldükten sonra vârisleri bölmeyi öğrendiler.
- İyi bir damat, kazanılmış bir erkek evlattır. Kötü bir damat ise kaybedilmiş bir kız evlattır.
- Tanrım, bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret, değiştiremeyeceklerimi kabul için sabır ve ikisini de birbirinden ayırmak için akıl ihsan eyle!

Babalar ve evlatlar
- Çocuklar babaları hakkında ne düşünür:
6 yaşında: Babam her şeyi biliyor/ 10 yaşında: Babam çok şey biliyor/ 15 yaşında:
Ben de babam kadar biliyorum/ 20 yaşında: Şu muhakkak ki babamın öyle fazla şey bildiği yok/ 30 yaşında: Bir kere de babamın fikrini sorsam fena olmayacak/ 40 yaşında: Ne de olsa babam her şeyi biliyor/ 50 yaşında: Babam her şeyi biliyor/ 60 yaşında: Ah babam hayatta olsaydı kendisine danışabilseydim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN