Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel'de AB liderleriyle gerçekleştirdiği temaslarında Kıbrıs Türk tarafının masaya getirdiği talepleri konusunda Yunanistan dahil AB ülkelerini ikna etmeyi başardı. Yunan diplomatik çevrelerinde "Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümünü öngören Annan planı üzerinde çekinceler koymakta haklı. Çözümden sonra Rumlar'ın yeniden mahkemelere koşarak Türkiye aleyhinde Loizidou misali dava açmalarından endişe duyması da mantıklı" şeklinde Türkiye'nin haklı olduğunu belirten ifadeleri ilk kez kullandı. Hatta Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis de İsviçre'deki 4'lü zirvede AB müktesebatında Türkiye'nin yapmak istediği değişikliklerin (derogasyon) "kalıcı" değil; "geçici" olmasına itirazları olmayacağını dile getirdi.
BM'DEN ARA FORMÜL
BM ise AB hukuk danışmanlarına dayanarak bir ara formül hazırladı. Formül şu: Rumlar, AB müktesebatı çerçevesinde Türk kesiminde mal mülk edinme hakkı olacak. Ancak bu hakkı, Türk kesiminin düşük olan gayrı safi milli hasılası (GSMH), Rumlar'la eşit düzeye gelince kullanabilecek. Bu formül, Rum tarafından "deregasyonlar geçici"; Türk tarafında ise "kalıcı" diye yorumlanıyor. Çünkü Türkler'in GSMH'si 3; Rumlar'ın ise 18 bin dolar. Türkler'in bu rakama kaç senede ulaşabileceği bilinmiyor. Türk tarafı, Rumlar'ın Türk kesiminde mal-mülk almasını engellenmek ve bunu AB müktesebatına "kalıcı" olarak sokmak istiyor.