Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Gezi dediğin böyle olur' diyeli tam 4 yıl oldu... Hayata dair doğal engelleri aştığımızın yıldönümüydü. Hayalleri ötelemenin gerekçesi olmaz diye çıkılmıştı 2013yılı temmuz ayında Karadeniz seyahatine. Aynı seyahati tekrarlamanın vakti gelmişti.
Yola revan olmaya karar verdiğimizde ekibe aile dostlarımızda dâhil oldu... İlk rota Samsun... Akşam saatlerine kavuştuğumuzda Trabzon'un Köprübaşı Köşk Yaylası'nda maceralı bir yolculuktan sonra konaklayacağımız yayla evine ulaştık. Sıcak kavurucu günlerden sonra buz kesen bir hava... Kıvrım kıvrım yollar, vadiler, akarsular... Doğanın tüm zenginliklerinin bahşedildiği ata topraklarındayız...
Yöresel yemeklerin damak tadımızı değişime uğrattığı günler başlasın startı...
Sabah kahvaltısının ardından yaylalar turumuz 'e kadar ulaştı. Artvin dört yıl öncesine göre müthiş değişime uğramış. Özellikle AK Partili belediye başkanı Mehmet Kocatepe, başkent tecrübelerini buraya taşımış... Minik, şirin ve görülesi Artvin değişimden nasibini almış... Artvin Karadeniz turumuzun başlangıç noktası oldu. Kafkasör'e veda tüm mazlumluğu ile bizi uğurladı. Rotamız Karagöl...
Doğu Karadeniz'in her köşesi cennet... Ama Artvin için bir ayrıcalık yapabilmeliyiz... Hopa'dan Borçka'ya, Kamilet'ten Mençuna'ya, görülmeyi bekleyen onlarca yeri ve kilo almanız için hazırda sizleri bekleyen yemekleri ile şimdiye kadar gittiğim en güzel yerlerin başında geliyor... Borçka Karagöl'e geldiğimizde bıraktığımızı bulamamanın hüznünü yaşadım.
Dört yıl önce kebap kokusunun olmadığı, dumana esir düşmeyen insan elinin doğayı katletmediği bir göldü Karagöl... Süratle Uzungöl ve Ayder olma yolunda ilerliyor.
Artvin, Rize, Ayder, Trabzon, Uzungöl, Giresun, Ordu, Samsun üzerinden Ankara... Karadeniz'in eşsiz ve uçsuz bucaksız doğal zenginliklerine tanıklık ettik. Yeşilin tüm tonlarının hakim olduğu coğrafyada mavinin derinliğini gözlemledik. Kah zirveye çıkıp yıldızlarla buluştuk kah sahile inip denizin mavisi ile kucaklaştık. İki mavi arasında başka renklerin olmadığı sadece yeşilin hakim olduğu coşku ile tanıştık...
Karadeniz iki mavinin arasında yeşili yaşatan bir coğrafya... Yeni dostluklar kuruldu. Eski kazanılmışlıklar tazelendi.
Özellikle Ayder ve Uzungöl'ün betonlaşmaya doğru mahkumiyeti söz konusu. 'Eyvah ki' ne 'eyvah'... Yine kendi ellerimizle yok etmeye koyulmuşuz bu güzelim doğayı... Pardon yaylalar şehirleşmiş bile... Korumadıklarınız yarın hesap soracak...
Kaybettiklerimiz yanında koruyacaklarımızın çok daha fazla olduğunu bilmek güzel.
Yüzlerce tünelle geçilen Karadeniz otoyolunda güvenle seyahat ederken dudaklarımızdan dökülen dualar yerini bulsun... Birde tuzaklar olmasa... 'Bir giden pişman bir gitmeyen' derler ya... O misal bu yıl ki Karadeniz turumuz... Yol boyu radar tuzakları da ayrı bir dert Karadeniz'de... Allah aşkına insanlara tuzak kurma becerinizden vazgeçin...
Neyse kaybettiklerimize dönecek olursak Ayder ve Uzungöl'e geçmiş olsun...
Yazık çok yazık edilmiş...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN