Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İzmir'de Yeni Kent Merkezi'nin başladığı noktada, Konak ile Bayraklı sınırları arasında, Sabah Gazetesi'nin matbaası ve yönetim binasının bulunduğu alanın bitişiğinde, 150 milyon dolarlık yeni bir yatırım başladı. İzmir Yeni Kent Merkezi'nde; Folkart'ın, Kavuklar'ın, Gökdemir İnşaat ve çok sayıda kurumun başlayan, ilerleyen, yükselen yatırımları var.
Ege Perla projesi de, bunların en yenisi.
Muhabirimiz Soner Çağlar; Ege Perla'nın sahibi İş GYO'nun Genel Müdürü Turgay Tanes ile görüşmüş. Tanes; İzmir'in yeni kent merkezinin şekillenmesi sonrasında, yabancıların mülk almak için İstanbul'un ardından bu kenti tercih edeceklerini vurgulamış. Ayrıca "İzmir'in geleceği çok parlak" demiş.

GÖRMEZDEN GELMEYELİM
Artık herkes vurguluyor İzmir'in gelecekteki parlaklığını. Ülkenin temel dinamikleri ve iş dünyası tarafından paylaşılan ortak bir ön kabul oldu bu yaklaşım. Ama bu yaklaşım ile "umut ve onur" duyarken, konuya "İzmirlilik aidiyeti" üzerinden yaklaşırken; gerçekleri görmezlikten gelmeyi doğurmamalı bu durum. Çünkü değerli bilim insanı Prof. Dr. Fuat Keyman'ın, "mazeretsiz kent" diye nitelediği; hem tarihsel kimliği, hem coğrafi özellikleri, hem de çok değerli insan sermayesiyle; Türkiye'nin en ışıltılı, en güzel kentlerinin başında gelen İzmir'in; hala çok sayıda sorunu da var.
Bu nedenle, İzmir'in tüm güzellikleri; 'narsistik' durum oluşturmamalı. Özellikle İzmirliler, yani bizler için. İnsanın 'aşık olunanın eksikliklerini hiç görememesi' durumuna dönüşmemeli; bir İzmirli'nin İzmir'e olan aşkı.

ÜZÜCÜ ÖRNEKLER
Hızla aklımıza gelen, birkaç örnek verelim. Asırlardır liman kentiyiz; ama yıllardır hala İzmir'in limanıyla ilgili, çok sayıda temel sorunu çözebilmiş değiliz.
EXPO 2020 düzenlemeye adayız, ama hala kentin merkezinde ve çevresinde, çözülmeyi bekleyen sorunlar var. İzmir'in cazibe merkezi sayılan Kordonboyu'na bile, yıllardır hiçbir çivi çakmadık.
Kordon'da oturduğunuz zaman; ışıklandırma yetersizliğinden, 'kıyıyı' göremiyorsunuz bile. "İzmir'de yaşam güzeldir" sloganını atmasını ve asmasını biliyoruz; ama kentin merkezinde, yeni hiçbir şey yapılmıyor. Yanlış anlaşılmasın. Amacım, hem kamunun, hem de yerel yönetimlerin yaptıklarını, yapamadıklarını eleştirmek değil.
İzmir'e dışarıdan gelip; en azından "Eskişehir, Gaziantep, Kayseri ve Antalya" ile kıyaslayanlara, insanın sözü olamıyor.
Bütün politik kaygı ve kısır kavgalardan sıyrılarak yazıyorum bunu. 'Kendimizi kandırmayalım' diyorum. İzmir'e her alanda yapacak şey çok. Yapılması gerekenler çok. Yapılacakken, yapılmamış olanlar çok.

YETER Kİ KIYMETİNİ BİLELİM

Bu objektif tablo, hem kamu yatırımları anlamında, İzmir'in birçok kente göre en az payı almasıyla gerçek; hem de yerel yönetimlerin yapıp yapamadıklarıyla...
Şimdi biri kalkıp size; "Tarihsel anlamda hem Akdenizli, hem Avrupalı; modern ve değişik kültürlerin buluştuğu kozmopolit kimliğe sahip; 'farklılıkların birlikte yaşandığı'; doğal güzellikleriyle yarışılamayacak bir kent gösterin bana" dese; Türkiye'de akla ilk gelecek kent İzmir'dir... Çünkü İzmir çok özeldir. İzmir zaten o vurguları içselleştirmiştir. O özellikler zaten bu kente aittir. Sonuçta yeter ki biz, güzel İzmir'in kıymetini bilelim. Arada politik kaygılardan sıyrılarak; elbette yapılanları samimiyetle övmek kadar; yapılmayanları da, yapmayanları da; yapıcı, sahici noktadan eleştirelim. Çünkü bunu gerçekleştirmezsek, tam İzmirli olamayız... Sevmek bir yerde, sevdiğine yapılan haksızlıklara da karşı çıkmaktır çünkü...

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN