Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Bu rezaleti durdurun

Hastane bekleme salonunda Halk TV zorunluluğu nasıl olur?
Sözünü ettiğim yer Ankara'da bir özel hastane...
Kanal değişikliği isteyen hastaya verilen yanıt da ilginç:
"Yönetim böyle istiyor."
Bu dayatma değil de nedir arkadaş?
Bir yanda damar yolu açılan yaşlı bir amca, duvarda gözünü hastaya dikmiş bir Halk TV dayatması...
Kanalı değiştirmek isteyenlere görevlinin cevabı net:
"Yönetim Halk TV'nin izlenmesini istiyor."
Orası hastane mi yoksa propaganda merkezi mi lan?
"Haberleri beğenmeyene serum yok" derlerse şaşmam!
Hastanede tarafsızlık, tedavinin bir parçası ama nerede...
Bu olay, sağlık kurumlarında medya tarafsızlığının önemini gündeme getirdi.
Olay hasta hakları açısından da düşündürücü.
Çünkü kamuya açık alanlarda tek bir medya kanalının dayatılması; farklı siyasi görüşteki bireyleri rahatsız eder.
Tedavi süreci yalnızca ilaçla değil, ortamla da ilgilidir.
Konuya dikkatimize sunan Haluk Cangökçe'ye teşekkürler.

***


CHP'DEN BAŞKANINA BOYKOT
Geçenlerde biri söyledi. Sözcü Gazetesi, CHP'li Ali Demirçalı'yı eleştirmiş.
Sebep de hırsızlık ve rüşvetle suçlanan başkanlar için yapılan toplantılara katılmaması...
Demirçalı'yı CHP teşkilatları da boykot etmiş.
Kardeşim hani siz demokrattınız.
Hani temiz ve dürüsttünüz, adaletten yanaydınız.
Adam hırsızın arkasından gitmek zorunda mı?
Bir başkan, partisinden niye boykot yer?
Sorup soruşturdum...
CHP zihniyetini anlatan çarpıcı bir örnek çıktı karşıma.
İlçe teşkilatları belediyeyi yönetmek istemiş meğer.
Ret aldıkları için boykot kararı almışlar.
Sadece o mu, bir de bankamatikçi talepleri de veto yemiş.
AK Parti'de böyle bir olay hiç görmedik.
Demek ki bunlar ülkeyi yönetse büyük kaos çıkar.
Boykotla şununla bununla adamı hizaya getirmeye çalışıyorlar ama ona boşuna "Cin Ali" demedim ben...
Onları dereye indirir, susuz geri getirir be!
Boykotun şunun bunun arkasında Zeydan Karalar var...
Çünkü adam her yere hâkim olmak istiyor.
Seyhan ve Ceyhan'ı kaybetti, öfkesinden deliriyordur şimdi.

***

Başkan, Yüreğir Belediyesi Yapı Kontrol Birimi'ni dağıttı.
Sebebi rüşvet...
İddiaları araştırmış, doğru olduğunu görünce birimi sürmüş.
İddiaya göre birim çalışanları önce inşaatlara ağır para cezaları kesiyor, sonra adamları arayarak "Şu kadar ver, cezayı iptal edelim" diyorlarmış.
Bu tezgâhın başında bir başkan yardımcısı var.
Başkan yardımcısının kardeşi ile şoförü de işin içinde.

***


MARDİNLİ YASEMİN
Yasemin Kalya, Mardinli bir işkadını...
İşi Mardin'in 8 bin yıl dayanabilen taşını çıkarıp satmak.
Ama kadının müteahhitler ve kimi yerel güçlerle başı dertte.
Kamu binalarının yapımında şartname gereği Mardin taşı kullanılması şart.
Uyanıklar bunun yerine dayanıksız Nusaybin beyazsu taşı kullanıyor ve kârlarını dörde, beşe katlıyor.
Kamu binaları iki-üç yılda bozulan "beyazsu" taşı ile örülüyor.
Artuklu Üniversitesi, Tarım İl Müdürlüğü, MİT binası, Çevre İl Müdürlüğü, Midyat Emniyet Müdürlüğü binalarının hâli ortada.
Yasemin Kalya bir kadın girişimci olarak kazandıklarını Mardin'e gömdü, istihdam yarattı...
Ama başı kaçak ocak çalıştıranlarla dertte.
Üstelik kaçak ocak işletmeleri devlete kuruş vergi ödemiyor.
Yetkililere durumun iletilmesi de bir işe yaramadı.
Olan Mardin'e ve Yasemin Kalya'ya oluyor...
Kaçak ocak işleticileri vergi vermediği için köşe oluyor...


Not: Yarın www.takvim.com.tr'de CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut'un maharetleri ile dayakçı Avukat Ramazan'ı yazacağım...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.