Türkiye'nin en iyi haber sitesi

EMRE AKÖZ
EMRE AKÖZ

Rüyada zımpara görmek

Olay şöyle oldu... Bir yakınımızın eski tarz bir dairesi var. Banyoya tadilat, odalara boya filan gerekiyordu. Ustalarla anlaşmalar yapıldı. Ben de ilgileniyorum. Derken zımpara kağıdı alınması gerekti. Alışverişe çıkmadan önce ten çeşitlerine ve fiyatlarına bakayım dedim.
'a "zımpara" yazınca bir de ne göreyim; birileri "rüyada zımpara görmek" diye arama yapmış! Eh, insanın aklı kayıyor tabii. Zımpara kağıdını bırakıp rüyadaki şeklini okumaya başladım.
İnternette rastladığım yorumlara göre, rüyada zımpara görmenin, birkaç anlamı var. Birincisi, rüyayı görenin kendisinin veya çevresinin inadından bıkacağı anlamına geliyormuş. Bir başka yorum: Aşırı çalışma demekmiş.
Ancak, zımpara görüyoruz da, nasıl görüyoruz? Mesela neyi zımparalıyoruz? Cam, demir, ahşap? Yoksa kendi vücudumuzu mu zımparalıyoruz?
Mesela ahşap zımparalamak kolay işlere gönderme yaparken, cam zımparalamak, bir arkadaşımıza istemeden zarar vermek demekmiş. Zımparaladığımız şey bir vücut bölgemiz ise orada bir sorun olduğuna işaretmiş.
Hayli kapsamlı, 3.500 maddelik bir Rüya Yorumları Ansiklopedisi var. Ona baktım. Zımpara kelimesi yoktu. Aslında olmaması gayet normal çünkü zımpara nispeten yeni bir kelime...
Dilimizdeki zımpara, TDK Sözlüğüne göre Farsça 'sunpare'den (veya sumpare) geçmiş. Sunpare çeşitli nesneleri aşındırmak için kullanılan bir tür kayaya verilen isim.
Öte yandan zımparalama eylemi, en azından marangozluk kadar eski. İlk ahşap eşya ne zaman yapılmış bilemiyoruz. Çünkü ahşap malzeme zamanla yok olup gidiyor. Ancak arkeologların bulduğu en eski çivi günümüzden 5 bin 500 yıl öncesine tarihleniyor.
İlk marangozlar ve ilk yapı ustaları, zımpara yerine geçecek taşlar kullanmış olmalı. Göbeklitepe'nin 12 bin yıllık bir geçmişi olduğuna göre, taşla aşındırma en az o kadar yaşlı olmalı.
Ancak Rüya Ansiklopedisi'nde 'aşındırmak' veya 'taşlamak' tabirleri de bulunmuyor. Çok temel bir marangozluk kavramı olan zımparanın rüya yorumlarında yer almaması tuhaf bir durum. Yazının başındaki inat ve çalışmayla ilgili yorumların da nereden geldiği belli değil. Büyük olasılıkla yabancı rüya yorumlarından alınmadır.
Yabancı deyince aklıma geldi: Ev tadilatıyla (flipping) ilgili programları izliyorum. İkide bir 'kumlama' diye bir laf geçiyor. Çeviriyi yapan arkadaş, 'yahu bu kumlama da nereden çıktı' deyip sözlüğe baksa, 'sand' fiilinin zımparalamak anlamına geldiğini görecek.
Neyse. Rüyalara dönersek... Ben böyle "çiçek görürsen bu demek, böcek görürsen şu demek" şeklindeki geleneksel rüya yorumlarını önemsemem. İlkel bir yöntemdir. Tamamen yanlıştır.
Nesnelerin ve sözlerin anlamı (tabii eğer rüyaların bir manası varsa) rüyayı gören kişiye göre değişir. Ben 'ateş' görürüm, Ateş isimli arkadaşımla ilgilidir. Senin gördüğün ateş, çocuğunun ateşli hastalığı hakkındadır. Polis Ahmet'in gördüğü ateş, tutukluluk yapan beylik tabancasıyla ilgilidir.
Her birinin ayrı ayrı analiz edilmesi gerekir. Kitaba bakıp "ateş görmek zenginliktir, iyiliktir" demek tembel işi bir palavradır.

***

Düello sorunu çözer mi?

'da Ulusal Muhafız Ordusu isimli bir iç güvenlik birimi var. Başında General Viktor Zolotov yer alıyor. Muhalif siyasetçilerden Aleksey Navalniy, bir süre önce General Zolotov'u rüşvet almakla suçladı. Bunun üzerine Zolotov, medyaya ilettiği yedi dakikalık bir videoda Navalniy'i düelloya davet etti.
Şunlar Zolotov'un sözleri: "Sizi adil eski geleneklerden biri olan düelloya davet ediyorum. Orada sizden taze biftek yapacağım."
Hiç kuşkusuz Zolotov'un çıkışını asillere uygun bir davranış olarak görenler olmuştur ülkesinde. Bense olaya baktığımda rüşvetçi suçlamasının yersiz olmadığını görüyorum.
Çünkü... Biri hayatı boyunca silahlarla yatıp kalkmış bir asker. Diğeri ise silah atmasını belki bilen bir avukat. Ortada bir denklik yok.
Denklik konusu önemli... Rusya'da düello Büyük Petro tarafından 1715'te yasaklanmıştı. Ancak üst sınıflar buna uymadı. 1908'e gelindiğinde dahi düello edenler vardı. Düellonun kurallarına göre, taraflar atasında denklik olması gerekiyordu.
Ayrıca... Biri diğerini öldürdüğünde, "Düellonun galibi haklıdır" mı diyeceğiz? Mesela General Zolotov düelloyu kazandığında, rüşvet almamış mı olacak?
Dahası... Muhalif Navalniy şu sıralar hapiste. Cezaevindeki bir insan hakkında böyle bir video yayınlanır mı? Düello davetiyle asillik yaptığını düşünen General, aslında vicdansız ve etik yoksunu bir kişi oluşunu ortaya sermiyor mu?
Bence bu şartlarda düello davetinin bizzat kendisi, şövalyelik kökenli şeref prensiplerinin çiğnendiğini gösteriyor. Hesaplaşmanın doğru adresi, çayırlık alan değil, mahkemedir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN