Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bazı çocuklar bu pazartesi, diğerleri de 24 Eylül'de okula başlayacak. Okula daha önce başlamış olanlar uzun bir tatil geçirdi. Bu tatilde ders çalışan oldu, sadece dinlenen oldu, spor yapan oldu, ailesinin geçimine katkıda bulunan oldu. Bazıları okulu, arkadaşlarını özledi. Bazıları geçen senenin başarısızlığı nedeniyle, bu yıl daha iyi çalışmayı planladı, bazılarının ise bu seneden şimdiden umutları yok. Okullar sadece öğrenciler için başlamıyor. Aileler ve eğitimciler için de yeni dönemin başı. Çocukların bu beklentileri, istekleri ve korkuları için onların hazır olup olmadığına da bakmak gerekir. Geçen sene yapılan yanlışlar gözden geçirildi mi? Lise sistemi, üniversite sınav sistemi yine değişti. Okullar, eğitimciler bu sistemleri öğrendi mi? Yoksa bu yılın sonunda, her zamanki gibi, başarısızlıkların nedeni olarak sadece çocukların tembelliği mi ileri sürülecek? Altı yaş grubu okulla tanışıyor... En heyecanlı olanlar, onlar ve aileleri. Okula yeni başlayacak çocukların hepsi eşit koşullarda olmayacak. Bir kısmı kreş, anaokulu gibi okul öncesi eğitimi aldılar. Birinci sınıf için hem ruhsal hem de eğitimsel olarak hazırlar. Okul öncesi eğitimi alamayanlar ise ilk kez ailelerinden ayrılacak, ilk kez kuralları olan bir sisteme girecekler. Bu, onların yarışa geriden başamasına neden olacak. Bir an önce tüm çocukların okul öncesi eğitim almaları sağlanmalı.

OKULDA NELER OLABİLİR?
Eğer sadece fiziksel yaşı değil, diğer gelişimleri de tamamlanmış ve gerçekten okula başlayacak olgunluğa erişmiş bir çocuğumuz varsa, onu iyi değerlendirip, gelişimine uygun okulu seçmişsek dönemin iyi olması için önemli adımlar atılmış demektir. Okula ilk başlayan çocuğumuzla oluşabilecek en önemli sorun okul korkusudur. İlk haftadan sonra hâlâ okula gitmek istemeyen, ağlayan, annesini isteyen çocuk acil olarak değerlendirilmelidir. Her açıdan okula hazır olmasına karşın ev içinde hiç kural konulmamış, paylaşmayı bilmeyen, her dediği yapılan bir çocuğun okula, arkadaşlara uyum sağlamada zorluğu olabilir. O zaman yapılması gereken öğretmen ve ailenin işbirliği ile çocuğun yeni duruma alıştırılmasıdır. Bazı çocuklarda yerinde oturamamanın yanı sıra, yazı yazmada isteksizlik, yavaşlık, bazı harfleri ters yazma, arkadaşlarıyla ders içinde konuşma ya da okuma-yazmayı zamanı geldiği halde öğrenememe gibi bulgular da görülebilir. Eğer bu tür yakınmalar varsa, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, özel öğrenme güçlüğü olup olmadığını araştırmak gerekir. Özellikle okula ilk başlandığında bazı alışkanlıkları edinene kadar sık eşya kaybetmek ya da okulda unutmak olağandır. Ama sürekli olursa, nedenlerin araştırılması gerekir. Çocuklar ve okulda olabilecekler hakkında daha fazla bilgi isteyenler, 14 Eylül Pazartesi günü İstinye Park AFM sinemalarında 14.30'da yapacağım söyleşiye katılabilirler. Katılım ücretsiz olacak.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA