Türkiye'nin en iyi haber sitesi

NUR ÇİNTAY
NUR ÇİNTAY

Medya: 25 yılda dinozor olduk!

Kapanan, ufalan gazeteler ve ‘Kâğıt bitiyor mu’ tartışmasıyla sektördeki geçmişimize uzandık. 25 yıl hem çok uzun hem çok kısa. Anlaşılan duayen olamadan dinozor olduk!

Ben 30'larımdayken basında 60'larını, 70'lerini süren pek çok isim vardı. 80'lerindeki köşe yazarlarına gayet aşinaydık; mesela geçen yıl 88 yaşındayken hayatını kaybeden Refik Erduran, 2014 başına kadar 'ta yazıyordu.
Ama hayat artık çok hızlı akıyor. Medyada da öyle çok ve seri değişiklik yaşandı/yaşanmakta ki, bu sektördeki hepi topu 25 yıllık geçmişimle ben bile dinozor oldum! Sahi yolu İkitelli'deki Medya Plaza'dan geçmiş kaç kişi kaldık şurada...
1995'te 'nin taşmasıyla SABAH ve atv'yi su bastığında oradaydım. 'nın arşivde dizlerine kadar suyun içindeki halini unutamam.
Sonrasında Bir Numara Yayıncılık'ta 'deyken Yenibosna'da çadırda da sabahladık, Nişantaşı'nda DKNY'ın yamacındaki apartmanda da, şimdiki Sofa Hotel'in oradaki binanın mostralık giriş katında da. Yani dibi de gördüm, zirveyi de! En benzersiz tecrübe de Ercan Arıklı gibi efsane bir patronla çalışmaktı tabii (Huriler içinde uyusun!)...
10 yıl yazdığım rahmetli Radikal, Bağcılar'da Hürriyet'in bugünkü binasındaydı. Milliyet'in üstünde, Posta'nın (Telefonda "Sen şimdi o mail'i bana geri gönder, ben düzeltip sana tekrar yollarım" diyen, "Faks çek, en hızlı o geliyor" diye esasında mail trafiğine pek de girmek istemeyen Bülent Abi'nin!) karşısında...
Oranın zaten pek yabancısı sayılmazdım; daha öncesinde Milliyet'in eklerinde yazmıştım. Arada Hürriyet Dergi Grubu için çalışırken yaklaşık 4.5 yıl Hadımköy'e de gittiğim için Bağcılar, şehrin merkezi gibiydi!
Ama ne yalan söyleyeyim, Habertürk'ün Taksim'deki yerini kıskanmıştım. Cağaloğlu'na yaşı yetmeyen biri olarak, gelmiş geçmiş en iyi gazete binası lokasyonu olarak birinciliği Nişantaşı yıllarıyla SABAH'a verirdim. İkincilikteyse yine bizim gazetenin Balmumcu Barbaros Bulvarı'ndaki şimdiki binasıyla Habertürk'ün Taksim Abdülhakhamit Caddesi'ndeki yeri kapışırdı.
Evet, haftanın medya olayı Habertürk gazetesinin kapanmasıydı. Beraberinde 'Kâğıt bitiyor mu' tartışmasını da getirdi yine.
Ufalma ve daha tasarruflu kullanma kaçınılmaz gibi görünüyor. Yine tam da bugünlerde bunu doğrularcasına Milliyet, Posta ve sesi soluğu iyice zayıflamış Vatan, Hürriyet binasına taşınıyor. Daha da küçülerek, tenhalaşarak...
Böyle düşünüp hatırlayıp sayınca... 25 yıl amma uzun ve amma kısa... Hikâye biriktirecek ve ahkâm kesebilecek kadar uzun... Ama duayen olmak için de dinozor sayılmak için de çok kısa!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN