Demokrasiden söz ederken aklıma geldi. Cannes'da kadim dostum, Yunanlı eleştirmen Ninos Mikelides anlattı: Bir gazete, ülkenin yaşadığı büyük bunalımdan düzlüğe çıkması için bir yol önermiş. Tüm dünyada hâlâ kullanılan Yunan kökenli sözcüklere vergi konması. Böylece kim örneğin demokrasi, politi- ka, anarşi, ekonomi, sendika, sempati, protokol, pragmatik, tiyatro, sinema (evet, sinema bile, sözlüklere bakınız!), psikoloji, psikopat, trajedya veya komedya derse, bir para ödeyecek!
Bu bir ütopya tabii (işte yine Yunan kökenli bir sözcük!). Ama hem halkların en zor durumdan espri çıkarma yeteneğini hem de Yunanlıların antik çağ kültürlerine olan sonsuz saygısını gösteriyor. Ne yazık ki bu sevgi ve saygı, onları şu zor durumdan kurtarmaya yetmiyor. Ama (uzak) geçmişleriyle övünmelerinde de bir sakınca yok!