Yılın merakla beklenen filmi nihayet gösterime girdi. Oscar ödüllü Christopher Nolan'ın yönetip senaryosunu yazdığı Odyssey tüm dünyayla aynı anda seyirciyle buluştu. Homeros'un ölümsüz destanından sinemaya uyarlanan film, yıldız oyuncu kadrosu ve görkemli prodüksiyonuyla daha çekim aşamasındayken çok konuşulmuştu.
Öyle ki 250 milyon dolar bütçesiyle Nolan'ın en pahalı filmi olma özelliği taşıyan Odyssey, son yılların en iddialı kadrolarından birini bir araya getiriyor. Başrolde Odysseus karakterine hayat veren Matt Damon, eşi Penelope rolünde ise Anne Hathaway yer alıyor. Babasının izini süren oğlu Telemakhos'u Tom Holland, Penelope'nin taliplerinden Antinous'u Robert Pattinson, bilgelik ve savaş tanrıçası Athena'yı Zendaya, Odysseus'u adasında alıkoyan Kalypso'yu ise Charlize Theron canlandırıyor. Kadroda ayrıca iki farklı karakteri üstlenen Lupita Nyong'o, Menelaos rolünde Jon Bernthal, Agamemnon rolünde Benny Safdie, büyücü Kirke rolünde Samantha Morton ve sadık hizmetkâr Eumaios rolünde John Leguizamo bulunuyor.

3 saatlik süresiyle dikkat çeken film Odysseus'un Truva Savaşı'nın ardından memleketi İtaka'ya dönmek için çıktığı 10 yıllık yolculuğu anlatıyor. Odysseus, savaşın ardından ailesine ve krallığına kavuşmaya çalışırken fazla cesur ve kibirli davranarak deniz tanrısı Poseidon'un oğlu yani insan yiyen Kiklop'u kör ediyor. Poseidon çok öfkelenerek Odysseus'un yolculuğunu tam bir kabusa çeviriyor. Yol boyunca karşısına mitolojik yaratıklar, tanrılar ve aşılması neredeyse imkânsız engeller çıkıyor. Odysseus, bu süreçte sadece dış dünyayla değil, kendi korkuları ve verdiği kararlarla da yüzleşmek zorunda kalıyor. Geride bıraktığı eşi Penelope (Anne Hathaway) taliplerini savuştururken diğer yandan oğlu Telemachus (Tom Holland) da babasını arıyor. Babası yokken büyümek zorunda kalan genç prens de kendi yolculuğuna çıkarak kimliğini oluşturmaya çalışıyor.

HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ
Büyük ölçüde bizim topraklarda geçen hikâyeye rağmen filmin çekimleri Fas, Yunanistan, İtalya, İzlanda, İskoçya ve ABD'de yapılmış. Özellikle Truva sahnelerinin Fas yerine Çanakkale'de çekilmesi güzel olmaz mıydı? Öte yandan Nolan on üçüncü uzun metraj filmi Odyssey de yıllardır kurduğu hayali gerçekleştiriyor ve filmin tamamını IMAX kameralarıyla çekiyor. Oyuncular da klasik 35 mm yerine bu ağır ve sesli kamerayla çalışmanın kendileri için zor bir tecrübe olduğunu söylüyor. Çekim süreci belki zorlu ama seyir zevki üst düzeyde filmin. Malum, Nolan sinemasında eve dönüşün zorluğu ve kendini feda etme teması çok yaygın. Özellikle filmin başrol oyuncusu Matt Damon üzerinden bu konu biraz ti'ye alınmış. Zira Damon'u bir yerden kurtarıp eve döndürmenin maliyetini 600 milyon dolar olarak hesaplamışlar. 1998 yılında Er Ryan'ı Kurtarmak filmiyle başlayan Damon'ın eve dönüşlerini anlatan süreç 2014'te İnterstellar ve Marslı ile devam etti. Odyssey ile beraber bu filmlerin toplam maliyeti 600 milyon dolar olsa da, son film hariç 1.8 milyarlık getirisi olduğunu da ekleyelim.
Filmin müziklerinde de Tenet ve Oppenheimer'la beraber çalıştıkların Oscarlı Ludwig Göransson var.
Neticede Odyssey hakkında çok şey yazıldı çizildi. Oyuncu seçimleri tartışıldı. 12 bin dizeden oluşan 3 bin yıllık destanı günümüze uyarlayıp bunu da teknolojinin son imkânlarıyla hem de IMAX ile çekmek büyük iş. Her sinemaseverin seyretmesi gereken bir film.
VİZYONDA ÖNE ÇIKAN YAPIMLAR
Filistinli yönetmen Annemarie Jacir'in yönettiği Filistin 36, tarihsel gerçeklerden ilham alan güçlü hikâyesiyle izleyiciyi 1936 Filistin'ine götürüyor. 1936 yılında İngiliz manda yönetimi altındaki Filistin'de başlayan tarihi halk ayaklanmasını ve sömürgeciliğe karşı direnişi konu alan film, Avrupa'daki zulümden kaçan göçlerin arttığı bir dönemde, Kudüs ile köyü arasında mekik dokuyan Yusuf'un gözünden, günümüz Filistin krizinin de temellerini oluşturan dönemsel olayları mercek altına alıyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü, Nazilerden kaçan Avrupalı Yahudilerin göçü ve İngiliz sömürge yönetiminin gölgesinde şekillenen bu tarihi dram Türkiye, Filistin, İngiltere, Fransa, Danimarka, Katar, Suudi Arabistan ve Ürdün ortaklığıyla çekildi. Dünya galasını Eylül 2025'te Toronto Uluslararası Film Festivali'nde yapan "Filistin 36", Türkiye'deki ilk gösterimini Boğaziçi Film Festivali'nin açılış filmi olarak gerçekleştirdi.
82. Venedik Film Festivali ve Antalya Altın Portakal'dan ödülle dönen Baba (Father), küçük kızını kreşe bıraktığını zannederek aracının arka koltuğunda unutan

Michal'ın bu trajik hatanın ardından başlayan hukuki süreç, toplumsal yargılar ve ağır suçluluk duygusuyla yüzleşmesini konu alıyor. Tereza Nvotová'nın yönettiği filmde olay örgüsü, insan zihninin yanılgıları ve ebeveynlik sorumlulukları ekseninde gelişen bu süreci nesnel bir çerçevede işliyor.
Güney Kore'de gişe rekorları kıran Noise: Lanetin Sesi, işitme engelli bir kadın olan Ju-young'un, kız kardeşi Juhee'nin yeni taşındığı apartmanda aniden kaybolmasının ardından binaya girmesiyle başlayan gerilimi konu alıyor.

Geceleri ortaya çıkan gizemli bir sesin izini süren Ju-young, kardeşinin kayboluşunun ve apartmandaki durumun binanın geçmişiyle bağlantılı doğaüstü bir varlıktan kaynaklandığını tespit eder ve gizemli bir keşif süreci başlar.