Siyaset sektörünün maşallahı var.
Her hafta "nur topu gibi yeni bir gündem doğurmayı" başarıyor.
Son doğum "malvarlığı tartışması."
Tartışanların bir kısmı "eski defterleri" kurcalıyor.
"Menderes'li yıllara" kadar giden bile var.
***
- Ne diyorsunuz sayın Aydın Menderes?
- Menderes dönemi, bütün dönemlerden farklı... Yassıada'da her şeyi didik didik edildi... Sonra Ağır Ceza'da... Anayasa Mahkemesi'nde... Ve bir şey çıkmadı.
***
Adnan Menderes'in oğlu Aydın beye "şimdiki tartışmaya nasıl baktığını" sorduk.
İşte yanıtı:
* Başbakan'a, yapılan her işte mutlaka yolsuzluk olduğuna dair bir şey söylenmiyor.
* Konuşulan sadece malvarlığı.
* Tartışma bu çerçevede tutulmalı.
* Vatandaşın kafası karıştırıldı... Kafa karışıklığı şeffaflıkla giderilir.
* Başbakan malvarlığını açıklar ve siyaset daha fazla gerilmeden konu kapanır.
* AB ülkelerinde bu konuda ne yapılıyorsa, bizde de o yapılsın.
* Çok fazla gerilere gitmenin de alemi yok.
***
Aydın bey "alemi yok" dedi ama, yine de sohbette biraz "eski günlere daldık, gittik."
Menderes:
- Bizim çiftliği (Aydın-Çakırbeyli) biliyorsunuz... O zaman denildi ki... Menderes'in çiftliğinin içinden İzmir-Aydın demiryolu geçer... Tren saatlerce gider, çiftlik hala bitmez.
Biz gülmeye başladık.
***
Menderes devam etti:
- Celal Bayar'ın da İş Bankası'nda 103 milyonu olduğu açıklandı... Sonra yalan olduğu anlaşıldı.
***
Aydın beyin sözünü kestik.
Ve ona bir "sıkıyönetim komutanlığı bildirisini okuduk:
- Demokrat Partililer uçakla yurtdışına tonlarca altınla birlikte gitmek üzereyken yakalanmış olup.........
Oysa bildiride yazılanların "aslı, astarı" yoktu.
***
Aydın Menderes'in:
- Büyütülecek, ortalığı toz dumana katacak bir şey yok... Muhalefete fazlaca kızmanın da gereği yok... Şeffaflık öne çıkar, olay da kapanır.