Sayın Yaşar Bayboğan... Halk ne diyor?
- Haydi gidelim halka kendiniz sorun... Ayrancıya, kebapçıya, çiftçiye, şoföre, esnafa, tüccara... Kendiniz dinleyin.
***
İşe "başı kapalı kadınla" başladık.
- Teyze başını neden örttün?
Benim yağlığımdan sana ne?.. Senin anayın başında yağlık yok mu?.. Yasah mı?
Teyze yürüdü gitti.
Yaşar Bayboğan "durumu" izah etti:
Buranın kadını türban nedir bilmiyor... Başörtüsünü ise tanıyor... Başörtüsüne yağlık diyor.
***
Sonra "erken seçim araştırması" yaptık.
Biri dedi ki "millet seçim, meçim konuşmuyor... Ekmek konuşuyor."
Diğeri:
- Erken seçim yapılsa ne olur, yapılmasa ne olur.
Üçüncüsü:
- Bu işleri üst kademe konuşuyor... Bunlar yüksek politika... Bizim derdimiz, mahsul para etmiyor.
***
Yaşar Bayboğan bir ara kulağımıza eğildi:
- Okumuş çevrelerde Cumhurbaşkanı kim olacak merakı var ama... Halk bu konuyla hiç meşgul değil.
Derken, köylünün biri yanımıza yaklaştı.
Yaşar Bayboğan'ı tanıdığı belli:
- Yahu Yaşar efendi şu Cumhurbaşkanlığı meselesi ne olacak?.. Senin aklın erer... Bi anlativir.
***
"Ya siyaset?.. Partilerin durumu" konusuna girince...
Yaşar Bayboğan'ın da, lokantada yemek yiyenlerin de, ayrancının da, şoförün de tepkisi şöyle oldu:
- Bırak bu boş işleri Allah'ını seversen... İş tıkandı... İşsizlikten millet patlama noktasına geldi... Siyaset dediğin önce işsizliği çözsün.